Bir ablanın 'kan davası' feryadı...

Bir ablanın 'kan davası' feryadı...
Bir ablanın 'kan davası' feryadı...

Sedat Gezer, sanık ağabeyinin davasını izlerken vurularak öldürülmüştü. Kardeşi Yasemen Gezer?in iddiasına göre karşı tarafın tehditleri sürüyor. FOTOĞRAF: SEFA KIDIK / DHA

Cinayet yüzünden bir ağabeyi hapiste olan, bir kardeşi adliye önünde öldürülen Yasemin Gezer çaresiz: Devlet yardım etsin, kan kanla yıkanmasın...
Haber: SEFA KIDIK / Arşivi

İSTANBUL - Her şey üç ay önce Kumkapı’da başladı. Evli ve üç çocuk babası Murat Gezer ve mahalleden tanıdığı Sıddık Demirel kendi arkadaş gruplarıyla 4 Haziran’da ayrı ayrı Kumkapı Sahili’ne gitmişti. İki grup da hem mangal yapıyor hem de içki içiyordu. Gruptan bir kişinin laf atması, iki grubun gerilmesine neden oldu. Sonrası bıçakların çekilmesi ve Demirel’in ölümüyle sonuçlandı..  Gezer yakalandı, tutuklandı ve hakkında ‘Kasten adam öldürmek’ten müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Ancak aynı zamanda Diyarbakırlı olan iki aile arasında başka bir davanın, ‘kan davasının’ başlamasından korkuluyordu.
Gezer, 11 Eylül’de mahkemeye çıkacaktı. Kardeşi 22 yaşındaki Sedat Gezer de duruşmayı izleyecekti. Sedat Gezer o gün sabah saatlerinde Sultanahmet’teki İstanbul Adliyesi’ne geldi. 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşma saatini öğrendikten sonra adliye yakınındaki iş yerine gitti. Divan Bazaar İş Hanı’ndaki çantacı dükkânına gitmek üzere olan Sedat Gezer’e tam bu sırada kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi tarafından tabancayla ateş edildi.
Başından aldığı tek kurşunla ağır yaralanan Gezer yaşamını yitirdi. Duruşma yapıldı, Murat Gezer salonda kardeşini göremedi. Öldürüldüğü de o gün kendisine söylenmedi.. Laf atma yüzünden başlayan kavgada iki aileden birer kişi ölmüştü...

Devlete seslendi
Polis katil ya da katilleri ararken, Gezer ailesinden 27 yaşındaki Yasemin Gezer, bunun bir kan davasına dönüşebileceğini belirterek, devletten yardım istedi. Kardeşinin, ağabeyinin öldürdüğü kişinin yakınları tarafından öldürüldüğünü iddia eden Yasemin Gezer, şunları anlattı:
“Ağabeyim ile öldürdüğü kişi arkadaştı. Ağabeyim kaza sonucu arkadaşını, ardından onlar kardeşimi öldürdü. Ağabeyim Murat cezaevindeyken babasına, karşı taraftan barışmak için aracılar geldi. Babam da kan davası olmasın diye bu teklifi kabul etti. Bizden kan parası olarak 100 bin TL istediler. Güngören’de bulunan evimizi satıp bu parayı denkleştirecektik. Ancak onlar parayı almaktan vazgeçtiler. Daha sonra Sıddık Demirel’in babası aracılarla ‘Kanımıza kan isteriz’ diye haber gönderdi. Babam ‘barışalım’ dedi.
Mahkemeden kısa bir süre önce bir aracı geldi ve babamla görüşmek istedi. Babam da kabul etti. Bu kişi kardeşim Sedat’ı öldüren kişinin ağabeyiymiş. Babamı kucaklamış. Babam da kendi çocuğu öldürülmüş gibi çok üzüldüğünü söylemiş. Adam babamın elini öpüp, ‘Sizin canınıza kimse kıymayacak. Ben sizin güvencenizim’ diye konuşmuş. Babam o gün eve çok neşeli geldi. Ama ben işin bu kadar basit sonlanmasından kuşkulandım. Savcılığa gidip can güvenliği isteyecektim. Mahkemeye, polisle gitsek bunlar başımıza gelmeyecekti. Artık acı yaşamak istemiyoruz. 

‘Yasalar cezalandırsın’
Bir ağabeyinin de 2002’de  askerden hava değişimine geldiğinde intihar ettiğini anlatan Gezer, “Aynı yaşta bu kez de Sedat’ı bu cinayetle kaybettik” diyor ve geride kalanların yaşaması için devletten yardım istiyor:
“Diğer ağabeyim cezaevinde. Geriye üç kardeş kaldık. Şimdi kardeşim Ferhat’ı da böyle bir olaydan dolayı kaybetmek istemiyoruz.  Acımız çok taze, ama bu olayların devamının gelmesinden korkuyoruz. Karşı taraf, sürekli tehdit haberleri gönderiyor. Telefonla tehditlerini sürdüyor. Biz kanın kanla yıkanmasını istemiyoruz. Bir an önce iki aile arasında barış olmasını istiyorum. Devlet bize yardım etsin. Suçluların cezasını yasalar versin.”