Bilge Köyü katliamı davasında iki tahliye

Mardin'in Mazıdağı İlçesi Bilge Köyü'nde 4 Mayıs gecesi 7'si çocuk 44 kişinin öldürüldüğü kanlı baskınla ilgili Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan ilk duruşmada 2 tahliye kararı çıktı.





Mardin'in Mazıdağı İlçesi Bilge Köyü'nde 4 Mayıs gecesi 7'si çocuk 44 kişinin öldürüldüğü kanlı baskınla ilgili Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan ilk duruşmada 2 tahliye kararı çıktı. 11'ü tutuklu 13 sanığın yargılandığı duruşmada M.A.Ç. ile A.Ç., tahliye edildi. M.A.Ç. ile A.Ç.'nin olay günü incelenen telefon kayıtlarında oley yerinde olmadıklarının anlaşılması nedeniyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraldığı bildirildi. Diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek duruşma 14 Ekim'e ertelendi.
Bu sabah saat 09.45'de başlayan duruşma yaklaşık 14 saat sonra saat 23.20 sıralarında sona erdi. Duruşma öncesi yoğun güvenlik önlemleri altında getirilen tutuklu sanıklar, gece yarısı yine alınan geniş güvenlik önlemleri altında adliyeden götürüldü.


Hakim Hüseyin Turgut Bayraktar’ın başkanlık ettiği 11’i tutuklu 13 kişinin yargılandığı dava, 18 yaşından küçük sanık bulunması nedeniyle basına kapalı yapıldı. Duruşmaya ölenlerin yakınlarının da aralarında bulunduğu 20 kişi geldi. Adliye sarayı çevresinde polis ve asker olağanüstü güvenlik önlemi aldı. Adliye çevresindeki yollar kontrol altında tutuldu. Duruşmayı izlemek üzere kente gelen canlı yayın araçlarıyla ulusal kanallar, adliye dışından canlı yayın yaptı.
Mazıdağ’ı İlçesi’ne 40 kilometre uzaklıktaki Bilge Köyü’nde 4 Mayıs akşamı saat 21.00 sıralarında meydana gelen olayda, köyün eski muhtarı Cemil Çelebi’nin 25 yaşındaki kızı Sevgi Çelebi ile 27 yaşındaki Habip Arı’nın nişan törenin yapıldığı eve yapılan baskında 7’si çocuk 44 kişi öldürülürken, 2’si çocuk 3 kişi yaralandı. Saldırıdan yara almadan sadece 7 kişi kurtuldu. Katliamın ardından ‘Şıh Mehmet’ olarak bilinen M.Ç. (43), A.Ç. (33), M.E.Ç. (35), S.Ç. (44), Ö.Ç. (42), M.S.Ç. (40), A.Ç. (64), M.A.Ç. (23), A.Ç. (43), A.Ç. (41) ve 14 yaşındaki M.Ş.Ç. tutuklanarak Gaziantep H Tipi Kapalı cezaevine gönderildi. 16 yaşındaki A.Ç. ile M.Ç. (25) ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Katliamla ilgili Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Adalet Bakanlığı’na başvurusu üzerine Yargıtay 5’inci Dairesi güvenlik nedeniyle duruşmanın Çorum’da yapılmasına karar verince, tutuklu 11 sanık 8 Ağustos tarihinde Çorum L Tipi Kapalı Cezaevine nakledilerek özel bir koğuşa konuldu.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMİ
Çorum L tipi Kapalı Cezaevinde bulunan 11 sanık bu sabah geniş güvenlik önlemi altında saat 09.05’de jandarma ve polisler eşliğinde Adliye Sarayına getirildi. Adliye binası çevresinde ve içinde 120 polis ile 60 jandarma geniş güvenlik önlemi aldı. İçeriye girmek isteyen kişiler x-ray cihazından geçirildikten sonra elle tekrar arandı. Çantalar kontrol edildi. Çevredeki yollarda da sivil ve resmi polisler tedbir aldı.
Hakim Hüseyin Turgut Bayraktar’ın başkanlık ettiği duruşma saat 09.40’da başladı. Sanıklar arasında 18 yaşından küçük bulunması nedeniyle duruşmanın basına kapalı yapılmasına karar verildi. Salonda 11’i tutuklu 13 sanık hazır bulundu. Duruşmayı izlemek üzere 20’ye yakın mağdur yakını Çorum’a geldi. Duruşmaya ulusal yazılı ve görsel basın büyük ilgi gösterdi. Ulusal TV kanalları kentten gün boyu canlı yayın yaptı.

KATLİAMIN SEBEBİ TESPİT EDİLEMEDİ
Bu arada Mardin Cumhuriyet savcısı Maruf Türker tarafından hazırlanan 43 sayfalık iddianameye göre katliamın nedeni henüz tespit edilemedi. İddianamede olayın meydana geldiği Mazıdağı İlçesi’ne bağlı Bilge Köyü’nde yapılan araştırmada, ‘Maktuller ve aileleri ile şüpheliler ve aileleri arasında suçun işlenmesi açısından bir husumetin bulunmadığı’nın tespit edildiği kaydedildi.
İddinamede adı açıklanmayan bir tanık ise, Şıh Mehmet lakaplı M.Ç.’nin eşi F.Ç.’nin saldırıda hayatını kaybeden Fesih Çelebi ile ilişkisi olduğunu ve katliamın bu yüzden yapıldığını ileri sürdü. Ancak, söz konusu iddianın taraflara sorulduğu ve hiç birinin doğrulamadığı ifade edildi. Yasak ilişki konusunu yalanlayan F.Ç. ifadesinde kendisine iftira atıldığını, hamile olduğunu ve doğumdan sonra DNA testi yapılmasını istediğini söyledi. Savcılık tarafından, bebek doğduktan sonra DNA testi yapılması için ölen Fesih Çelebi‘den alınan numuneler Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ayrıca taraflar arasında olay öncesinde Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı’na yansıyan bir sürtüşmenin bulunmadığı da belirtildi. Başka bir iddiaya göre de taraflar arasında köyde kadastro geçmesine yönelik anlaşmazlık olduğu, ancak yapılan araştırmada, Bilge Köyü’nde kadastro çalışmasının yapılmadığı kaydedildi.

SALDIRIDA 5 KALAŞNİKOF 1 TABANCA KULLANILDI
İddianameye göre, olayda kullanılan silahlardan 3’ü devlet tarafından verilen 5 kalaşnikof, birinin de 7.65 milimetre çapında tabanca olduğu belirtildi. Silahların ise sanıklardan M.Ç., A.Ç. ve M.Ç.’ye ait olduğu tespit edildi. Ele geçirilen 105 mermi kovanının da sanıklardan A.Ç.’ye geçici köy korucusu olması nedeniyle teslim edilen silahtan atıldığı belirlendi. Ayrıca, olayın meydana geldiği Cemil Çelebi’nin evinin önünde ele geçirilen 31 mermi kovanının da sanıklardan M.Ç. ve M.Ç.’ye ait olan silahlardan atıldığı tespit edildi.

KİM NEYLE SUÇLANIYOR?
Sanıklardan M.Ç., A.Ç., Ö.Ç., S.Ç., M.E.Ç., M.S.Ç., A.Ç., M.A.Ç. ve A.Ç.’nin ‘Tasarlayarak ve canavarca hisle adam öldürme’ suçundan 36’şar kez, 7 çocuğun öldürülmesi suçundan 7’şer kez ve hamile bir kadını öldürmek suçundan da 1’er kez olmak üzere 44’er kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası istendi. Tutuklu sanıklardan 14 yaşındaki M.Ş.Ç. ile ilgili soruşturmanın ise 18 yaşından küçük olduğu için iddianamede ayrı yürütüldüğü belirtildi. Sanıklardan evinde el bombaları bulunan A.Ç. hakkında da 17 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar için ise 3 ila 18 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

HAVADAN MERMİLER YAĞIYORDU
Bu arada sanıklardan Şıh Mehmet lakaplı M.Ç., Mardin’de savcıya verdiği ifadesinde, olay akşamı evde olduğunu ve silah sesleri üzerine dışarıya çıktığını belirterek, “Yatsı namazını kıldım. O esnada silah sesleri geldi. Ben de hemen evden dışarı çıktım. Çıktığımda Abdulvahapoğlu Sait Çelebi’yi gördüm. Sait bana teröristlerin köyü bastığını söyledi. Ben de havaya yaklaşık 10 el ateş ettim. Ömer, Mehmet Sait, Abdulhakim, Süleyman ve ben duvar dibine mevzilendik. Bu sırada havadan mermiler yağıyordu. Biz terörist baskını sandık. Silah sesleri kesildiğinde olay yerine yardıma gittik. Ölü ve yaralıları A.Ç., A.Ç. ve C.Ç.’nin pikabına taşıdık. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum” dedi. Diğer sanıklar ise ya evde ailesiyle birlikte oturdukları ya da başka yerde bulunduklarını söyleyerek suçlamaları reddetti.

ÖLMEDEN KATİLLERİNİ SÖYLEDİLER
İddianamede, olaydan sonra eve giden bazı tanıkların, ağır yaralı olan ve kısa süre sonra ölen Abdülkerim Çelebi’ye (36) “Bunu size kim yaptı” diye sordukları belirtilerek, Çelebi’nin kendilerine “Bunu bize Hamo yaptı. Hepsi vardı” dediği belirtildi. Tanıklar, köyde şıh Mehmet lakaplı M.Ç.’ye ‘Hamo’ dendiğini ileri sürdü. 

ŞIH MEHMET: KARDEŞİM VE OĞLUMLA YAPTIK

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan, Bilge Köyü’nde 44 kişinin öldürülmesi olayının tutuklu sanıklarından ‘Şıh Mehmet’ lakaplı M.Ç., Mardin Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ilk ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek, köyü teröristlerin bastığını, olay sonrası kendilerinin katliam evine giderek yaralılara yardım ettiğini ileri sürüp suçlamayı kabul etmemişti. Ancak bugün hakim önünde suçunu itiraf ederek olayın namus cinayeti olduğunu söyleyen ‘Şıh Mehmet’ lakaplı M.Ç.'nin, “Baskını planladım. Kardeşim ve oğlumla yaptık” dediği öğrenildi.

“ERKEKLERİ BEN OLDÜRDÜM, KADINLARI KARDEŞİM”
Mahkemenin, 18 yaşından küçük sanık bulunduğu gerekçesiyle gizlilik kararı alarak basına ve izleyiciye kapalı yaptığı duruşmada M.Ç.'nin katliamın namus meselesi yüzünden olduğunu, eşi F.Ç. ile öldürülen Fesih Çelebi arasındaki ilişkiden kaynaklandığını ileri sürdüğü belirtildi.
Baskın planını önceden yaptığını söyleyen M.Ç. savunmasında, “Karımla ilişkisini duydum. Bu cinayetleri işlemeye karar verdim. Oğlum M.Ş.Ç. ve kardeşim A.Ç. ile birlikte olayı biz yaptık. Nişan evine gittik. Erkeklerin olduğu tarafı ben taradım. Bir ara kurşunum bitti. Geri kalan 2 kişiyi de oğlum vurdu. A.Ç.’yi de kadınların tarafına gönderdim. Orayı da tarattırdım. Erkeklerin tarafından da çıkan olursa onları da vur dedim” diye konuştu.

DİĞER SANIKLAR SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİ
M.Ç.’nin ifadesinin ardından M.Ş.Ç. ile A.Ç. de aynı ifadeyi verip, suçlamaları kabul etti.
Diğer 8 sanık ise suçsuz olduklarını ileri sürdü. Tutuksuz sanıklar da suçlamaları reddetti.

KÜRTÇE TERCÜMANI HAKİM KULLANDIRTMADI
Bu arada çok az Türkçe bildiğini, bu nedenle ifadesini Kürtçe vereceğini söyleyen S.Ç.’nin daha önceden de cezaevi savcılığına benzer istekte bulunduğu belirtildi. İfadesini Kürtçe vermek isteyen S.Ç. kimlik ve adres bilgilerinin alınması sırasında Türkçe konuşması üzerine Mahkeme Başkanı Hakim Hüseyin Turgut Bayraktar, “Sen iyi Türkçe konuşuyorsun” dedi. Hakim ifade sırası geldiğinde de salonda hazır bulunan polis memuru olduğu öğrenilen tercümanı kullandırtmadı.
Sanığın ifadesini Türkçe aldı. S.Ç.’nin de ifadeyi verirken, olayla bir ilgisinin bulunmadığını söyleyerek, olay günü başka bir yerde olduğunu dile getirmesi sırasında zaman zaman düzgün Türkçe konuşması dikkat çekti. Kürtçe bilen ve polis olan tercüman da duruşma süresi boyunca salonda hazır bekledi.

5 SAAT 10 DAKİKA ARALIKSIZ İFADE ALINDI
Katliamla ilgili duruşmaya mahkeme heyeti aralıksız 5 saat 10 dakika ifade aldı. Bu süre içerisinde sanıkların ifadesi tamamlandı. Mağdur tarafından da birkaç kişi dinlendikten sonra duruşmaya saat 14.50'de 15 dakika ara verildi.
Bu sırada da adliye binası içerisinde ve dışındaki güvenlik güçleri de adliyeye girip çıkanlarını tuttu. Adliyeye giriş engellenirken, çıkanların üzeri didik didik arandı.