Bir fişlenen kurtulamıyor!

Ne demokratikleşme yasaları ne de mahkemenin beraat kararları fişleme kültürünü yok etmeye yetiyor.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Ne demokratikleşme yasaları ne de mahkemenin beraat kararları fişleme kültürünü yok etmeye yetiyor. Ankara'da Devrimci Gençlik örgütüne üye olmaktan hakkında 1990'da poliste fiş kaydı tutulan, ancak yargılandığı davada beraat etmesine rağmen, bu fiş kayıtları mahkemeye aleyhine kanıt olarak gönderilen sosyolog Cemalettin Canlı, bunun hak ihlal olduğunu belirterek yargıya başvurdu.
Canlı'nın avukatı Gökçen Zorlu, uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) de aykırı olduğunu savunarak, sorumlu emniyet amir ve memurları hakkında görevi kötüye kullanmaktan dava açılması istemiyle Ankara Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Zorlu, dilekçesinde yaşanan hak ihlalinin nasıl gerçekleştiğini şöyle anlattı:
"Yakın Türkiye tarihi üzerine yayımlanmış eserleri bulunan sosyolog Cemalettin Canlı, 2003 Ağustos'unda KESK tarafından yapılacak basın açıklamasını izlemek isterken polislerce dövülerek gözaltına alındı. Ardından hakkında izinsiz yürüyüşten dava açıldı. Asliye Ceza'da görülen davaya, Emniyet tarafından 'EK Suç Bildirme Formu' adıyla bir belge (fiş kaydı) gönderildi. Belgede Canlı'nın 'suçluluk kayıtları' başlığı altında 'Dev-Yol üyesi 14 Mart 1990... ve 'Devrimci Gençlik örgüt üyesi 2 Kasım 1990...' bilgileri verildi. Müvekkil hayatının hiçbir döneminde Dev-Yol ve Devrimci Gençlik örgütü üyesi olmamıştır.
Beraat kararı işlenmedi
Devrimci Gençlik örgütü üyeliği iddiasıyla yargılanmış, Ankara DGM'nin 1990 yılındaki kararıyla beraat etmiştir. Ancak beraat kararı polis tarafından mahkemeye gönderilen fiş kaydına yasalara aykırı olarak işlenmemiştir. Müvekkil Devrimci Yol üyesi olduğu iddiasıyla da yargılanmış, bu dava da o tarihteki yasa değişikliğiyle ortadan kalkmıştır, ancak bu örgütlere üye olduğuna dair fiş kayıtları da gönderilmiştir.
Bu belge müvekkilin yargılandığı mahkemeyi müvekkil aleyhine olarak yanıltıcı belge olmakla birlikte gerçeğe aykırı suç atmaktadır. Kayıtların keyfi tutulup mahkemeye gönderildiği açıktır.
Müvekkilim bazı haberlerin de etkisiyle yaşadığı olaylar nedeniyle çevresinde yasadışı örgüt üyesi olarak görülmeye başlanmış, mesleğini yerine getirmede karşılaştığı zorluklar bir yana psikolojik olarak ciddi
yıpranma ve moral bozukluğu yaşamıştır. Söz konusu fiş kaydı AİHS'nin 6. maddesindeki masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı ilkesine de aykırıdır. Müvekkilin bazı emniyetçilerin keyfi ve kötü niyetli tuttuğu suçluluk kayıtlarıyla zan altında bırakılması hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz."
Avukat Zorlu mahkemeye sunduğu dilekçede hukuka aykırı olarak fiş kaydı tutan ve bunları mahkemeye göndererek suç işledikleri gerekçesiyle sorumlu emniyet amiri ve personel hakkında görevi kötüye kullanmak ve ihmalden dava açılmasını istedi.