'Bilinen en büyük nükleer felaket ile karşı karşıyayız'

'Bilinen en büyük nükleer felaket ile karşı karşıyayız'
'Bilinen en büyük nükleer felaket ile karşı karşıyayız'
Nükleer enerji uzmanı Prof. Hayrettin Kılıç, dünyanın Çernobil'den çok daha büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Japonya'da nükleer felaket her geçen dakika etkisini artırıyor. Fukuşima nükleer santralinde meydana gelen patlamadan sonra ortaya çıkan radyasyon seviyesinin 6'ya çıktığı açıklandı. Çernobil Felaketi ise 7 seviyesinde değerlendiriliyordu. Ancak uzmanlar felaketin boyutlarının açıklanandan çok daha büyük olduğu görüşünde.

Nükleer karşıtı çalışmaları ile bilinen Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, Japonya’dan gelen son bilgilere göre, nükleer felaketin derecesinin 6'nın üzerinde olması gerektiğini söyledi. Prof. Kılıç, “7. derece bilindiği gibi nuclear melt down (erime) anlamına geliyor. Şu anda Fukuşima nükleer santralinde 1 ve 3 numaralı reaktörler erimiş durumda. Felaketin bu kadar büyük olmasının sebebi, ikinci patlayan reaktörde kullanılan yakıtın son derece tartışmalı ve halen dünya genelinde en fazla 10 santralde deneme amacıyla kullanılan plütonyum ve uranyum-oksid karışımı MOX maddesi olması” diye konuştu.

DENEME AŞAMASINDAKİ MADDE SIZIYOR 
Bu yakıtın uranyumdan tasarruf etmek için denendiğini belirten Prof. Kılıç, “Yani çevreye normal bir reaktörde kullanılan iyod ve uranyum izotoplarının dışında çok daha tehlikeli olan plutonyum 239 izotopları da yayıldı. Plutonyumun yarılanma süresi 24 bin yıl. Dolayısıyla bu felaketi bilinen derecelendirme yöntemleri ile açıklamak mümkün değil. Küresel nükleer lobi olayın üstünü kapatmak için uğraşıyor ama durum tahmin edilenden çok daha büyük” dedi.

1 AY İÇİNDE ASYA, ABD ve AVRUPA’YA YAYILACAK 
Dün gece 2. reaktördeki patlamanın ardından saat 12.30’da ölçülen radyasyon seviyesinin 3130 mSv. Olduğunu ve bu değerin normal olarak alınabilecek yıllık maksimum dozun yaklaşık 3 bin katına takabül ettiğini belirten Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, “Bu felaketin etkileri binlerce yıl o coğrafyada hissedilecek. 1 ay sonra radyasyon Asya, Amerika ve Avrupa’ya ulaşmış olacak, deniz hayvanları başta olmak üzere bütün canlılar etkilenecek” diye kaydetti.

Prof. Kılıç, şu an halen radyoaktif maddelerin reaktörden çevreye sızmaya devam ettiğini çünkü ekiplerin reaktör binalarına giremediklerini ifade ederek, Çernobil’de olduğu gibi, büyük olasılıkla ancak birkaç ay içerisinde reaktörün soğutulabileceğini ve kompleksin betonla kapatılacağını söyledi.

TEHLİKE YENİ SANTRALLER İÇİN DE GEÇERLİ 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile TAEK’ten talihsiz açıklamalar geldiğini dile getiren Prof. Kılıç, “Japonya’daki bu santralin 1. nesil olduğu, bu nedenle güvenlik tedbirlerinin zayıf olduğu yönünde açıklamalar geliyor. Onlara sormak istiyorum, yeni nesil santraller gazozla mı soğutuluyor? Bütün santraller denizden, göllerden alınan su ile soğutulur. Soğutma sistemi iflas ettiği an hangi tip santral olursa olsun ‘nuclear melt down’ kaçınılmazdır. 1000 megawatt’lık bir santralin 1 günde ihtiyacı olan su miktarı 4 milyon litre. Yeni nesil santrallerde bulunan borik asitle karışık acil soğutma sistemleri bile en fazla birkaç saat dayanabilir. Soğutma sistemi durduğunda birkaç saat içinde reaktörün ısısı 2 bin dereceye ulaşır” diye konuştu.

3. nesil santrallerde de reaktörün çekirdeğindeki nükleer reaksiyon ve soğutma sisteminin ihtiyacı olan su miktarının değişmediğini ifade eden Prof. Kılıç, “Değişen tek şey kontrol sistemleri dijital hale geldi, borular ve pompalar geliştirildi vs. Ama dijital kontrollü sistemler de henüz ABD’de nükleer otoriteden onay alamadı çünkü bu tür santraller bilgisayar korsanlarının saldırılarına açık bulunuyor” dedi.


Prof. Dr. Hayrettin Kılıç kimdir?
 
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü'nü bitiren Hayrettin Kılıç, ABD Stevens Teknoloji Enstitüsü'nde mastır ve doktorasını yaptı. Doktora sırasında New Jersey'deki PSE&G Elektrik Şirketi'nde fisyon-füzyon hibrit reaktörlerinin fizibilite projelerinde çalıştı. Plazma fiziğinin kurucularından Prof. Dr. Winston Bostik'le yaptığı doktora çalışmasından sonra Yale Üniversitesi Uygulamalı Fizik Bölümü'nde araştırmacı oldu. Daha sonra da Stanford Üniversitesi'nde çalışmalarına devam eden Kılıç, İtalya Ferrera Üniversitesi'ne araştırma profesörü olarak atandı. Kılıç, Amerika New Jersey'de faaliyet gösteren nükleer karşıtı vakıf ‘Green Think Tank of Turunch Foundation’ın da kurucusu. (radikal.com.tr)