'Beyaz Enerji'de Yalman ismi

'Beyaz Enerji' operasyonunu yürüten emekli Kurmay Albay Ergen: "Soruşturmayı durduran bir sistem vardı. Dönemin Jandarma Komutanı Aytaç Yalman sistemin parçasıydı."

ANKARA - ANAP-DSP-MHP koalisyon hükümeti döneminde gerçekleştirilen 'Beyaz Enerji' Operasyonunun kilit isimlerinden dönemin Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi (KOM) Başkanı emekli kurmay albay Aziz Ergen, sıra Mavi Akım ve Botaş'a gelince engellendiklerini söyledi. Ergen, "Biz durdurulduk. Nasıl durdurulduk? Olayı (dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral) Aytaç Yalman'a indirgemek doğru değil. Durduran bir sistem vardı. O da bir parçası olmuştur. Bunu bu saatten sonra konuşmak lazım" dedi. Ergen, dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın Yalman'a "Cezaevlerinde olaylar gittikçe tırmanıyor, hükümet çok zor durumda. Eğer Enerji Bakanlığı'ndaki yolsuzluklarla ilgili operasyonu da yaparsak hükümet yıkılır. Önce cezaevi operasyonunu yapalım" dediğini ve operasyonun planlanandan geç yapıldığını da belirtti.
2001 yılının ilk aylarında Kayseri'deki Yamula Barajı konusunda dönemin Enerji Bakanı Birsel Sönmez'le Demir Enerji Genel Müdürü arasındaki rüşvet pazarlığına ilişkin telefon kayıtlarını değerlendiren Jandarma Genel KOM Başkanlığı düğmeye basmış, DGM Savcısı Talat Şalk'ın da devreye girmesiyle TEAŞ ve TEDAŞ gibi kurumların yönetimleri gözaltına alınmıştı.
Bakanlara uzandı
Operasyon daha sonra Enerji Bakanı'nın istifasına, hükümetin düşmesine varan gelişmelerin en önemli adımlarından biri olmuştu. Bakanlıkta birçok ihalede benzer olaylar olduğu ortaya çıkınca operasyon genişlemiş, bürokratlar ve işadamlarıyla başlayan soruşturma bakanlara kadar uzanmıştı. Dönemin Enerji Bakanı Cumhur Ersümer halen Yüce Divan'da yargılanıyor.
Aziz Ergen, altı yıl sonra yayımladığı 'Kirli Ellerin İttifakı' adlı kitapta o dönem gün ışığına çıkmayan sırları anlattı. Kitapta, dönemin Jandarma Genel Komutanı emekli orgeneral Yalman'ın operasyondaki rolüne ilişkin önemli anlatımlar var. Yamula Barajı konusundaki telefon kayıtlarını gören Yalman, konuyu dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'a değil Genelkurmay Başkanı'na iletmek istedi. Ancak Yalman'a Kurmay Başkanı Korgeneral Yusuf Soybaş ve Harekât Başkanı Tümgeneral Osman Özbek, "İçişleri Bakanı'na bildirmeniz gerekir" diyerek itiraz etti. Bunun üzerine Yalman "Bir kurmay başkanıyla komutan ayrı düşünüyorsa birlikte çalışamaz" dedi. Ancak yine de iki generalin istediğini yaptı ve Genelkurmay Başkanı yerine Tantan'ı aradı.
'Hayata Dönüş' pazarlığı
Ergen'in, kitabında 'Beyaz Enerji' operasyonu öncesinde İçişleri Bakanlığı ile Jandarma Komutanlığı arasındaki pazarlıklara da yer verildi. Buna göre, Tantan, Yalman'a "Cezaevlerinde olaylar gittikçe tırmanıyor, hükümet çok zor durumda. Eğer Enerji Bakanlığı'ndaki yolsuzluklarla ilgili operasyonu da yaparsak hükümet yıkılır. Önce cezaevi operasyonunu yapalım" dedi. Ergen, Tantan'ın bu isteğinden sonra 'Beyaz Enerji' operasyonunun 2001'in Ocak ayına kaldığını anlattı. Jandarma 19 Aralık 2000'de 'Hayata Dönüş' operasyonuyla cezaevlerine müdahale etmişti. Tantan'ın bu operasyon başlayınca Ergen'e "Bu operasyon seni de, beni de yiyecek" demesi kitaptaki bir diğer ilginç anekdot.
Ergen'in kitabındaki önemli bir iddia da Yalman'ın Jandarma KOM'u operasyondan çektiği yönünde. Ergen, Yalman'ın dönemin DGM Başsavcısı Cengiz Köksal'dan Jandarma KOM dairesinin operasyonda kalması için izin almasını istediğini, buna karşın Köksal'ın kendisini davet eden yazıyı Jandarma'ya gönderdiği gün Azerbaycan'da görevlendirildiğini anlatıyor. Ergen, "Operasyonu Yalman mı durdurdu" sorumuzu şöyle yanıtladı: "Biz durdurulduk. Olayı (dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral) Aytaç Yalman'a indirgemek doğru değil. Durduran bir sistem vardı. O da bir parçası olmuştur. Yani bizi durduranları da bir durduran vardı. Bunu bu saatten sonra konuşmak lazım."
Ne eksik kaldı?
Ergen, "Operasyondan sonra iki kurumun yöneticileri yakalandı, işadamları gözaltına alındı, tutuklandı. Operasyon durunca ne eksik kaldı" sorusunu yanıtlarken de "TEDAŞ'a, TEAŞ'a dokunduk. BOTAŞ'a geldik. Mavi Akım ile ilgili dosyalar geliyordu. Ancak işten el çektirilince Mavi Akım'a dokunamadık" dedi.
Ergen, yargı Mavi Akım konusuna el atmadan önce kendilerinin Jandarma Karargâhı'nda Beyaz Enerji operasyonunu planladıklarını ve savcı Talat Şalk'ın da kendileriyle toplantılara katıldığını anlattı. Jandarmanın önemli mesafe aldığını anlatan Ergen, eski Fazilet Partisi Milletvekili Nazlı Ilıcak'ın dönemin DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'e dosya verdiğini ve DGM devreye girdikten sonra soruşturmanın savcılığa devredildiğini de vurguladı.
Ergen'in kitabında bir gazeteciden de söz ediliyor. KOM Daire Başkanlığı'nın yaptığı operasyonların duyurulması konusunda yapılan bir 'tanıtma kampanyası'nda Şırnak Uludere'de yedek subay olarak askerlik yapmış olan bu gazetecinin rol oynadığı vurgulanıyor.