Benim hediyem Dilan oldu...

Benim hediyem Dilan oldu...
Benim hediyem Dilan oldu...
Taksim'de gaz fişeğiyle yaralanan Dilan Alp, 'Anneler Günü'nden bir gün önce taburcu edildi. Anne Gülsen Alp "Benim hediyem Dilan oldu" diyor.
Haber: AYÇA ÖRER - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

“Dilan benim sağ kolum, en değerli varlığım. Başladığı her işte başarılı olan bir evlat…” Anne Gülsen Alp için, 1 Mayıs’ta polisin attığı biber gazıyla başından vurulan Dilan’ın özeti bu. Anneler Günü’nden bir gün önce Dilan taburcu oldu. Gülsen Alp taburcu olmak üzere olan kızını bir yandan hazırlayıp bir yandan , “Her yıl kardeşiyle beraber mutlaka bir şeyler yapar, Anneler Günü’nü kutlarlardı. Benim bu Anneler Günü’nde hediyem Dilan oldu” diyor. Gülsen Alp 1 Mayıs’ta yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “ Sabah kızımı en güzel kıyafetlerini giymiş halde yolladım. Babası kaç aydır hakkını arıyor, o da etkilenmiş yaşananlardan, babasının yanında olmak istedi. Belki babasına yardım etmek istedi, belki onunla yan yana yürümek istedi… Ama o yaşta insan kavgayı düşünmez… Dilan’ın gidişinden dört beş saat sonra arkadaşı arayıp, ‘Hastaneye gelin, Dilan yaralandı’ dedi. Düştü, yaralandı zannediyordum. Arka arkaya telefonlar gelmeye başladı. Kimse tam olarak ne olduğunu söylemiyor ama herkes çok korkuyla konuşuyordu. Dünyam başıma yıkıldı…Ameliyattan çıkınca gördüm, başı sargılıydı. Sabah giyinip kuşanıyor, akşamında öyle sargılar içinde… Daha ne kadar canım yanabilirdi, bilmiyorum…” 

Vali bizi çok kırdı 

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’ya “Bir anne olarak kızımın hangi örgüte üye olduğunu bilmek isterim” diye seslenen Alp, “Keşke geçmiş olsun dileklerini iletebilseydi, keşke Dilan’ın nasıl bir ailede yetiştiğini bilseydi, bizim kim olduğumuzu gelip görseydi, öyle bir yorum yapsaydı” diyor ve şunları söylüyor: “Orası bir savaş alanı değil ki… Kızıma ‘neden gittin, niye gittin’ demiyorum. Çocuğum bu hale geldiyse polislerin hatasıdır, ayıbıdır. Belki ilerde bu yaşadıkları üzerinde etki bırakacak, üzülecek. Belki kalbinde bir nefret kalacak… Ne gerek vardı buna?”