@ismailsaymaz

Bir avuç genç, yedi bölge, 4 bin kitap

"Muş Varto'ya bağlı Güzelkent (Tatan) köylüleri, köy kahvehanesini halk kütüphanesine çevirdi. Eski kahvehanede her akşam kitap okunuyor."
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - "Muş Varto'ya bağlı Güzelkent (Tatan) köylüleri, köy kahvehanesini halk kütüphanesine çevirdi. Eski kahvehanede her akşam kitap okunuyor."
Erkan Kızılay, çalıştığı kartuş atölyesinde işten fırsat bulup gazetede bu haberi okuyunca gözleri ışıldadı. Bu köye kitap göndermek istedi. Hayalini arkadaşı Fırat Işık'a açtı. Işık da İstanbul Üniversitesi'nde (İÜ) okuyan arkadaşı Serdar Yıldırım'a... Üç kafadarın bu düşü, üyeleri işçi ve öğrenci gençlerden oluşan 'Yediumut Derneği'ne dönüştü. Yedi bölge de onlar için 'aynı' ve 'kitaba muhtaçtı'. Bugüne dek, topladıkları 4 bine yakın kitap ve kırtasiye malzemesini limonata ve poğaça satarak elde ettikleri gelirle 25 okul ve kuruluşa gönderdiler.
'Bir defter bir limonata'
Avcılar sokaklarında, 'Bir defter bir limonata' yazılı standla karşılaşanlar, 'Yediumut'çuların 'umudunu' da paylaşıyordu. Bir bardak limonata, muhtaç öğrencinin bir harf daha öğrenmesini sağlayabilirdi.
Kartuş işçisi 22 yaşındaki Kızılay, geçen yılın ocak ayında, Güzelkentlilerin kahvehanelerini kütüphaneye çevirdikleri haberini okuduğu günden beri bu umudu taşıyordu. Bu umut Kızılay'ın iş arkadaşı Işık'a, Işık'tan da mahallesinden arkadaşı 20 yaşındaki Yıldırım'a geçti:
"Sayımız artıyordu, sekiz kişi olmuştuk. Kitap toplayıp Güzelkent Köyü'ne ve Şanlıurfa'daki bir ilkokula gönderecektik."
İlk çabaları boşa gitmedi. Topladıkları hikâye, roman ve ansiklopedilerden oluşan üç koli kitabı Şanlıurfa'daki İsmet Öztop İlköğretim Okulu'na gönderdiler. Umutları artmıştı. Bu arada hem gönüllüler hem de toplanılan kitaplar artıyordu. Kızılay, dernek kurma fikrini ortaya attı. İÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Serdar Yıldırım'ı başkan seçtiler: "Derneğin adını düşündük. Bugüne dek tüm yardımlar doğudaki okullara yönelik oluyordu. Oysa bizim için bu ülkedeki yedi bölge de aynı. Bu yüzden 'Yediumut' ismini beğendik."
Yediumut, önce işçi ve öğrenci üyelerinin kütüphanesiyle yola çıktı. Evlerde raflarda unutulan romanlara öğrencilerin ihtiyacı vardı. Ardından da dershaneler gezildi, ÖSS ve OKS kitapları istendi.
Bu arada masrafları artıyor, işçi maaşları ve öğrenci harçlıkları giderlerini karşılamaya yetmiyordu. 'Poğaça yapıp satalım' dediler. Evlerinde hazırladıkları poğaçalarla biraz ek gelir ve yeni dostlar kazandılar. Sonra da limonata yaptılar. Avcılar'daki standda 'Bir defter bir limonata' kampanyasını başlattılar. Sonra da ayraç...
'Yediumut'çular bir yılda 4 bine yakın kitap, ÖSS ve OKS kitapları ve kırtasiye malzemeleri topladı. Bunlar Tunceli, Mardin, Şanlıurfa, Denizli, Diyarbakır, Batman, Kahramanmaraş, Van, Bingöl, İstanbul ve Ardahan'daki okullar; İzmir, İstanbul ve Bursa'daki eğitim gönüllülerinin de içinde olduğu 25 kurum ve kuruluşa yollandı.
Bilgisayar korsanlarından özür
Yaklaşık 30 üyeye ulaşan 'Yediumutçu'ların çabası diğer illerde de duyuldu. Bursa'da bir grup genç 70 kitap topladı, Manisa'da kitapla girilen bir şiir dinletisi yapıldı, Ankara'da 15 koli kitapla doldu. Çabaları öylesine karşılık buldu ki, sitelerini 'hack'leyen bilgisayar korsanları bile özür diledi...
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi Mahmut Ay, 'Yediumut'u internet sayesinde bulmuş. Ay, üniversiteye hazırlanırken eksikliğini hissettiği kitapları bundan böyle diğer yoksun öğrencilerle paylaşacak olmaktan ötürü çok heyecanlı. Ay, "Şimdiden kitap toplamaya başladım" diyor.
Tekstil işçisi Deniz Kartal da hem iş çevresi hem evdeki kütaphanesiyle kampanya destek veriyor: "Evimde hiç roman kalmadı. Son kitapları da bugün getirdim."
'Yediumut'çular, halen Avcılar'daki bürolarında, koliledikleri kitapları, okullardan gelen talebe göre yola çıkarmaya çalışıyor. 'Namazında niyazında' başkanları Yıldırım ve 'sosyalist' kurucuları Kızılay'ın 'umudu' her kitap kolisinde biraz daha büyüyor.