Beytüşşebap'ta polis, asker, vatandaş halayı!

Beytüşşebap'ta polis, asker, vatandaş halayı!
Beytüşşebap'ta polis, asker, vatandaş halayı!
Geçtiğimiz eylül ayında kanlı çatışmalara sahne olan Beytüşşebap'ta görevli bir polis memurunun bugünkü düğününde, polis, asker ve yurttaşlar birlikte halay çekti.

Radikal.com.tr - Çok eski bir tarih değil…

2 Eylül 2012 gecesi…

Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine sızan kalabalık bir PKK ’lı grubu, Kaymakamlık, Polis Lojmanları, Jandarma Taktik Alay Komutanlığı ve üs bölgesine aynı anda ağır silahlarla saldırıyor...

2 saat süren ve ilçeyi bir savaş alanına çeviren çatışmada ağır silahlar kullanılıyor...

Bilanço ağır: 10 asker şehit oluyor, 7 asker yaralı… Kaymakamın evinin basıldığı ve kaçırıldığı söylentileri dolaşıyor… İlçeyle uzun süre sağlıklı iletişim kurulamıyor…

Sabah saatlerinde bilanço daha rahat görülüyor. Harap olmuş kamu binaları, evlere isabet eden roket mermileri, şehitler, yaralılar, panik, endişe…

İlçe merkezinde, çatışmalarda hayatını kaybeden 3 PKK’lının cenazesi sabah fark ediliyor. Beytüşşebap halkı cenazeleri almak için olay yerine geliyor. Güvenlik güçleri kriminal inceleme yapmak istiyor… Gerilim artıyor, halkla asker ve polis karşı karşıya geliyor… Öyle ki zırhlı askeri aracın üstüne asılan yeşil-sarı-kırmızı renkli bayrakları gerilim yükselmesin diye sökmüyor askerler…

Şiddetin umutsuz sarmalındaki o günlerin üzerinden henüz 8 ay bile geçmemiş…

Bugün…

İlçe Emniyet Amirliği'nde görevli polis memuru Uğur Buca İzmir'de özel bir şirkette çalışan Gizem Karalar, Beytüşşebap Öğretmenevi'nde düzenlenen törenle dünya evine giriyor.

Nikah öncesi Kaymakam İhsan Selim Baydaş, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Gürdoğan Doğrulu, Cumhuriyet Savcısı Yunus Fırat, polis memurları ve çok sayıda vatandaş davul zurna eşliğinde halay çekiyor...

Kıyılan nikahın ardından konuşan Kaymakam Baydaş, Beytüşşebap'ta yeni bir aile kurulduğunu söylüyor, "Burada her meslek grubundan ve her yerden misafirlerimiz var. Onların huzurunda böyle bir törende bulunmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Dilerim bundan sonra buralar hep bu çeşit güzelliklerle anılır…"