Bilim, Muzaffer Aksoy için yasta

Akdeniz anemisi hastalığını saptayan, kan kanseri üzerine önemli çalışmalar yapan Prof. Dr. Muzaffer Aksoy vefat etti.

İSTANBUL - Benzenin lösemiye yol açtığını kanıtlamak gibi pek çok bilimsel makaleleri tüm dünyada ilgi çeken Prof. Dr. Muzaffer Aksoy, önceki gün hayata gözlerini yumdu. 1915'de Antalya'da dünyaya gelen Aksoy, 1940'ta İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi.
Aksoy, askerlikten sonra Vakıf Gureba Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'nde dahiliye uzmanı oldu. 1947'de de Mersin Devlet Hastanesi'ne uzman doktor olarak
atandı. Aksoy, 1952'de hematolojide uzmanlık için ABD'ye gitmeye karar verdi. Boston'da 'Blood' dergisinin kurucusu ve başyazarı Prof. Dr. William Dameshek' in klinikle laboratuvarı Aksoy'un amacı için en uygun yer oldu.
Kunduralardaki lösemi
İlk buluşunu Dameshek'in New England Center Hastanesi'ndeki hematoloji laboratuvarında gördüğü dergilerden birindeki yazı üzerine yaptı. 'Anti-fetal serum üretimi' üzerine
yaptığı çalışmalar sonucunda makalesi, 1955'te İsviçre'de bir bilim dergisinde yayımlandığında uluslararası tıp camiasında büyük yankı yarattı.
Prof. Dr. Aksoy'un benzenin lösemiye yol açtığını saptaması da ayakkabıcılar üzerindeki istatistiki çalışmaları sonucu ortaya çıktı. Aksoy'un dikkatleri 1960'lı yılların başında kullanımı yaygınlaşan benzene yönelmişti. Nitekim, kullanılmaya başlandıktan beş, altı yıl sonra kan hastalıklarının ortaya çıkması dikkatini çekti. İçeriğinde 30 ile 650ppm (1 ppm=milyonda 1) oranında benzen bulunan kauçuk, lastik, boya ve organik çözeltilerin kullanımından birkaç yıl sonra apilastik anemi ve akut lösemi görülmeye başlandığını belirledi. Türkiye'de kunduracılarda kan kanserine yakalanlanların çokluğu, Aksoy'un dikkatlerini yapıştırıcılarda bulunan benzene çekti. Terlik ve ayakkabıcılar üzerinde yaptığı istatistiki çalışmaları, 1974'te ABD'deki Blood dergisinde yayımlandı.
Bilimsel davanın tanığı
Bu makaleden üç yıl sonra da ABD Çalışma Bakanlığı bilimsel bir dava açtı. Prof. Dr. Muzaffer Aksoy da mahkemeye birinci tanık olarak çağrıldı. Dava sonucunda 'iş güvenliği ve sağlığı yönetmeliği'nde sekiz saatlik çalışma süresince maruz kalınacak benzen oranı 10'dan 1 ppm'e düşürüldü. Çünkü benzenin 10-20 ppm değeri risk sınırıydı.
Türkiye uyudu
Aksoy'un bu çalışması ne yazık ki Türkiye'ye yansımadı. Türkiye' deki yasal değer hâlâ 20 ppm'dir. Aksoy, ilgililerin tedbir almaması yüzünden benzen kurbanlarının sürekli arttığından yakındı. Devletin yapmadığını ayakkabıcı ve boyacılar yaptı. Benzen yerine başka maddeler kullanarak kendilerini lösemiden korumaya çalışmaları, az da olsa Aksoy'u teselli etti.
Hekimlikten para kazanmayı hiçbir zaman aklına getirmeyen Aksoy, son zamanlara kadar haftada bir gün Esnaf ve İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne giderek hekimliğini sürdürüyordu.
Önceki akşam evinde 86 yaşında vefat eden Prof. Dr. Muzaffer Aksoy, bugün İÜ Tıp Fakültesi' nde yapılacak tören ve Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.