Berkin ekmek almaya gitmişti: "Aneey senin ayağın sakat, bir şey olursa kaçamazsın..."

Berkin ekmek almaya gitmişti: "Aneey senin ayağın sakat, bir şey olursa kaçamazsın..."
Berkin ekmek almaya gitmişti: "Aneey senin ayağın sakat, bir şey olursa kaçamazsın..."
Berkin Elvan'ın ekmek almaya gidip dönemediği o günü annesi Gülsüm Elvan Reyan Tuvi'ye anlatmıştı.

Radikal.com.tr  - Tuvi'nin anne Gülsüm Elvan'la yaptığı söyleşi 17 Kasım 2013'te Radikal2'de yayımlanmıştı. Yazıda Berkin Elvan'ın ekmek almaya gittiği gün şöyle anlatılıyordu:

(...) Gülsüm Elvan, Berkin’in o gün uğrayamadığı fırının önünden geçip evine gidiyor. O günü unutamıyor: “Cumartesi gecesi Gezi’ye destek için Okmeydanı’nda yürüyüş vardı. Gazdan ne evde durabiliyoruz, ne dışarıda. Sabaha kadar ayaktaydık, gün doğarken etraf sakinledi. Tanıdık birini bulursam alır kahvaltıya getiririm diye ekmek almak için fırına gitmeye hazırlanıyordum.”

Berkin, aniden annesinin elindeki 5 lirayı çektiği gibi kapıya fırlıyor ve “Aneyyy, senin ayağın sakat, bir olay olursa koşamazsın, kaçamazsın, ben gideyim, hem sokakta arkadaş bulursam kahvaltıya getirebilir miyim?” diye soruyor.

Berkin, sokakta bir arkadaşına rastlayıp top oynamak için sözleşiyor ve o sırada çatışma seslerini merak edip yolunu değiştiriyor. Gaziler Sokağı’nın köşesinden kafasını uzattığında bir binadan “Berkin” diye bağrıldığını duyuyor. Kafasını çevirip yukarı bakıyor...

Elvan ailesi o pazar sabahı, kahvaltı masasında bir araya gelemedi. O ekmek o sofrada hiç kimseyle paylaşılamadı. Berkin’e nişan alan polisi gören mahallelinin “geri kaç” uyarısına vakit bile kalmadı..

Tam onu aramaya çıkıyordum ki zil çaldı. Berkin kafasından yaralandı, hastaneye götürüldü dediler. Çıktık, daha bibergazı kokusu ve polisler vardı. Berkin ameliyata alındı dediler. Avukatlar gelip bibergazı kapsülü dediklerinde yıkıldık, bittik... Polisler yolu kapattığından ambulans hiç gelememiş. Oğlumu getirdiklerinde kalbi atmıyormuş.”


Gülsüm Elvan bekliyor. Oğlunun uyanmasını bekliyor. Çünkü Berkin, umudun çocuğu: “Savaşıyor benim oğlum, direniyor benim oğlum. Anası için direniyor, ablaları için direniyor, babası için direniyor, Türkiye için direniyor, çünkü herkes onun için ayaklandı, o halkı yanında gördü, oğlum hissetti bunu. Ethem için, Abdullah için, Ali İsmail için, Mehmet için, Medeni için direniyor... Biliyorum, ayağa kalkacak benim oğlum.”

Yazının tamamı için: www.radikal.com.tr/radikal2/cocugum_neden_burada_yatiyor-1161011