Bir mahalle 'görünmez insan'

Bir mahalle 'görünmez insan'
Bir mahalle 'görünmez insan'

Evleri yıkılınca Sancaktepe ye sığınan yaklaşık 60 hane, ne eğitim ne de sağlık hizmeti alabiliyor.

Haber: AYÇA ÖRER - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul Küçükbakkalköy’de tapu tahsis belgeli evlerini sattıktan sonra evsiz kalan Romanlar, kendilerine Sancaktepe’nin dışında jandarma bölgesinde bir hayat kurdu. Çadırlarda sürdürdükleri hayatta elektrik yok, su kuyudan çekiliyor. Çocuklar okula kayıt olamıyor, sağlık hizmetlerinden faydalanamıyor. 

Evden çadıra

Küçükbakkalköy’de doğup büyüyen 230 Roman, 2006’da “Bu evlerle burada oturamazsınız” baskısıyla karşılaştı. Tapu tahsis belgelerini bedelinin altında satan Romanlar, kalacak yer bulamayınca Sancaktepe’ye taşındı. Sancaktepe’de jandarma bölgesinin üzerinde kendilerine bir hayat kurmaya çalışan 60 aile geçen yedi yıl içinde ne evlerinin bedeliyle kendilerine yeni bir yer alabildi, ne kendilerine kalacak yer buldu.
Küçükbakkalköy’de evini satmayan tek kişi Yüksel Dum. Evi usulsüzce yıkıldığı için itiraz etti, tapu tahsis belgesinin geçerliliği için mahkeme sürecini başlattı. Mahkeme Yüksel Dum lehine karar verdi. Dum lehine çıkan karar, evlerini satan ailelerin de aldığı paranın rayicin altında olduğunu ortaya koyuyor.
Yüksel Dum’un kardeşi Halime evini satıp Sancaktepe’ye gelenlerden. Ellerine geçen parayla eşinin kataraktını ameliyat ettirmiş. Ellerindeki 20 bin liranın bitmesiyle burada yaşamaya başlamışlar. Halime her gün 3 kilometre ötedeki mahalleye hurda toplamaya gidiyor. Günlüğü 3-5 lira arasında. Evlerden yeterince hurda çıkmamasından şikâyetçi: “Buradaki Kürtler de bizim gibi fakir. Çöpleri çıkmıyor.”

60 çocuk okulsuz kaldı

Burada sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanamıyorlar. Çocukları bölge jandarma bölgesi mi Pendik Belediyesi’ne mi dahil, Maltepe Belediyesi’ne mi tartışması yüzünden bu yıl okula kaydedilememiş. Okula kaydedilseler de başka sorunlar, uçaktaki okula nasıl gidip gelecekleri, masrafları nasıl karşılayacakları, uyum sağlayıp sağlayamayacakları belirsiz. Uzun zamandır sağlık hizmeti almadıkları için verem, Hepatit B gibi tedavisi mümkün hastalıklarla karşı karşıyalar. O durum da okula kabullerini güçleştiriyor. Okula kaydedilmeyi bekleyen 60’a yakın çocuk var. Kiminin geçen sene başlamış olması gerekiyor.
Zehra o çocuklardan biri. Okula gitmeyi çok istiyor. Şimdilik kardeşlerine bakmakla yükümlü. 

SGK yok, tedavi yok

Felç geçiren Hanife, Pendik Hastanesi’ne gitmiş, serum verilerek yollanmış. Sağlık güvencesi yok, bu yüzden fizik tedavi göremeyecek. Sağlık güvencesi olmadığı için tedavi edilemeyen hastalıklar arasında katarakt, felç, fıtık, siyatik var.
Bölgede su bir kuyudan karşılanıyor. Kuyunun içinde bulunan suyun denetimi yok. Çocukların yazın en çok yaşadığı sorunların başında ishal geliyor. Yılan ve fareler de bir diğer sorun. Çadırların kenarı desteklense de yılanlar ve fareler cirit atıyor.

Evimizin yerinde plaza var

Hurda toplayan İbrahim’in tek isteği daha yakın yerde bir ev: “Ben Küçükbakkalköy’de doğdum büyüdüm, annem, babam da. Sonra bir gün gelip ‘Burada imarsız oturuyorsunuz’ diye evi başımıza yıktılar. Tapu tahsis belgemizin olduğu ortaya çıkınca metrekaresini üç-beş liraya kapattılar. Eski yerlerimiz plaza oldu, biz evsiz kaldık. Çocuklarımız okula gidemiyor, hastanede bize vebalı muamelesi yapıyorlar. Sadece günlüğü 10 liraya bir bulsak, kafamızı bir yere soksak yeter. Tüp almayalı 5 yıl oldu. Yemeğimiz peynir ekmek.”
Bölgeye sosyal güvenlik uzmanları gelip gidiyor. Nüfusu 250’leri bulan Sancaktepe sakinlerini kaydetmek için uğraşıyorlar.
Sancaktepelilerin isteğiyse, kaydolmakla sınırlı değil, vatandaş olarak da kabul görmek istiyorlar.