Bir tarzın son temsilcisiydi

Kazancı Bedih, Urfa'nın hakiki ve son sesiydi. Yalnız unutulan bir şey var burda, geleneksel müzikte, şarkıda da türküde de meşk etme, yani icra, aynı zamanda bir eğitimdir.
Haber: ZEKİ COŞKUN / Arşivi

Kazancı Bedih, Urfa'nın hakiki ve son sesiydi. Yalnız unutulan bir şey var burda, geleneksel müzikte, şarkıda da türküde de meşk etme, yani icra, aynı zamanda bir eğitimdir. Urfa sıra geceleri aşk olmadan meşk olmaz ifadesinin tam karşılığıdır. Sıra gecesinde bulunan izleyiciler ve dinleyiciler katılım gösterir ama asıl türküyü söyleyenler bir tür icracı olmanın yanında eğiticidirler. Kazancı Bedih'in okuyuşundaki edaya bakarsanız son derece dingin, vakur bir ifadesi vardır. Hatta asalet olarak niteleyebileceğimiz bir gösterişsizlik taşır. Meşk terbiyesinin bir ürünü olarak ritmik, coşkulu şarkılarda da kılı kıpırdamadan duruyor gibidir.
Bölgedeki herkes Kazancı Bedih'i tanırken 90'larda ekranlara taşındı sıra geceleri. Özel televizyonlar ve radyolarla yerel olan hızla genelleşti. Sıra geceleri de giderek bir tür 'endüstriyel talk show gösterisi'ne dönüştü bu süreçte. Sonra da ekranlardan lüks otellere, İstanbul'da düzenlenen gösterilere ve konser salonlarına sıçradı. Nihayetinde türkü barlarda da düzenli programlarla sıra geceleri düzenlenmeye başladı.
İbretlik bir anıt
İşte tüm bu süreçte Kazancı Bedih adeta 'ibretlik bir anıt' gibi durur. Yüzü de sesi de yaslı gibidir ve bu asla yaşından kaynaklı bir yorgunluk, keyifsizlik değil, yaşanan durumdan doğan bir hoşnutsuzluğun ifadesidir.
Kazancı Bedih'in türküyle, müzikle olan ilişkisi köklü bir gelenekten geliyordu ve geçen yüzyılların ruhunu, disiplinini taşıyordu. Kazancı Bedih'in bir simge gibi karşılığı vardı. Bugün de bu sesin, bu edanın sadece temsili bir karakteri vardı ve onun da tüm bu durumdan çok hoşnut olmadığını düşünüyorum. Kazancı Bedih bu tarzın ve bu sesin hakiki ve son sesiydi, ölümü büyük bir kayıptır. Bence yaşamında da gelişen tüm bu süreçten dolayı büyük bir kayıp zaten yaşanıyordu.