Bilginin eskisi makbul

Borsada bir şirketin hisse senedini almak için hisselerin en son işlem değerini bilmek isteriz. Teknoloji bu bilgiyi bize birkaç saniye içinde ulaştırır. İşlem yapmaya karar verdiğimizde yine saniyeler geçer. Yani karar verip işlem yapana kadar geçen sürede hisselerin değeri değişir.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - Borsada bir şirketin hisse senedini almak için hisselerin en son işlem değerini bilmek isteriz. Teknoloji bu bilgiyi bize birkaç saniye içinde ulaştırır. İşlem yapmaya karar verdiğimizde yine saniyeler geçer. Yani karar verip işlem yapana kadar geçen sürede hisselerin değeri değişir. Mantıksal olarak biz, sıfır saniyedeki durumu görmek isteriz. İşte ABD'deki bir Türk bilim adamı, bunun tam tersini kanıtladı. Yani daha eski zamanlardaki değerlere bakarak karar verildiğinde, bu kararın daha doğru olacağını matematiksel olarak kanıtladı.
Mantığa ters, ama doğru
ABD'nin Connecticut Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nejat Olgaç'ın, doktora öğrencisi Rıfat Sipahi'yle çalışmaları sonucu yaptığı 'Gecikmeli sistemlerin stabilizasyonu' adlı buluşun, başta bilgisayar olmak üzere, savunma ve üretim makineleri teknolojilerinde büyük yeniliklere yol açacağı ortaya çıktı.
Olgaç buluşu hakkında şu bilgileri verdi: "Dinamik sistemlerde kontrol kararlarını, çoğu zaman gecikmiş bilgiye dayanarak veriyoruz. Bu, ekonomiden sosyal yaşama kadar hayatın tüm alanlarında alınan kararlarda aynı şekilde oluşuyor.
Ancak bu buluşa bizi iten sebep, daha yüksek kapasiteli bilgisayar şebekelerinin veri akış kontrolü ve kimya tesislerindeki süreç kontrolüne yönelik ihtiyaçlar oldu. Araştırmalarımızla günümüze kadar çözülememiş bir problemin çözümüne de yeni bir boyut getirdik."
Örnek: Roket ve uçak
Matematiksel bir esasa dayanan 'gecikmeli sistemlerin stabilizasyonu' kavramının pratik yaşamda son derece etkileyici sonuçlar çıkarmaya başladığını belirten Olgaç, buluşunun işlevselliği konusunda savunma alanından bir örnek verdi: "Mesela küresel yer belirleme sistemi (GPS) yardımıyla bir roket bir uçağı kovalarken, uydudan uçağın yerini bilmek ister. Karar verecek olan otomatik mekanizmaya bir saniyenin yüzde 4'ü kadar önceki eskimiş pozisyon bilgisi verilir. Bizse bir saniyenin yüzde 6'sı sonrasını veriyoruz. O zaman roketin uçağı takip yeteneği artıyor ve hatta çok daha kısa zamanda uçağı yakalıyor. Bu, insan mantığına ters bir durum. Çünkü mantığa göre en yeni bilgiyle en güzel kararlar verilir."
Eskiyen bilgi şarap gibi
Elektronik sistemlerde verileri yapay olarak geciktirdiklerini anlatan Olgaç, "Örneğin bize gelen bilgileri bir süre bekledikten sonra kullanıyoruz. Yani, şarap gibi. Patriot füzelerini yapan Raytheon şirketiyle bir çalışma içindeyiz. Yalnız bu bir limitle sona eriyor. Örneğin daha fazla geciktirirseniz, elinizdeki bilgi kesinlikle işe yaramıyor. Biz, matematiksel ve deneysel olarak bu limitleri saptıyoruz. Şarap da yıllandıkça değerlenir ama belli bir yaştan sonra sirkeleşir" dedi.
Belçika'da matematik platformunda görüşlerinin kabul edildiğini belirten Olgaç, 25 yıldır bu konu üzerinde çalıştığını kaydetti.
Zamana bağlı değişim gösteren sistemlerin 'dinamik sistemler' diye tanımladığını açıklayan Olgaç, şöyle devam etti: "Tersi de değişmeyen sistemlerdir. Dinamik sistemlerde kontrol yapmaya çalışıyoruz.
Örneğin borsalardaki fiyat değişikliği dinamik bir olay. Bir şirketin hissesini almak istediğinizde, elinize geçebilecek en son işlem fiyatı bilgisi 2-3 dakika öncesinindir. Yani siz bunu almaya karar verdiğinizde gecikmiş bir bilgiyi kullanıyorsunuz. Buna mecbursunuz, çünkü size daha yeni bilgi ulaştıracak bir teknoloji yok. Oysa buluşumuza göre, daha gecikmiş bir bilgi daha doğru karar vermeyi sağlıyor."
Karakteristik kökler
Matematiksel olarak çözdüğü problemi, 1960'larda matematikçi Richard Bellman'ın 'Geciktirmeli kontrol sistemleri problemi' olarak önerdiğini belirten Olgaç, "Problem o tarihten bu yana çözülmedi. Şimdi buluşumuzla çözülmüş oldu. Getirdiğimiz metodun adı 'Karakteristik köklerin gruplanması.' Kavramı tanıtan ilk makalemiz Mayıs 2002' de Otomatik Kontrol dergisinde yayımlandı. Bu kavram sayesinde verileri ne kadar eskitebileceğiniz ortaya çıkarılıyor" diye konuştu.
Performans kaybına son
Connecticut Üniversitesi laboratuvarlarında ilginç testler yaptıklarını anlatan Olgaç, sonuçta 'gecikme kontrolü' kavramını geliştirdiklerini, buluşlarının kontroldeki performans kaybını gidereceğini söyledi. Belçika'da geçen hafta dünyanın önde gelen matematikçilerinin katıldığı bir forumda modeli tanıttıklarını belirten Olgaç, çalışmalarının finansmanı için ABD Ulusal Bilim Vakfı ve ABD Enerji Bakanlığı'nın bir fon onayladığını ifade etti.
Buluşlarının matematiğin yanında teknolojide de yeni gelişmelere neden olacağını dile getiren Olgaç, "Buluşumuz özellikle bilgisayar şebekesi kilitlenmeleri ve çok kafalı takım tezgâhlarında titreşim çalışmalarının yoğunlaştığı odaklarda devrim yaratacak" dedi. Buluşun takım tezgâhına uygulanması halinde, düşünülemeyecek boyutta verimlilik artışı sağlanacağını belirten Olgaç, patent hakkı için ABD Patent Ofisi'ne başvurduklarını söyledi.
İnternet uçacak!
Yüksek hızlı veri şebekesinin internetin ruhunu teşkil ettiğine değinen Olgaç, "Buluşun bu alana aktarılmasına çalışıyoruz. İnternet teknolojisine aktarılırsa, veri akış hızı bugünküyle ölçülemeyecek kadar hızlanacak. 'Sistemdeki gecikmeyi yapay şekilde uzatırsak stabilizasyon sağlayabilir miyiz' sorusunun mantıksal cevabı 'Hayır', ancak matematiksel cevabı 'Evet'tir. Buluşumuza ABD'nin en büyük jet motoru üreticilerinden biri olan 'Pratt and Whitney' ve Aachen Teknik Üniversitesi çok ilgi gösterdi" dedi.
Psikoloji ve politikada da kullanılabilir
Buluşunun psikolojide de deneneceğini anlatan Prof. Olgaç, şu örneği verdi: "İnsanlar uyandığında taze bir zihinle baktıkları şeyleri tanıma, anlama yeteneğine sahip. Gün içinde yorgunlukla bu yetenek yavaş yavaş kayboluyor. Diyelim uyandıktan sonra 24 saat geçti ve tüm gün çalıştınız, hâlâ uyumadınız. Artık beyin greve girmiş durumda. Kendinizi biraz daha zorlarsanız, örneğin 30 saat uyanık kalırsanız, yeni uyanmış gibi zihniniz yeniden faaliyete başlıyor. Bu olay da bizim bahsettiğimiz 'gecikmeli kontrol mekanizması'nın çok paraleli. Biz çalışmalarımızda bunu gözlemedik ama fizyologlarla görüşüyor ve paralelliği fark ediyoruz."
Hükümetlere kolaylık
Olgaç, buluşunun politik yaşamda da kullanılabileceğine dikkat çekiyor: "Örneğin hükümetimiz bir kentte ekonomik gelişme sağlamak istiyor. Teşvik verecek. Bunu neye dayanarak verecek? Bölge halkının ekonomik durumuna göre. Bu bilgiyi de hükümete Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) verecek. Onların da bilgisi 2002'ye ait. Hükümet de buna göre karar verecek.
Dinamik gelişme gösteren sistemlerde en son durumu öğrenmenin olanağı yok. Hiçbir zaman da olmayacak. Eski bilgiyle karar vermek zorundayız. Eğer DPT 2001'in verilerini verse, kararınız daha sağlıksız olur. Buluşuma göre, -ki bu, dünyadaki mantığı allak bullak eden model- diyor ki: '1995 yılı verilerini alın, ondan sonrakileri hiç hesaba katmayın. Elinizdeki en son veri olan 2002 ile vereceğiniz kararlardan daha iyisini 1995'e dayanarak vereceksiniz. Bunu elektromekanik sistemlerinde gördük. Şimdi de ekonomide deneyeceğiz."
Prof. Dr. Nejat Olgaç kimdir?
1950'de Ankara'da doğan Prof. Dr. Nejat Olgaç, 1972'de İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nden mastır derecesi aldı. 1976'da Columbia Üniversitesi Mühendislik Bilimleri'nde doktorasını tamamlayan Olgaç, 1981'den bu yana Connecticut Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi. Buluşları için üç patenti olan Olgaç, Connecticut Üniversitesi İleri Robotik, Otomasyon ve Üretim Laboratuvarı'nın da başkanlığını yürütüyor.