'Bir sabah vatandaştan teröriste dönüştürüldüm'

'Bir sabah vatandaştan teröriste dönüştürüldüm'
'Bir sabah vatandaştan teröriste dönüştürüldüm'
Bir denizcilik firması ortağı Sevim Öztürk "gerekçesi bilinmediği halde" 27 Nisan'dan bu yana tutuklu olduğu cezaevinden mektup gönderdi



İstanbul Bostancı’da üç kişinin ölümüne neden olan eylemde polisle çatışarak ölen Devrimci Karargâh Örgütü üyesi Orhan Yılmazkaya’nın İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nden sınıf arkadaşı olduğu iddiasıyla gözaltına tutulan gazetevatan.com Yayın Müdürü Aylin Duruoğlu ile aynı kaderi paylaşan bir sınıf arkadaşı daha ortaya çıktı. Bir denizcilik firması ortağı, genç iş kadını Sevim Öztürk de “gerekçesi bilinmediği halde” 27 Nisan’dan bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunuyor.

Aylardır iddianamesi hazır olmadığından neyle suçlandığını bilmeyen Öztürk, cezaevinden yazdığı mektupla yaşadıklarına isyan etti. Öztürk, “Yılmazkaya’yı tanıdığı için terörist ilan edildiğini, terörist olmadığını, adını ilk kez emniyetten duyduğu terör örgütüne de üye olmadığını” söyledi. Öztürk, mektubunda “13 yaşındaki oğlumla bir gece uyudum, sabah içinizden herhangi biriniz gibi olan iş kadını Sevim Öztürk vatandaştan teröriste dönüştürüldüm. Talihsizlik eseri yanlış zamanda yanlış yerde bulunuyorum. Sadece evimde uyuyordum. Bağırıyorum ve yardım çağrısında bulunuyorum” diyerek kamuoyuna seslendi.

13 yaşında oğlu var
Öztürk, 40 yaşında, aile şirketi Tuan Denizcilik Şirketi’nde müdürlük yapıyor. Terörist Yılmazkaya ile İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nden arkadaş olan Öztürk, dış ticaret alanında kariyer yaptı, evlendi ve şu an 13 yaşında Janberk isimli bir oğlu var. Yazdığı mektupta hayatının terörist suçlamasıyla terörize edildiğinden şikâyet eden Öztürk, “Hiçbir polisiye delil, bilgi ve bulgu olmaksızın bir dosyaya, bir örgüte dahil edilmeye çalışılmam ve hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın hapse atılmış olmam aklın sınırlarının ötesinde zorlama bir hayal gücünün ürünü bile olmaktan uzaktır” dedi.

“Terörist dedektörüm yok”
Terörist Yılmazkaya’yı gazeteci-yazar kimliğiyle tanıdığını söyleyen Öztürk, “Orhan’ın sadece Egeli yanını tanıyorum, güzel zeytinyağlı yemekler yapan, bakır cezvede nefis Türk kahvesi pişiren, arada ağdalı fallar bakan esprili yanını, Hamam kitabı yazan nazik yanını” dedi. Öztürk, şöyle devam etti:
“Yılmazkaya bir teröristmiş ve böyle bir örgüte üyeymiş. Gözaltına alındığım sabah kolluk kuvvetlerinden öğrendim. Terörist dedektörüne sahip değilim. Ayrıca terörle mücadele polislerinin de sahip olduğunu zannetmiyorum.”
Terörle mücadele polislerinin Yılmazkaya’nın tehlikeli yanını tanıdığı halde kendilerini bilgilendirmemesinden yakınan Öztürk, “Terörist Orhan’ın gizlice yanına gizlenecek örnek bir aile” olduğu için kendilerini seçtiğini ifade etti. 

Onunla tanışan gitti!
Öztürk, eski eşi Necdet Öztürk’ü, eski eşinin nişanlısı Melek Seven’i, ablasının kızı Ceren Sütlaş’ı da terörist Yılmazkaya ile tanıştırdı. Tüm bu aile üyeleri de Öztürk gibi gözaltına alınarak, tutuklandı. Eski eş Öztürk’ün boşandıktan sonra kiraladığı evde Yılmazkaya’yı misafir ettiği belirtiliyor. Uzun yol gemi kaptanı olan Necdet Öztürk’ün Bostancı’daki eve yönelik operasyon olduğu sırada Ukrayna’da bulunduğu, nişanlısı Melek Seven’in ise sinema sektöründe çalıştığı öğrenildi. (Milliyet)