'Biji serok Apo' sloganına beraat

'Biji serok Apo' sloganına beraat
'Biji serok Apo' sloganına beraat
Diyarbakır'da yargılandığı davada ceza alınca Türkçe, 'Biji serok Apo -Yaşasın başkan Apo' sloganı attığı için hakkında 'terör örgütü propagandası yapmak' suçlamasıyla dava açılan Abdullah İzgi, eylem ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesi ile beraat ettirildi.

RADİKAL - Diyarbakır'da 2009 yılında 'terör örgütü üyeliği' suçundan gözaltına alınarak tutuklanan Abdullah İzgi dönemin özel yetkili 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 3 Mayıs 2012 tarihinde 12 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Kararın açıklanmasının ardından duruşma salonunda 'Biji serok Apo' slogan atan Abdullah İzgi hakkında mahkeme tarafından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.

Savcılık soruşturma sonunda Abdullah İzgi hakkında 'terör örgütü propagandası yapmak' iddiasıyla dönemin özel yetkili 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkeme sanığı 2012 yılının Temmuz ayında 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Abdullah İzgi temyiz başvurusunda bulundu ve Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi 4 Temmuz 2014 tarihli kararında, yeni yasal düzenlemeler karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle hükmü bozdu.
Yeniden yargılanan Abdullah İzgi için 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan beraat kararı verdi.

Sanığın eyleminin ifade özgürlüğü olduğu kaydedilen mahkemenin kararında, "Eğer demokratik bir siyasi süreç isteniyorsa ifade özgürlüğünün korunması hayati önem taşır. Bu nedenle ifade özgürlüğünün demokratik sistemin ön şartı olduğu söylenebilir. Yeni ve daha iyi fikirlerin ortaya çıkmasının zeminini ifade özgürlüğü oluşturmaktadır. Hem Anayasamız hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) düşünce özgürlüğünü güvence altına almış ve bu özgürlüğün sınırlanma şartlarını belirlemiştir" denildi.

Mahkemenin gerekçeli kararında Romanya eski Adalet Bakanı ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Monica Macovei'nin ifade özgürlüğüne ilişkin yazılarına yer verildi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye ile ilgili bir çok kararında demokratik bir toplumda zorunluluk ve orantılılık ilkesi üzerinden mahkumiyet kararı verdiğini vurguladı. Propaganda suçunun AİHM kararları ışığında yorumlanması gerektiği vurgulanan gerekçeli kararda, özetle şu ifadeler yer aldı:

"Yapılan düzenleme ile propagandanın suç teşkil edebilmesi için şiddeti teşvik etmesi ve terör örgütünün destekçisi olduğunu belli edecek şekilde olması gerekir. Sanığın, kararın okunması sırasında bu sözleri sarf etmesi hakkında verilen 12 yıl hapis cezasını kabul etmemek ve bu mahkumiyeti eleştirmek mahiyetinde sarf ettiği sözler olarak kabulü zorunludur. Sanık suç konusu sözleri duruşma salonunda hükmün açıklanması sırasında sarf etmiş ve çok sınırlı sayıda dinleyici önünde söylemiştir. Sınırlı sayıda kişinin olduğu ortamda sarf edilen sözlerini sanığın hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılmasının demokratik bir toplum için gerekli olmayacağı ve orantılılık ilkesini ihlal edeceği sabittir."
DHA-Felat BOZARSLAN