@ismailsaymaz

'Beyoğlu'nda dayak kol geziyor'

24 yaşındaki transseksüel Öznür Dağ, 10 Haziran gece yarısı bardan çıktı. Dağ, evine giderken başına gelenleri şöyle anlattı:
"Tarlabaşı'nda yürüyordum.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - 24 yaşındaki transseksüel Öznür Dağ, 10 Haziran gece yarısı bardan çıktı. Dağ, evine giderken başına gelenleri şöyle anlattı:
"Tarlabaşı'nda yürüyordum. Seks işçiliği yapan 'Y' adlı kadının iki kişi tarafından dövüldüğünü fark ettim. Adamlarından birinin elinde gazeteye sarılı bira vardı. Kadını kaldırımla araç arasına sıkıştırmış, yerde sırtına ve bacaklarına vuruyorlardı. Onları kapkaççı sandım, 'Ne yapıyorsunuz' dedim. Artık hedefte ben vardım."
Dağ'ın anlattığına göre saldırganlar onu da dövdü, hakaret etti. Bu arada Dağ'ı tanıyan transseksüel arkadaşları toplandı. Polisler geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi transseksüel Ece Dalaman, Dağ'ın yanındaydı: "Polislerin tuttuğu iki saldırgan, kimlik kartı gösterip 'Biz polisiz, devrem' dediler. Bizler 'İşkence yapılıyor, karakola götürün' dedik, götürmediler. Dağılmamızı söylediler."
Altı transseksüel şikâyetçi
Dağ ve 'Y', arkadaşlarının yardımıyla Şişli Etfal Hastanesi'ne götürüldü. Darpı belgeleyen raporla şikâyetçi olundu. Dağ polisten şiddet gördüğünü söyleyen tek transseksüel değil. 26 Nisan'dan beri altı kişi Taksim Polis Merkezi'nde, polis aracında veya sokakta şiddete uğdadığı iddasıyla şikâyette bulundu. Bu iddialar şöyle:
26 Nisan: Ü.E., saat 03.00'te bir müzik kulübünden çıkarken gözaltına alındı: "Çok sayıda polis bana vurdu. Saçım çekildi ve travesti oluşum kastedilerek, 'Kestirdin mi o... çocuğu, i.ne' dediler, göğsümü copla dürttüler."
19 Mayıs: Öznur Dağ'a yardım eden İHD'li Ece Dalaman, Tarlabaşı'nda bir arkadaşıyla yürüyordu: "'34 A 86161' plakalı polis aracında oturan bir polis, araçtan çıkarak, 'Buradan geçmeyeceksiniz' diye bağırdıktan sonra copla sol koluma vurdu."
21 Mayıs: M.K., saat 22.00 sularında Tarlabaşı'nda yürürken yolda durduruldu: "Bir süre yerde sürüklendikten sonra zorla araca bindirildim. Karakola girerken tekmeyle dövüldüm."
Aynı gece E.A. da saat 21.30'da Tarlabaşı'nda üçü resmi, biri de sivil, dört polisten dayak yedi: "Dövülerek polis aracına bindirildim. Sürekli tehdit edildim. Taksim İlkyardım Hastanesi'nde araçtan indirilip yine dövüldüm. Daha sonra da Beyoğlu Ekipler Amirliği'ne götürülüp çırılçıplak soyuldum, küfre ve tacize maruz kaldım."
5 Haziran: İstiklal Caddesi'nde midye satarak geçimini sağlayan transeksüel Esmeray, saat 23.00 sularında Tarlabaşı'ndaki evine dönüyordu. Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önünde "Buradan geçmek yasak" diyerek durduruldu: "Polis küfrederek gözüme yumruk attı ve beni yere düşürdü. Sonra diğer görevli memur geldi ve yerde tekme tokat dövdüler."
Tüm mağdurlar kendilerinin darp edildiğini kanıtlayan sağlık raporlarıyla birlikte, polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.
'Beyoğlu'nda durum farklı'
Emniyet yetkilileri Beyoğlu'nda polislerin orantısız güç kullandığı yönündeki iddiaları yalanlayarak şöyle konuştu: "İHD'nin açıkladığı vakaları tek tek inceleyip ona göre karar vermek lazım. Bu iddialar zaten kurum içinde de soruşturmalara konu oluyor. Taksim'e milyonlarca insan çıkıyor. Burası başka ilçeye benzemiyor. Taksim'e çıkanların hepsi sorunsuz insanlar değil ki. Biz bir başka ilçeye göre daha çok vakayla karşılaşıyoruz. Bu yüzden iddialar da daha fazla oluyor."



Altı ayda 22 şikâyet
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Beyoğlu'nda 2007 yılının ilk altı ayında, polisin yaptığı iddia edilen 22 işkence ve kötü muamele olayı bulunduğunu açıkladı. İHD Şube Başkanı Rıza Dalkılıç, hazırladıkları 'Beyoğlu'nda işkence var' raporunu basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Polise geniş yetkiler tanıyan Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda haziranda yapılan değişikliklerden sonra endişelerinin arttığı belirten Dalkılıç, şöyle konuştu: "Asayiş olaylarındaki artışı gerekçe gösteren polis, hukuku çiğneyerek işkenceyi günlük, olağan uygulama haline dönüştürdü."
İHD'nin raporunda yer alan şikâyetlerden bazıları şöyle:
30 Mayıs: Ömerhayyam'da oturan 28 yaşındaki Resul Pekdoğan'ın evine baskın düzenlendi: "Önce sokakta, sonra karakolda dövüldüm. 'Davacı olursan seni öldürürüz' diye tehdit ettiler."
31 Mayıs: 25 yaşındaki Engin Takmaz, Piyalepaşa Bulvarı'nda kimliğini isteyen sivil bir araç içindeki kişilerce dövüldü: "Beni zorla arabaya bindirdiler. Arabada küfür ve dayağa devam ettiler."
6 Haziran: 40 yaşındaki Şaban Bakır, İstiklal Caddesi'nde polis, bir kişiye biber gazı sıkarken arada kaldı: "Bana da üç-dört defa sıktı ve yumruk attı. Diğer polisler geldi. Beni yere yatırıp vurdular."
7 Haziran: 31 yaşındaki Hacı Ömer Sağlam, Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü önünde beklerken dayak yedi: "Polis, 'Niye buradan geçiyorsun' dedi, tokat attı. İtiraz edince diğer polisler de vurdu."