Bir Türk, bir İtalyan, bir Rus Karadeniz'de karşılaşmış!..

Türkiye ilk doğalgazını Rusya'dan satın aldı. 18 Eylül 1984'te, Türkiye ile SSCB arasında doğalgaz anlaşması imzalandı.
Haber: Deniz ZEYREK / Arşivi

Başlarken...
Yolsuzluğun gölgesinde
Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı Projesi, son altı aydır sadece yolsuzluk iddiaları ve yargı süreciyle konuşuldu. Ancak İtalyan ENİ şirketinin geçen hafta yaptığı açıklama, projenin bütün iddialara rağmen tamamlanacağını ortaya koydu. ENİ'ye ait Castro 8 gemisi 21 Temmuz'da, Saipem 7000 gemisi ise 6 Ağustos'ta Boğazlar'dan geçiyor. En geç eylül ayında da boruların Karadeniz'e döşenmesine başlanacak. Dünyada ilk kez 2 bin 150 metre derinliğe boru hattı döşenecek. Türkiye kendi topraklarındaki hatlarını tamamlandı. Rusya da kendi topraklarındaki boru hatlarını tamamlamak üzere olduğunu açıkladı. Eğer ENİ Karadeniz'de 'beklenmedik' bir sorun
yaşamaz ve boru döşeme işini planladığı gibi tamamlayabilirse 2002 yılı mart ayında Mavi Akım Boru Hattı çalışmaya başlayacak. Bu gelişme nedeniyle, yolsuzluk iddialarının gölgesinde kalan dev projenin teknik özelliklerini mercek altına aldık.
***
Türkiye ilk doğalgazını Rusya'dan satın aldı. 18 Eylül 1984'te, Türkiye ile SSCB arasında doğalgaz anlaşması imzalandı. 26 Ekim 1986'da inşasına başlanan hat, 23 Haziran 1987'de ilk durağı olan Kırklareli'deki Hamitabat Köyü'ne ulaştı. Ağustos 1988'de ise Rus doğalgazı Ankara'ya getirildi. Evlere, sanayi tesislerine doğalgaz verilmeye başlandı.
Hatta ODTÜ ile Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin ortak projesiyle Ankara'da bazı belediye otobüsleri doğalgazla çalıştırıldı. Ev tüketimi her geçen gün arttı. Temiz, ucuz ve kullanışlı bu enerji hammaddesinin yaygınlaştırılması yönündeki karar Ankara'da elde edilen sonuçların ardından ortaya çıktı.
Aracılar bıktırdı
Ancak özellikle kış aylarında hattın geçtiği Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan taahhütlerinin üzerinde doğalgaz çekmeye başlayınca Türkiye 1990'ların başından itibaren doğalgaz alımında sıkıntılar yaşadı. Geçiş ülkelerinin tavrı nedeniyle Türkiye'ye taahhüt ettiği miktarda doğalgaz sağlayamayan Rusya, mevcut hattan gelen doğalgaza ek olarak, paralel bir hatla,
8 milyar metreküp doğalgaz satmayı kabul etti. Bu konuda imzalanan anlaşmayla Türkiye'nin bu ülkeden alacağı doğalgaz miktarı yılda 14 milyar metreküpe çıkarıldı. Ancak Rusya, Türkiye'nin ihtiyacını tamamıyla ve 'sorunsuz' karşılayabilmek için bağımsız bir boru hattı inşa etmeyi teklif etti.
'Masraflı' ama sorunsuz hat
İlk başta doğudan yapılacak (Gürcistan
üzerinden) bir boru hattı üzerinde duruldu. Mevcut hattı 'Batı Hattı' olarak adlandıran Rusya, Gürcistan'dan geçecek hatta da 'Doğu Hattı' adını verdi. Bu çerçevede BOTAŞ ile Gazprom'un ihracat şirketi Gazeksport arasında 15 Aralık 1996'da anlaşma imzalandı.
'Doğu Hattı'nın rotası konusunda Türkiye ile Rusya arasında başlayan teknik görüşmeler 1996 yılının sonlarında somut projelerin ortaya çıkmasını sağladı. Ancak Karadeniz'den
geçecek 'masraflı' ama kısa bir hattın, iç çatışmalarla çalkalanan Gürcistan'dan geçecek 'sorunlu' ve uzun bir hattan daha uygun olduğuna karar verildi. Daha önce iki doğalgaz anlaşması imzalayan Türkiye ve Rusya üçüncü bir anlaşmanın çalışmalarını başlattı.
'Çevreci' bir isim
BOTAŞ ile Rus şirketi Gazprom arasında yapılan ilk görüşmelerde, projenin adı belirlenirken ortaya çıkabilecek çevreci eleştiriler de dikkate alındı. Bu eleştirileri bertaraf etmek amacıyla Karadeniz geçiş hattına Blue Stream (Mavi Akım) adı verildi. Proje gereği Rusya'nın
İzobilnoya şehrinde başlayacak bir boru hattı, Rusya kıyısındaki Beregovaya'da Karadeniz'e girecek ve Türkiye kıyısında ise Samsun'dan karaya çıkacaktı.
26 Aralık 1996 tarihinde dönemin BOTAŞ Genel Müdürü Mustafa Murathan ile Rus şirketi Göprospetgaz'ın Genel Müdürü Dvorkin arasında bir sözleşme imzalandı. Bu sözleşmeyle projenin Türkiye ayağı olacak Samsun-Ankara boru hattının fizibilite çalışmalarına başlanması kararlaştırıldı. 10 Mart 1997'de Murathan, Rusya doğalgazının yeni güzergâhının Karadeniz olacağını duyurdu.
Anahtar teslimi proje
Görüşmeler başladığında Rusya, Türkiye'ye her ülkenin kendi topraklarındaki boru hatlarının yanı sıra Karadeniz geçişinin yarısını yapmasını teklif etti. Türkiye ise gazı Samsun'da teslim alma konusunda direterek, "Proje anahtar teslimi yapılsın" yanıtını verdi. Türkiye, Rusya ile Mavi Akım pazarlıkları yapılan günlerde Türkmenistan ve İran ile doğalgaz görüşmelerine başladı. ABD'nin baskısı nedeniyle İran doğalgazı konusunda iddialı hareket edilemezken, Türkmen doğalgazının Hazar Denizi'nden geçirilerek Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye'ye getirilmesini öngören proje öne çıkarıldı. Bu projenin Bakü-Ceyhan petrol boru hattını avantajlı hale getireceği sık sık vurgulanarak Türkmen doğalgazı Rusya'yla pazarlıklarda koz olarak kullanıldı. Rusya, yoğun pazarlıkların ardından Mavi Akım projesinin 'anahtar teslimi' yapılmasını kabul etti. Ancak 'projenin bütünlüğünün bozulmaması' için Türkiye etabının da Rus şirketi tarafından yapılmasını şart koştu.
Bu istek de Türkiye tarafından kabul edildi. Varılan anlaşmaya göre Rus doğalgazı Türkiye'ye Samsun'da teslim edilecek, Türkiye Karadeniz geçişine karışmayacaktı. Buna karşılık Samsun-Ankara hattını Rus şirketi Stroytransgaz ve bu şirketin belirleyeceği Türk ortaklarının üstlenmesi kararlaştırıldı.
Yılmaz-Çernomırdin imzası
Resmi düzeyde ilk protokol 29 Ağustos 1997'de dönemin Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ile Gazprom Başkanı Rem Vahirev arasında imzalandı. Ancak asıl hükümetlerarası anlaşma 15 Aralık 1997'de Türkiye'yi ziyaret
eden dönemin Rusya Başbakanı Viktor Çernomırdin ile dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz arasında imzalandı. Anlaşma 1 Nisan 1998'de TBMM'de onaylandı ve 3 gün sonra Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu anlaşmanın yeterli olmadığı görüşünü savunan Gazprom daha sonra ek vergi protokolü imzalanmasını talep etti. Ancak Türkiye'deki muhalif görüşler nedeniyle bu protokolle birlikte Çevre Etki Değerlendirme raporu da gecikti.
İtalyanlar devrede
Bu arada 1998 yılı kasım ayında İtalyan şirketi ENİ, Rus şirketi Gazprom ile bir mutabakat zaptı imzalayarak projeye dahil oldu. Buna göre projenin deniz altından geçecek kısmının inşaatı ve işletmesini ENİ ve Gazprom'un eşit hisselere sahip olduğu Blue Stream Pipeline Company (BSCP) adlı şirket üstlendi. Türkiye'ye satılacak doğalgazın yarısının italyan şirketi ENİ'ye ait olması kararlaştırıldı.
ENİ'nin dahil olmasıyla hareketlenen proje çarçevesinde 1999 yılında da BSPC ile Saipem SPA, Bouygues Offshore SA, KatranK ve Japon konsorsiyumu arasında imzalanan 1.7 milyar dolarlık anlaşma ile Mavi Akım'ın dizaynı, detay mühendislik çalışmaları, materyal sağlanması ve deniz altı inşaatının yapılması süreci somut olarak başlatıldı.
ÇED raporu son anda
Rusya ile Türkiye arasında 27 Kasım 1999 tarihinde Türk ve Rus karasularındaki vergi rejimini belirleyecek bir protokol imzalan-
dı. Bu protokol 2 Haziran 2000 tarihinde TBMM'de onaylanarak yürürlüğe girdi.
Çevre Bakanlığı'nın ÇED raporunu onaylaması da Nisan 2001 tarihinde gerçekleşti.