Bebek doğmak zorunda...

Bebek doğmak zorunda...
Bebek doğmak zorunda...

Avukatı yaşadığı olaylar nedeniyle ruh sağlığı bozulan Yıldırım'ın Adli Tıp'a sevk edilmesini istedi.

Tecavüzle suçladığı kişinin kafasını kesen Nevin Yıldırım'ın "Ölürüm de doğurmam" dediği bebeği doğurmak zorunda olduğu kesinleşti. Peki ya sonrası?
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

Isparta’da kendisine tecavüz ettiğini iddia ederek Nurettin Gider’i tüfekle vurup ardından kafasını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım’ın 29 haftalık hamile olduğu için kürtaj yaptıramayacağı ortaya çıktı. Türk Ceza Kanunu’na göre, bir suç sonucu hamile kalan kadın 20 haftaya kadar kürtaj olabiliyor. “Çocuğu ölürüm de doğurmam” diyen Nevin Yıldırım’ın durumu yeni bir tartışmanın odağı oldu.
Avukat Seda Akço’ya göre bu aşamadan sonra kürtajı tartışmaktan çok Yıldırım’a nasıl destek verileceği konusu tartışılmalı. Prof. Dr. Gülsel Öztunalı da bebeği istemediğini belirten annenin kendine zarar vermemesi için gözetim altında tutulması gerektiğini söyledi. Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Koruyaka Köyü’nde evli ve 2 çocuk annesi 26 yaşındaki Nevin Yıldırım, kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü 35 yaşındaki Nurettin Gider’i 28 Ağustos’ta tüfekle vurdu. Kafasını da bir çuvala koyarak köy meydanına attı. Ardından da “Arkamdan konuşmayın. Namusumla oynamayın. İşte namusumla oynayanın kellesi” diye bağırdı. Yıldırım, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. 5 aylık hamile olan Yıldırım’ın avukatı, TCK’nın 99. maddesinde yer alan ‘bir suç sonucu hamile kalınması için 20 haftaya kadar kürtaj hakkı’ndan yararlanmak istediğini belirtti. Mahkeme Yıldırım’ın hamilelik süresinin tespiti için hastenaye sevk etti. Sonuç, mahkemeye gönderildi ve Yıldırım’ın 29 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı.

Ya öl ya çaresiz kal
Yıldırım, mahkemedeki ifadesinde “Ölürüm de bu çocuğu doğurmam” demişti. Çocuk hakları konusunda uzman avukat Seda Akço’ya göre, kürtaj meselesini tartışmanın bir anlamı yok: “Yasa açık. 20 haftadan sonra kürtaj yapılırsa ‘adam öldürme’ suçuna giriyor. Tıbben 20 hafta sonrası anne ve bebek için riskli olduğu için bu karar alınmış. Kürtajın dışındaki sebepleri konuşuyor olmamız gerekiyor. Annenin öncelikle bu süreçte çok iyi bir psikolojik destek alması gerekiyor. Ondan sonra da doğum sonrasında çocuk ve anneye verilecek hizmetlere bakmak gerekiyor. Evlat edindirilmesi, psikososyal destek alması gerekir. Bakılamayan çocuklara neden düzgün bir bakım hizmeti verilemiyor, bunu sorgulamalıyız. Bu anne adayına neden düzgün bir destek veremiyoruz? Bu kadın tecavüze uğramış, 29 hafta süresince bununla ilgili bir destek alamıyor olması büyük bir sorun. Mesele kadını bu çaresizlik içinde bırakmak. ‘Ya öl, ya çaresiz kal’ deniliyor.”

‘Önlem alınması gerek’ KADER üyesi avukat Ayten Ağırdemir de “Çok kritik bir durum” dedi, “Çocuğu doğurmama hakkını mı savunacağız, yoksa 7 aylık çocuğun hakkını mı savunacağız? Doğurduktan sonra bakmama durumunda SHÇEK çocuğa bakar. Ancak bu kurumlara giden çocukların hikâyelerini de biliyoruz. Bir çocuğu bu duruma düşürmek hiç adil değil. ‘Doğursun’ ya da ‘doğurmasın’ dediğinde bedelini biz ödemeyeceğiz, kadın ödeyecek.”
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi Derneği üyesi Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır da Yıldırım’ın sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini vurguladı: “Bir planlama yapılarak Yıldırım koruma altına alınmalı. Yaşadığı travma sonrasında çocuğu doğurmak istemiyor ve bu nedenle canına kastedebilir. Önlem alınması gerekiyor.”

Bir de miras hukuku işin içine girecek!
Nevin Yıldırım’ın avukatı Halil Hilmi Tütüncü, Yıldırım’ın yaşadığı olaylar nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu belirterek mahkemeden Adli Tıp Kurumu’na sevkini talep etti. Yıldırım şimdi bu kuruma sevkini bekliyor.
Avukat Hilmi Tütüncü ayrıca Yıldırım’ın karnındaki çocuğun babasının belirlenmesi için Nurettin Gider’den DNA örnekleri alındığını, örneklerin çocuk dünyaya geldikten sonra karşılaştırılacağını belirtti.
Soruşturma ile ilgili iddianamenin hazırlanabilmesi için ayrıca Nurettin Gider’in başının öldürüldükten önce mi, sonra mı kesildiğinin belirlenmesi gerekiyor. Bununla da ilgili Adli Tıp Kurumu’nun raporu bekleniyor. DNA testi sonrasında bebeğin Gider’den olduğunun kesinleşmesi halinde anne-bebek ve kafası kesilen Gider’in yakınları miras hukukuyla ilgili olarak da birbirine bağlanacak.