Beyza'yı yakarak öldüren kadına 'seri katil' soruşturması

Beyza'yı yakarak öldüren kadına 'seri katil' soruşturması
Beyza'yı yakarak öldüren kadına 'seri katil' soruşturması
Konya'da 4 yaşındaki Beyza'yı boğarak öldürüp, cesedini sobada yaktığı iddiasıyla tutuklanan 23 yaşındaki Kezban Uslu'nun, seri katil olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor



Jandarma yetkilileri, Kezban Uslu’nun Ilgın İlçesi'nde bulunduğu sırada banyoda ölü bulunan 4 yaşındaki Ayşe İnan’ın mezarının açılıp, dosyanın yeniden inceleneceğini belirtti.
Meram İlçesi Alavardı Mahallesi Kırkaç Sokak’ta 30 Nisan Perşembe günü meydana gelen olayda, 4 yaşındaki Beyza Çökekoğlu, marketten dönerken kayboldu. 33 gün sonra Beyza’nın, komşuları Kezban Uslu tarafından boğularak öldürüldüğü ve cesedinin sobada yakıldığı ortaya çıktı. Suçunu, “Aynı acıyı başkaları da yaşasın’ diyerek öldürdüğünü belirtip itiraf eden Kezban Uslu’nun, 4 yaşındaki spastik engelli kızı Kader’in geçirdiği sara krizinde öldüğü öğrenildi. Kezban Uslu’nun 2.5 yaşındaki kızı Ayşegül, ablasının ölümüne tanık olunca doktorların tavsiyesi üzerine evden uzaklaştırılıp, babaannesinin yanına yerleştirilmişti.
Kızının ölümünün ardından bir kez ilaç içip, bir kez de tedavi gördüğü hastanenin çatısına çıkarak intihar girişiminde bulunan Kezban Uslu’un seri katil olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Kezban Uslu’nun, çocuğunu kaybetmesinin ardından cenaze töreni için gittiği memleketi Ilgın İlçesi Belekler Köyü’nde bulunduğu sırada, kayınpederi Hasan Uslu’nun evinin banyosunda, Hasan Uslu’nun kızkardeşinin çocuğu 4 yaşındaki Ayşe İnan, ölü bulunmuştu. Küçük Ayşe öldüğünde Kezban Uslu da evde bulunuyordu. Ancak, doktorlar çocuğun düşme sonucu öldüğü yönünde rapor verince, soruşturma açılmadan, Ayşe İnan köy mezarlığında defnedilmişti.
Bu olaydan bir gün sonra, bu kez Hasan Uslu’nun torunu 4 yaşındaki Hilal, yine aynı banyoda bu kez ağzında kraker ve ekmek parçaları dolu halde boğulmak üzereyken bulunmuş ve kaldırıldığı hastanede kurtarılmıştı.
Küçük Beyza’nın cinayet şüphelisi Kezban Uslu’nun polise verdiği ifadede, “Aynı acıyı başkaları da yaşasın” demesinden hareket eden Ilgın Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti. Jandarma, Ayşe’in ölümü ve Hilal’in boğulmak üzereyken bulunası olaylarıyla ilgili dosya açtı. Jandarma yetkilileri, Cumhuriyet Savcısı’nın emriyle Ayşe İnan’ın mezarının açılacağını ve Adli Tıpta inceleneceğini açıkladı.

BİRŞEYDEN ŞÜPHELENMEDİK
Torunu Kader’in defnedilmesinin ardından yaşanan olayları anlatan Kezban Uslu’nun kayınpederi Hasan Uslu, şunları söyledi:
“Yaklaşık 6 ay önce torunum Kader, hayatını kaybetti. Oğlum bana, Kader’in öldüğünü söyleyince ben de tanıdıklarına haber verdim. Kader’in cenazesinin defnedilmesinden bir gün sonra kızkardeşim evimize geldi. Bu sırada benim ağabeyim çocuklara para vererek bakkaldan yiyecek almalarını istemiş. Çocuklar bakkaldan geldikten sonra 4 yaşındaki yeğenim Ayşe’ye de aldıkları yiyeceklerden vermek istediler. O sırada Ayşe’yi bulmadık. Her yere baktık. Sonunda yeğenimi banyoda ölü olarak buldum. Ayşe’yi defnettikten 1 gün sonra, evde bulunmadığım sırada telefon geldi. Torunum Hilal’in de aynı yerde bayıldığını söylediler. Hastaneye götürüldüğünde ağzında ekmek ve kraker parçaları bulunmuş. Boğulmak üzereyken bulununca hayatı kurtuldu. Bu olaylar yaşandığında Kezban da buradaydı. Ancak, biz bir şeyden şüphelenmedik.”
Hasan Uslu, o günden sonra Hilal’in kendisine ne olduğunu anlatamadığını, zaman zaman sorduklarında ise Hilal’in ağladığını söyledi.

ÖLEN ÇOCUĞUN BABASI ŞÜPHELENMİŞ
Kezban Uslu’nun kayınpederi Hasan Uslu’nun evine taziye ziyaretine gittiğini ve kızının orada öldüğünü belirten 36 yaşındaki Hüseyin İnan, olayın ardından Kezban Uslu’dan şüphelendiğini söyledi. Durumu eşine ve çevredekilere anlattığını ifade eden Hüseyin İnan, “Kezban Uslu’nun kızı öldüğü için kızımı öldürmüş olabileceğinden bir ara şüphelendim. Ama, o anki acı ile bunları düşündüm. Kızımı Kezban Uslu’nun öldürdüğünü tahmin etmiyorum” dedi.
Kızını banyoda ölü olarak bulduktan sonra hastaneye götürdüklerini belirten Hüseyin İnan, “Kader’in ölümünün ardından başsağlığında bulunmak için kaynım Hasan Uslu’nun evine gittik. Ben bir ara kızımı da yanıma alarak dışarı çıktım. Bir süre sonra kızım içeriye annesinin yanına gitti. O sırada 8 yaşındaki oğlum Seyit ve bir kaç çocuk bakkala bisküvi almaya gitti. Sonra, ben de eve girdim. Bisküvilerden kızıma vermek istedik. Fakat, ortada göremeyince aramaya başladım. Kaynım Hasan, kızımı banyoda yüz üstü yatarken buldu. Anlında hafif şişlik ve dudağında biraz kanama vardı. Nefes alıyor mu diye sırtını dinledim. Nefes almıyordu. Ama, hemen otomobille Ilgın’da hastaneye götürdüm. Doktorlar kızımın, kafa travması sonucu oluşan kusmaya bağlı mide sıvısının soluk borusunu tıkaması sonucu, boğulması üzerine öldüğünü söyledi. Biz de kızımın cesedini alıp, köyde defnettik. Ertesi gün de kaynım Hasan, taziye için bize gelmişti. Biz de bulunduğu sırada telefon geldi. Torunu Hilal’in aynı banyoda ağzında ekmek ve kraker parçaları ile boğulmak üzere olduğunu söylediler. Kaynım hemen eve gitti. Sonradan kızın hastanede kurtarıldığı öğrendik.” dedi.

ANNE: SES DUYMADIK
35 yaşındaki anne Ayşe İnan da, “Kardeşimin torunu vefat ettiği için başsağlığına gittik. Orada hep birlikte evde oturuyorduk. Bir ara kızım babası ile dışarı çıktı. Sonra yanıma geldi. Diğer çocuklarla oyun oynuyorlardı. Bu sırada bir akrabamız çocuklara para vererek, bakkaldan kendilerine bisküvi almalarını söyledi. Çocuklar bakkaldan döndükten sonra, alınan bisküvilerden Ayşe’ye de vermelerini söyledim. Fakat Ayşe’yi bulamadık. Her yeri aradık. Babası kızının ayakkabılarının evin önünde olduğunu fark edince, evi yeniden aradık. Bu sırada kardeşim banyoda baktı. Çünkü hiç banyoya bakmamıştık. Banyoda kızımın cesedi ile karşılaştık. Bayılmış olacağını düşünerek, yüzünü su ile yıkadık. Ardından hastaneye götürdük. Kızımızın hastanede düşme sonucu öldüğü belirlendi. Banyo ile oturduğum oda yakındı. Hiçbir ses duymadım. Kızımın vücudunda da hiçbir yara izi veya boynunda boğulma izi yoktu. Sadece anlında küçük bir şişlik ve dudağında biraz kan vardı” dedi.
Olayın olduğu sırada Kezban Uslu’nun da evde bulunduğunu belirten Ayşe İnan, “Kezban’dan hiç şüphelenmedim. Çünkü onun da kızı ölmüştü. Evlat acısı yaşıyordu. Ancak eşim, Kezban’dan şüphelendiğini söyledi. ‘Onun kızı öldü, acaba bizim de kızımızı öldürmüş olabilir mi?’ dedi. Böyle birşeyin imkansız olduğunu söyledim” dedi.
Jandarmanın soruşturma başlatmasının ardından Kezban Uslu hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyen acılı baba Hüseyin İnan, kızından geriye kalan fotoğraflarını çerçeveletip, evinde saklıyor.
Ayşe İnan’ın ölümü ile ilgili Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen raporda, Ayşe’nin ölüm sebebi olarak şu bilgiler yer alıyor:
“Düşme neticesinde gelişen kafa travması sonucu oluşan, bilinç kaybı ve kusmaya bağlı mide sıvısının aspirasyonu sonucunda oluşan asfiksi sonucu ölüm”(dha)