Bir alo sayesinde 134 kadın kurtuldu

Katya, rehabilitasyon merkezine geldiğinde depresyondaydı. Sürekli ağlıyor ve intiharı düşünüyordu. Oğlu ise saldırgandı, sadece ışıklar açıkken uyuyabiliyor, altını ıslatıyordu. Bilincini kaybedene kadar bağırıyor ve annesini dövüyordu.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Katya, rehabilitasyon merkezine geldiğinde depresyondaydı. Sürekli ağlıyor ve intiharı düşünüyordu. Oğlu ise saldırgandı, sadece ışıklar açıkken uyuyabiliyor, altını ıslatıyordu. Bilincini kaybedene kadar bağırıyor ve annesini dövüyordu.
Türkiye'de insan tacirlerinin elinde fuhuşa zorlanan Katya, birlikte olmaya zorlandığı adamlardan birinden olan oğluyla ülkesi Moldova'ya bu halde döndü. Şimdi mesleki eğitim kurslarına gidiyor. Oğlu ise artık sakin ve arkadaş canlısı. Katya'nın insan tacirlerinin elinden kurtulmasını sağlayan Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye'de kurduğu 157 yardım hattıyla iki yılda fuhuşa zorlanan 134 kadının kurtulmasını sağladı. 157, telefonun diğer ucunda ağlamaktan konuşamayan, korkudan sadece fısıldayarak yerini söyleyen yüzlerce kadına umut oldu.
Çoğunluğu Moldova, Ukrayna ve Rusya'dan olmak üzere kadınlar yoksulluklarına çare aramak için Türkiye'ye geliyor. Hepsinin hikâyelerinin başı Katya'nınkiyle nerdeyse aynı. Kimi hasta annesine kimi çocuklarına bakabilmek için para kazanmak istiyor. Fuhuşa zorlanan her üç kadından birinin anne olduğu gerçeği de bunun bir kanıtı. Garson, dansçı, çocuk bakıcısı olma ve yüklü maaş vaatleriyle gelen kadınları, Türkiye'de çoğu kez şiddet ve işkence dolu bir yaşam bekliyor. Fuhuşa zorlanan yabancı uyruklu kadınların imdadına yetişen ise, Uluslararası Göç Örgütü'nün insan ticaretiyle mücadele edebilmek ve bu insanlara ulaşabilmek için kurduğu 157 yardım hattı. İnsan ticareti konusunda danışma hattı olarak hizmet veren 157, gelen ihbarları polise ve jandarmaya bildiriyor. Y ardım hattında Türkçe, Romence, Rusça ve İngilizce bilen görevliler her ihbarı değerlendiriyor, mağdurlarla kolluk kuvetleri arasında köprü kuruluyor.
Ücretsiz aranabiliyor
Haftanın yedi günü 24 saat, cep telefonu dahil ücretsiz aranabilen acil yardım hattı 2005'ten bu yana 1098 çağrıyı kolluk kuvvetlerine yönlendirdi. Ayrıca 134 kadın da insan tacirlerinin elinden kurtarıldı. Uluslararası Göç Örgütü Basın Medya Koordinatörü Selin Arslan telefonların en çok İstanbul ve Antalya'dan geldiğini belirterek, "Van, Iğdır, Trabzon'dan da telefon alıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından telefonlar geliyor. Mağdurlar sanılanın aksine en fazla ortaokul mezunu. Alt ekonomik düzeye sahip ve eğitim düzeyleri düşük ailelerden. Kurtarılan kadınların yarısından çoğu 18-24 yaş arasında" diye konuşuyor.
Mağdurlar daha Türkiye'ye ayak bastıklarında pasaportlarına el konuluyor, hareket özgürlükleri kısıtlanıyor, karşı çıktıklarında ise şiddet görüyorlar. Bunun için 157 yardım hattını arayanlar azınlıkta. Kimi kaçmayı başarıyor ve hemen 157'yi arıyor kimi ise iletişim aracı bulmayı başardığında ilk tuşladığı numara 157 oluyor. Çağrıların yüzde 74'ü ise mağdurların müşterileri tarafından yapılıyor. Müşterilerinden yardım isteyen mağdurlar, iyi birine denk gelirse ülkelerine dönme fırsatı yakalayabiliyor. Yardım hattına ihbarı yapan müşterilerden bazısı tekrar arayıp kadının kurtulup kurtulmadığını soruyor.
Kurtarılanlar sığınma evlerine...
İhbardan sonra polis ya da jandarma harekete geçiyor. Mağdur kurtarıldıktan sonra Uluslararası Göç Örgütü'nün yardım asistanlarıyla görüşüyor ve biri İstanbul diğeri ise Ankara'da olan sığınma evlerine yerleştiriliyor. Ülkelerine dönmek isteyenler için hemen harekete geçiliyor. Çoğunun pasaportları ellerinden alındığı için elçilerle irtibata geçip seyahat belgeleri düzenleniyor. Mağdura havalimanına kadar IOM ve kadın sığınma evi yetkileri ve polis eşlik ediyor ve güvenle ülkesine dönmesi sağlanıyor. Kadınların ülkesine dönmesiyle her şeyin bitmediğini anlatan Arslan, "Zaten ülkelerindeki çıkmazdan geliyorlar. Rehabilitasyondan geçmeleri çok önemli. Ülke ofislerimizde rehabilitasyondan geçebiliyorlar. Mesleki eğitim için onlara yardımcı oluyoruz. Küçük ekonomik desteklerle, iş kurmaları da sağlanıyor. Kişi isterse altı aylık periyodlarla ülke ofisi aracılığıyla takip etmeye çalışıyoruz" diyor.
'İş vaadiyle Türkiye'ye getirip pasaportuma el koydular'
Fuhuş batağına düşen iki kadının hikâyesi şöyle:
33 yaşındaki S.P (Moldova): "İki çocuğum var. Ekonomik sıkıntı çekmekteydim. Bir kız arkadaşım Türkiye'de dansçı olarak iyi para kazanabileceğimizi söyledi. Uçak bileti ve pasaportum Türkiye'deki arkadaşım tarafından ayarlandı. Antalya Havaalanı'nda karşılandım. Beni Antalya'da bir köy evine götürdüler. Pasaportumu elimden aldılar. Fuhuşu kabul etmeyince başıma silah dayandı, dövüldüm. Kapalı kaldığım köy evine müşteriler geliyordu. Evde birkaç kız daha aynı durumda çalıştırılmaktaydı. Bir gün beni bir otele müşteriye götürdüler. Moldova'daki sivil toplum kuruluşu LA Strada'nın insan ticareti mağdurlarına yardım hattını aradım. La Strada 157'yi aramamı söyledi. 157'yi arayıp kurtuldum."
25 yaşındaki M.G. (Ukrayna): "1.5 yaşında kızım var, eşimden ayrıyım, annemle birlikte yaşıyorduk, ikimiz de işsizdik. Bir adam bize Türkiye'de garson olarak iş bulabileceğini söyledi ve bizim Türkiye'ye gelişimizi ayarladı. İstanbul Havaalanı'nda bizi Türk bir adam karşıladı. Kendilerine borçlu olduğumuzu ve borcumuzu fuhuş sektöründe çalışarak ödemek zorunda olduğumuzu söyledi. Kabul etmedik, başka hiç şansımızın olmadığını söylediler. Ankara'ya götürüldük ve çalıştırılmaya başladık. Arkadaşım bir gün Ukrayna'daki erkek arkadaşını arayıp yardım istedi. Erkek arkadaşı Moldova'daki yardım hattını aramış, onlar da Türkiye'de 157'yi aramaları gerektiğini söylemişler. Bu sayede kurtulduk."