Beco hocayı öğrencileri anlattı

ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nün kurucusu 'sosyoloji duayeni' Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ı son yolculuğuna öğrencileri yalnız bırakmadı. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'yle birlikte doğan Prof. Dr. Mübeccel Kıray, dün Atatürk'ün 69'uncu ölüm yıldönümünde uğurlandı.

İSTANBUL - ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nün kurucusu 'sosyoloji duayeni' Prof. Dr. Mübeccel Kıray'ı son yolculuğuna öğrencileri yalnız bırakmadı. 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'yle birlikte doğan Prof. Dr. Mübeccel Kıray, dün Atatürk'ün 69'uncu ölüm yıldönümünde uğurlandı.
Levent Camii'nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilen Prof. Dr. Mübeccel Belik Kıray'a son bir veda için gelenlerin arasında öğrencileri hatta öğrencilerinin öğrencileri vardı.
1980'li yıllarda Kıray'ın asistanlığını yapan Prof. Dr. Ayhan Aktar 'kelimenin tek anlamıyla Cumhuriyet kızıydı' diyor Kıray için:
"1962 yılında ilk şehir araştırması yaptı. Ondan sosyolojinin masa başında yapılan akıl yürütmeler bütünü olmadığını öğrendik. Saha çalışmalarını çok ciddiye alırdı. Ankara Dil Tarih mezunuydu. Behice Boran'ın, Muzaffer Şerif'in, Pertev Naili Boratav'ın öğrencisiydi. O kuşak tarafından yetiştirilmiş bir insandı. En temel özelliği rasyonel bir insan olmasıydı. Onun solculuğu, sosyalizmi bu rasyonelliğinin uzantısıydı. İşten yılmayan bir kadındı. Bir sürü ilki başardı. Toplumsal değişme Türkiye gibi ülkelerde nasıl olur, nasıl algılamak lazım, bütün bunlar üzerinde birçok çalışma yaptı."
Kıray'ın öğrencilerinden bir diğeri Prof. Dr İlhan Tekeli ise onu 'Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşadığı büyük değişimin sosyoloğu' olarak tanımlıyor. Tekeli, 1961 yılında ODTÜ'de Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimi görürken Kıray ile tanışmış:
"Onunla Türkiye'de sosyoloji saha araştırmasına, ampirik gözlemlere dayanan bir sosyoloji olarak yeniden doğdu. Bugün adını tanıdığımız önde gelen sosyologların çoğu Mübeccel hanımın öğrencisi olarak yetişmişlerdir. Köylülüğün çözülmesinden başlayarak kentlerdeki yeni grupların oluşmasını içeren bir eksen üzerinde açıklamalar geliştirdi. Sosyal değişmenin normal, beklenen, hızlandırılması gereken bir şey olduğunu, Türkiye'de en etkili bir şekilde o savundu. Mübeccel hanım bugün bizim bilim adamından beklediğimiz, standartlaştırdığımız, yayın sayısına indirdiğimiz bakış açısından çok farklı bir model ortaya koyuyordu. Çok disiplinli bir insandı. Bir gün bir toplantıyı yönetiyordu. Kürsüde Maliye Bakanı olan profesör vardı. Konuşmasının bitiş saati gelince Mübeccel hanım hatırlatma yaptı. Konuşma süresini aşıp konuşmaya devam etti. Mübeccel hanım kalktı ve adamın koluna girerek onu kürsüden indirdi. 10 yıl boyunca cumaları evinde toplandık, haftayı değerlendirdik. Türkiye'deki ilk kadın çalışmalarına, kadın probleminin ortaya konulmasını hem sosyolog olarak hem Cumhuriyet'in yetiştirdiği kadın olarak sahip çıktı."
Yeni bir şey söylüyor musun?
Bilgi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Murat Güvenç de "Ders anlatırken çok heyecanlı olurdu, kan ter içinde kalırdı" dedi. Prof Dr. Sevil Atauz, hocası Kıray'dan öğrediklerini tek cümleyle özetledi: "Yeni bir şey söylemiyorsan konuşmamayı ve yazmamayı öğretti."
Prof. Kıray'ın mezarı başına gelen biri daha vardı. O öğrencisi değildi, öğrencisinin öğrencisiydi. ODTÜ Sosyoloji mezunu, Boğaziçi Üniversitesi'nde doktorasını yapan Esin Öztürk, "Daha dün tesadüfen bir makalesini okudum. Bugün de öldüğünü öğrendim. Koştum geldim. Okuduğum bölümün kurucusuna vefa borcum olduğunu düşünüyorum" dedi.