Bir töre cinayetinin anatomisi

Hani'de başı kesilerek öldürülen Tuba Kılıç'ın babası cinayetten sonra normal hayatına devam etmiş, köy kahvesinde okey oynamış

 

Cem EMİR
 
 
DİYARBAKIR - Hani ilçesi Kırım köyü yakınlarında boğazı kesilerek öldürülen 18 yaşındaki Tuba Kılıç cinayetine ilişkin ‘töre cinayeti’ni işledikleri iddiasıyla tutuklanan babası Mehmet Kılıç ve amcası Abdulaziz Kılıç hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. İddianamede, baba Mehmet Kılıç’ın kızının kayıp olmasına rağmen yöre halkının sosyo-ekonomik yapısına aykırı tavırlar sergilediği ve kahvede oyun oynadığı belirtildi.
Kırım Köyü yakınlarında köylüler 12 Ekim 2008 tarihinde boğazı kesilerek öldürülmüş olarak bulunan Tuba Kılıç cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı tamamladı. Cinayeti işledikleri iddiasıyla baba Mehmet Kılıç ve amcası Abdulaziz Kılıç hakkında hazırlanan iddianamede töre cinayetine ilişkin tespitlere yer verildi. İddianamede, Tuba Kılıç'ın kaybolması ardından ailesinin normal yaşamına devam etmesini, ölümünün açığa çıkması sonrası ise faillerinin bulunması için çaba göstermemesini bölgenin sosyo-kültürel yapısı ile çeliştiğine dikkat çekilerek, kızın babası ve amcasının ‘Töre saiki ile tasarlayarak adam öldürme' suçlamasıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılması istedi. Tuba Kılıç'ın kızın boynunun 18 santimetre uzunluğunda kesici aletle kesildiği belirtilen otopsi raporunda, herhangi bir cinsel saldırı bulgusunun olmadığı ve ölüm olayının cesedin bulunmasından 3 gün önce gerçekleştiği tespit edildi.
Kırım Köyü'nün sosyal yapısını ele alan savcılık, köylülerin birbirleriyle akraba olduğu bildirilirken, bölgenin feodal ve muhafazakar yapısına dikkat çekilen iddianamede şu tespitlere yer verildi:
“Söz konusu yerin çok küçük olup, 20-22 haneden ibaret olduğunun ve herkesin birbirleri ile akraba olduğunun, gerek maktulun ailesinin gerek ise de, köyün kapalı ve muhafazakar bir yapıya sahip olduğunun, maktulun 36-72 saat önce öldürüldüğünün bildirilmesi karşısında, bulunduğu tarihten 4 gün önce kaybolmasına veya kaçırılması söz konusu iken maktulun ailesinin kolluk güçlerine ya da adli birimlere bilgi vermeyip, müracaat etmediklerinin, müşteki sıfatı ile ailenin alınan ilk ifadelerinde, olayı Allah’a havale ettiklerinin, katilin ortaya çıkmasında herhangi bir arayışa girişmediklerinin, maktulun babası olana şüpheli Mehmet Kılıç’ın maktulun kayıp olduğu süre zarfında normal hayatına devam edip köy kahvesinde oyun oynadığının, ailesinin maktulun kayıp olması olayını tepkisiz ve umursamaz olduğunu bu durumun ise yörenin sosyal-kültürel yapısı ile çeliştiğinin tespit edildiği.“
 
 
 
TUBA’NIN TAVIRLARI AİLESİNİ RAHATSIZ ETMİŞ
 
 
 
İddianamende, öldürülen Tuba Kılıç'ın erkek arkadaşı olduğu belirtildi. İddianamede H. Kan'ın, kız arkadaşının kayıp olduğu öne sürülen gün aradığı ve ona birlikte kaçmayı teklif ettiği, aksi halde kendisinin öldürüleceğini söylediği belirtildi. H. Kan'ın kaçma teklifini kabul etmediği vurgulandı.
Tuba Kılıç'ın olaydan önce evden ayrıldığı anlatılan iddianamede “Ailesi tarafından bulunduğu, yörenin sosyo-kültürel yapısı ile uyuşmayan tavırlarının aileyi tedirgin ettiği, maktulun daha ileriye gitmesinden korkarak şüphelilerin iştirak halinde töre saiki ile tasarlayarak maktulu öldürdükleri ve bu suretle atılı suçu işledikleri anlaşılmaktadır” denildi.
Sanık Mehmet Kılıç ve kardeşi Abdulaziz Kılıç hakkında, Tuba Kılıç'ı ‘Töre saikiyle tasarlayarak adam öldürme' suçunu kapsayan 82/1 maddesi uyarınca ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi. Sanıkların yargılanmasına Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde önümüzdeki günlerde başlanacak.