Bekâret cinayeti mi?

Diyarbakır'da 17 yaşındaki Dilber Özer, sağ şakağından vurulmuş olarak bulundu. İntihar ettiği söylendi. Ailesi,"Dilber solaktı" deyip eşini suçladı. Özer'in kızlık zarının cinsel ilişkiyle bozulmayan türde çıkması töre cinayeti ihtimalini güçlendirdi.

DİYARBAKIR - İmam nikâhıyla evlenirken, gelinliğinin içinde çok mutlu görünüyordu. Ancak evli kaldığı beş ay boyunca vücudundan dayak izleri eksik olmadı. Sonunda 'intihar ettiği' haberi geldi. Dilber Özer, 17 yaşındaydı. Solak olmasına rağmen kendisini sağ şakağından vurmuştu. Otopside 'anatomik bakire' çıktı. Her dört kadından birinde olduğu gibi, kızlık zarı ancak doğumda yırtılabilecekti. Bu 'intiharın' peşine önce Özer ailesi, sonra savcılık düştü. İmam nikâhlı eş ve kardeşi tutuklandı.
Önce serbest bırakıldılar
17 yaşındaki Dilber Özer, beş ay önce Siirt'te Murat Kızıltan'la
imam nikâhıyla yaşamaya başladı. 18 Ocak'ta evinde sağ şakağından tabancayla vurulmuş halde bulundu. Genç kadın, hastaneye kaldırılırken yolda öldü. Mehmet Sıddık Özer, kardeşi Dilber Özer'in öldürüldüğü iddiasıyla avukatları aracılığıyla Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Murat Kızıltan ve kardeşi Hüseyin Kızıltan gözaltına alındı. İki kardeş, polisteki ifadelerinin ardından çıkarıldıkları mahkemede serbest bırakıldı. Ancak Kızıltan kardeşler, savcılığın bir üst mahkemeye itirazı üzerine, suç şüphesi olduğu ve delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutuklandı.
'Kollarımda öldü'
Olayın peşini bırakmayan ve ölüm nedeninin tespiti için iki otopsi yapılmasını sağlayan Mehmet Sıddık Özer, kardeşinin kollarında can verdiği günü anlattı:
"Kardeşimi görmeye evine gittim. Binanın alt katında oturan Dilber'in imam nikâhlı eşinin annesi, erkek kardeşi ve bir yakınları evdeydi. Üst katta oturan kardeşime birkaç kez seslendim ama cevap alamadık. Hüseyin Kızıltan yukarı çıkıp bana seslendi. Kardeşimin odasına çıktım, onu başından yaralı halde buldum. Hastaneye götürmek istediğim sırada yolda kollarımda öldü. Kardeşimi intihar süsü vererek öldürdüler. Ben oradayken silah patlasa, mutlaka duyardım. Ayrıca Dilber solaktı. Oysa sağ şakağına ateş edilmiş."
Anne Ayşe Özer de 'cinayet' tezine bir başka iddiayla katıldı:
"Dilber evlendikten iki ay sonra bize gelmeye başladı. Her gelişi nedeniyle Murat şiddet uyguladı. Bana anlattı. Vücudunda darp izleri vardı ancak kocasından korktuğu için ağabeyi ve babasına söylememem için yalvardı. Son gelişinde kocasının 'Seni bir kere daha döversem ya felç bırakırım ya ayaklarını kırarım' dediğini anlattı. 'Sizin dövüldüğümü bilmeniz halinde beni öldürür' demişti. Kızım solaktı. Sağ şakağına ateş edemez. Kızım intihar etmedi. Öldürüldü."
Yakın ateş mesafesi değil
Yapılan ikinci otopside atışın, yakın atış mesafesi dışında yapıldığı belirlendi. Ayrıca Özer'in anatomik bakire olduğu ortaya çıktı. Kadın doğum uzmanı Zeki Akkum, kadınların dörtte birinde bu tür zar yapısı nedeniyle ilişkiye rağmen kanama olmadığını anlattı: "Cinsel temas sırasında zar yırtılmayabilir. Doğumda ancak yırtılma meydana gelir. Ancak kızlık zarı konusunda erkeklerin, toplumun yanlış bilgilenmesi sonucu
ilişkiyle birlikte kanama olmazsa olmaz kabul ediliyor. Mutlaka kanama olması düşünülüyor."
Ailesi İHD'ye gitti
Özer ailesi, hukuk desteği almak için İHD'ye başvurdu. İHD Genel Başkan Yardımcısı Reyhan Yalçındağ, birçok kadın avukatın davaya mühadil olacağını söyledi. Cinayet ihtimali çok güçlü olduğu için gerekli girişimlerde bulunduklarını belirten Yalçındağ, "Kadın cinayetlerinin bir kısmına intihar süsü veriliyor. Bu nedenle adli makamlar herhangi bir intihar vakası gibi ele almamalı, çok daha derinlemesine araştırılmalı" uyarısında bulundu.
Van Kadın Derneği (VAKAD) üyesi Zelal Özgökçe de, bölgede her kadın intiharına şüpheyle bakmak gerektiği halde, bazen adli makamların otopsi yapılmasını bile istemediğini anlattı. Özgökçe'ye göre aile bir de kan parası almışsa, davacı bile olmuyor...
(aa, dha)