Beytüşşebap'ta öldürülen 2 DTP'li toprağa verildi

Beytüşşebap'ta öldürülen 2 DTP'li toprağa verildi
Beytüşşebap'ta öldürülen 2 DTP'li toprağa verildi
Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'nde öldürülen DTP'li Necman Ölmez ve Ferhat Ediş'in cenazeleri, Uludere İlçesi Andaç Köyü'nde gözyaşları arasında toprağa verildi.



Cenaze töreninden konuşan DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, faillerin ortaya çıkarılması için çalışacaklarını söyledi. Öldürülen Ferhat Ediş'in ağabeyi Nihat Ediş, kimse ile aralarında kan davalar olmadığını belirterek, “Bir yabancının gelip burada bu olayı işlemesi aklımızın ucundan geçmiyor. Bunu yapan bu köylerden bu mahallelerden destek almıştır” dedi.
Beytüşşebap'ta önceki gün kimliği belirsiz kişilerce öldürülen Necman Ölmez ve Ferhat Ediş'in cenazeleri, Şırnak Devlet Hastanesi'nde yapılan otopsi ardından Uludere İlçesi'ne bağlı Andaç Köyü'ne getirildi. Cenaze törenine, DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, Genel Merkez Yöneticisi Emin Toğurlu, Şırnak İl Başkanı Selim Bayar, çevre il ve ilçe belediye başkanları, DTP il ve ilçe yöneticilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi katıldı. Ölmez ve Ediş yakınlarının fenalık geçirdiği törende, DTP'li yöneticiler aile yakınlarını sakinleştirmeye çalıştı. Dini vecibeleri yerine getirildikten sonra Ediş ve Ölmez köy mezarlığında toprağa verildi.
DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, partilerine üye olduğunu söylediği Necman Ölmez ile Ferhat Ediş'in onurlu bir yaşam istedikleri için öldürüldüğünü öne sürerek, “Bu şekilde yapılan cinayetlerle Kürtler üzerindeki katliam devam ettirilmek isteniyor. Faillerin ortaya çıkarılması için çalışacağız”dedi.

AĞABEY OLAYI ANLATTI
Öldürülen Fethat Ediş'in ağabeyi Nihat Ediş, kendisine olayın meydana geldiği gün saat 15.00 sıralarında telefon geldiğini belirterek, şunları anlattı:
“Arabamızın dereye uçtuğunu söylediler. Olay yerine gittim, arabanın derede yan yatmış vaziyette gördüm. Ondan sonra Şırnak ve Beytüşşebap'ta araştırma yaptırdık. Kardeşim ve arkadaşının oralara gitmediğini öğrendik. Ondan sonra arazide arama yaptık. Yukarı araziye baktığımızda ayak izlerini gördük. Daha yukarılarda sulu bir arazi vardı, ceviz ağaçlarının olduğu yerde araştırma yaptık. Bir şey bulamadık. Oradan döndükten sonra yola çok yakın köyün karşısında aramaya başladık. Yani o köyün insanlarında vicdan olsa idi muhakak biri görmüştür karşıda ne oluyor diye. Orada 2 el silah sesi gelmesine rağmen kimse duymamış. Su kaynağının yan tarafında 2 metre uzaklıkta kayalar var. 2'sine birer mermi sıkmışlar, göğüslerine bıçak darbesinin biraz büyüklüğünde yani, kasatura dediğimiz alet ile sayısız kez vurmuşlar. Oraya demek ki yaralı halde atmışlar. Çünkü 20 kilo ağırlığındaki 5-6 taşı onların kafasına vurarak o şekilde öldürmüşler, üzerlerini ufak çalılarla kapatmışlar, ufak bir bıçak da oradaydı.”
Nihat Ediş, faillerin cinayetlerden sonra Necman'ın cebinden otomobilin anahtarını alarak ve sanki hiç kimseden korkmamış gibi yola indiklerini ifade ederek, “O yol, 5- 6 köyün yolu. Gelen- giden, müteahitler, yol yapımında çalışan işçiler vardı. Bunlar hiç kimsenin dikkatini çekmeden yola inmiş. Arabayı çalıştırmış aşağı doğru gelmiş. Beytüşşabap ana yolu üzerine kadar inmiş. Bu adamlar oradan tekrar dönmüş yukarı çıkarken bir çocuk arabayı tanıdığı için el kaldırmış. Onlar çocuğu arabaya almamışlar. 50 metre yükseklikte yolun yamacına arabayı atmışlar. Suya girmeden araba durmuş. Bu çocuk, ‘Araba dereye uçmuş’ diye haber vermiş akrabalarımıza. Arabaya bakmaya giderken arabanın hala çalıştığını görmüş akrabamız. Hiç çekinmeden bu kadar rahat kimseden çekinmeden atmış arabayı aşağı” diye konuştu.
Nihat Ediş, kimse ile bir kan davası ve husumetleri bulunmadığını anlatırken, “Bir yabancının gelip burada bu olayı işlemesi aklımızın ucundan geçmiyor. Bunu yapanın bu köylerden bu mahallelerden desteği vardır. Bu olay saklı kalmaz, ortaya çıkacağına inanıyoruz” dedi.