@omererbil

Bebeğiyle hırpalandı

Bebeğiyle hırpalandı
Bebeğiyle hırpalandı
Başbakan'ın "Yerlerde sürüklenmiş" diye gündeme getirdiği 'başörtülü gelin'in kayınpederi Radikal'e konuştu: "Sözlü ve fiziki tacize uğramış. Travmayı atlatmaya çalışıyor."
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Tayyip Erdoğan , salı günü grup toplantısında Gezi Parkı olaylarına değinirken, “Çok önemli bir yakınımın gelinini yerlerde sürüklediler” dedi. Geçen hafta başörtülü birinin hakarete maruz kaldığı ve yerlerde sürüklendiği yönünde bize bir duyum geldi. Konu kısmen Twitter’da bir iddia olarak dile getirildi. Hakarete maruz kalan ismin İstanbul ’da bir ilçe belediye başkanının gelini olduğunu öğrendik. Radikal olarak iddianın üzerine gittik. Başkan’a ulaştık, konuşmayacağını söyledi. Taraflardan teyit alamadığımız için böylesine ciddi bir iddiayı sayfalarımıza taşımadık.
Yenişafak gazetesinden Abdulkadir Selvi dün köşesinde konuyu gündeme getirince bir kez daha başkanın kapısını çaldık. Başkan günlerdir konuşmuyor. İnfialden korkuyor. Bir yandan da psikolojisi bozulmuş oğlu ve gelinini düşünüyor. İsmini veremeyeceğimiz o belediye başkanı ile makamında dün buluştuk. “Geçmiş olsun başkanım” diye söze girdim. Karşılığı ise “O da nereden çıktı” oldu. “Başkanım ortada ciddi bir iddia var, doğrusunu sizden duymaya geldim. Aile haklarınıza saygı duyuyor, yaşadığınız hadiseyi isminizi vermeden yazmak istiyorum, Başbakan dile getirince bu hadise nasılsa ortaya çıkar” dedim. Başkan söze “Çok kötü hadiseler olmasından korkuyoruz” diyerek başladı. Olayların bir çevre eylemi olmaktan çıkıp hükümeti devirmeye dönüştüğünü söyledi. Sonra konu malum olaya geldi. Başkan, gözleri dolarak anlatmaya başladı:
“Gelinim Adalar’dan Kabataş’taki iskeleye gelmiş. Oğlum arayıp ‘Trafiğin içindeyim yolun karşısına geç’ demiş. İskeleden karşıya geçerken bir anda bir grup göstericinin sözlü ve fiziki tacizine uğramış. Hiç karşılık vermemiş. Buna rağmen başörtüsü çekilmiş, bebek arabası sarsılarak hırpalanmaya başlamış. Yerde tekmelenmiş. Gelinim o kargaşada bir ara bebeğini kaybetmiş. Onu bulmaya çalışmış. Vücudu morluklar içinde. Altı aylık bebeğin elleri, kolları çizik içinde. Bebekten ne istediler? O sırada yolun karşısında türbanlı bir kıza ve babasına da saldırmışlar. Oğlum trafikte olduğundan olaylar bittikten sonra ulaşabilmiş. Savcılığa şikâyette bulunduk. Savcı bey de bizim ifademize henüz müracaat etmedi. Olayın travmatik tarafını çocuklar atlatmaya çalışıyor. Sayın Başbakanım arayıp geçmiş olsun dileklerini iletti. Nikâh şahitliğini kendileri yapmıştı. Başbakan’la dostluğumuz uzun yıllara dayanır. Mesele benim gelinim ya da AK Partili birine yapılması değil. Kime yapılsa aynı tepkiyi gösteririz. Vali Bey ve Emniyet Müdürümüz de arayıp geçmiş olsun dileklerini ilettiler. Sorumluların yakalanacağını düşünüyorum.”
MOBESE’den savcılığa
Başkana olaya ilişkin bir görüntü olup olmadığını sordum. “Benim izlediğim bir görüntü yok” cevabını verdi.
Diğer yandan soruşturma dosyası genel soruşturma bürosundan özel soruşturma bürosuna gönderildi. Soruşturma, eski özel yetkili mahkemeler savcısı Rasim Işık Altın tarafından yürütülüyor. Dosyaya henüz MOBESE görüntülerinin gelmediği, bunun için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne önceki gün yazı gittiği öğrenildi. Şikâyetçi Z. D’nin ifadesinde olayın saat 20.00’de gerçekleştiği, başından sürüklendiği, başörtüsünün çekildiği, tokat atıldığı, yere düşünce tekme vurulduğu, darp raporu olduğu bilgileri yer aldı. Şüpheliler hakkında hakaret ile yaralamadan dava açılmasının istendiği belirlendi.
Z.D.’ye saldırının olduğu Kabataş İskelesi ve çevresinde beş MOBESE kamerası var. Görüntüler İstanbul Emniyeti’nde özel bir odada kayıt altına alınıyor. Savcılığın isteği doğrultusunda olay gününe ait kayıtlar savcılığa iletilecek.
Selvi ne yazmıştı?
“İstanbul’da büyük bir ilçe belediye başkanının gelini Z.D. 1 Haziran Cumartesi sabahı arkadaşlarıyla Adalar’a gidiyor. Yanında bebeği var. Akşam vapuruyla Adalar’dan döndükten sonra, Kabataş İskelesi’nden kocasını arıyor. Eşi, Kabataş İskelesi’nin karşısına geçip beklemesini, almaya geldiğini söylüyor. Kabataş İskelesi’nin karşısına geçerken bir grup eylemciyi görüyor. Bunların Gezi eylemcileri olduğunu fark ediyor, hatta çevre ve ağaç eylemi yaptıkları için de en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor. Ama ne oluyorsa o sırada oluyor. Grubun içinden birkaç kadın , ‘Tayyip’in…’ diyerek önce sataşmaya daha sonra saldırmaya başlıyorlar. ‘Ne geldiyse bundan geldi’ diyerek başörtüsünü çekiyorlar, genç anneyi tekmeleye başlıyorlar. Bu sırada grubun içinden bazı erkekler de vurmaya başlıyor. Olay yerindeki bir adam müdahale edip, genç anneyi kurtarmaya çalışıyor. Onu da dövüyorlar. Bebek arabasını parçalıyorlar, genç anneyi tekmeliyorlar.”