Bir Ülkücü katil daha serbest

Bir Ülkücü katil daha serbest
Bir Ülkücü katil daha serbest
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, "3. Yargı Paketi" doğrultusunda, 12 Eylül öncesinin Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul ile dönemin CHP Kayseri ve Antalya il başkanlarının öldürülmesi olaylarına karışmak suçundan hüküm giyen Muhsin Kehya'nın cezasının infazının durdurulmasını kararlaştırdı.

12 Eylül öncesi, Adana’ya, Ecevit hükümeti tarafından henüz 36 yaşında olmasına rağmen Emniyet Müdürü olarak atanan Cevat Yurdakul bu kentte sanat okulu öğrencisi olan Muhsin Kehya’nın da aralarında bulunduğu grup tarafından aracı taranarak 28 Eylül 1979 sabahı öldürüldü. Kehya, CHP Adana il başkanı avukat Ahmet Albay ile CHP Kayseri ve İl başkanı avukat Mustafa Kulkuloğlu’nun öldürülmesi olaylarına da karıştığı gerekçesiyle mahkum oldu. 

1979’de cezaevinden kaçan Kahya, 12 Eylül sonrası yeniden yakalandı. Bursa Cezaevi’nde yatarken açık görüş sırasında tekrar kaçan Kehya, Almanya’ya yerleşti. Burada bir yaralama suçundan yakalanan Kehya, firarından hemen sonra Muammer Aksoy cinayetine de karıştığı iddialarına hedef oldu. İdam edilmeme koşuluyla 1997’de Türkiye ’ye iade edilen Kehya’nın cezaları 36 yıl hapse çevrildi. 3. Yargı Paketi’nden sonra Kehya’nın yaptığı tahliye başvurusu Adana’da reddedildi. Bunun üzerine Ankara ’ya tahliye başvurusu yapan Kehya'nın cezasının infazının durdurulması kararlaştırıldı.

BAHÇELİEVLER KATLİAMI SANIKLARI SERBEST KALMIŞTI
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, "3. Yargı Paketi" olarak bilinen yasal düzenleme doğrultusunda ilk olarak haftabaşında "Bahçelievler katliamı" davasının hükümlülerinden Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına karar vermişti,

'PARLAMENTO SESİMİZİ DUYDU'
Avukat Hasan İlter müvekkili Kehya'nın emir komuta zinciri altında çalışan mahkemelerce mahkum edildiğini ileri sürdü. İlter, şunları söyledi: 

“Darbe sonrasında sağa ve sola eşit davranılması gerekirken, bu yapılmamıştır. Solcular tek bir cezaya mahkum edilip, aflarla dışarı çıkarken, sağcılar her eylemden ayrı ayrı cezalandırılmışlardır. Ceza alanlardan biri de müvekkilim Muhsin Kehya'dır. Bu adaletsizliği yıllarca dile getirdik. Parlamento bunu duydu ve bir düzenleme yaptı. Müvekkilimin alacağı en ağır ceza, tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Yatacağı süre de 8 yıldır. Oysa 28 yıl cezaevinde yatmıştır. Bu haksızlığın, bu adaletsizliğin giderilerek, tahliyesini istiyorum.” 

Mahkeme Başkanı Ali Altınkaya, dosyadaki belgelere göre hükümlünün 28 Ocak 1998'den bu yana cezaevinde olduğunu, öncesinde de 3 bin 117 gün tutuklu kaldığını ve halen cezaevinde bulunduğunu bildirdi. Kehya'nın işlediği suçların tarihlerinin 1978 ve 1979 olduğunu belirten Altınkaya, suçların, geçen hafta yasalaşan 6352 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde belirtilen 12 Eylül 1980'e ait olduğuna dikkati çekti. Cumhuriyet Savcısı Halil Maçkaya, esas hakkındaki görüşünde, hükümlünün, 12 Eylül 1980 öncesinde birden fazla kişiyi öldürmek suçundan 765 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca idama mahkum edildiğini, idam cezasının kaldırılmasının ardından cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildiğini ve ceza infazının buna göre yapıldığını anlattı. 

6352 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin birinci fıkrasına göre, hükümlünün lehine kanun belirlenerek, infazın ve hükmün buna göre yapılması gerektiğini kaydeden Maçkaya, infazın devamının ileride mağduriyetlerine neden olabileceği gerekçesiyle de öncelikle infazın durdurulmasına karar verilmesini istedi. Avukat İlter de savcının görüşüne katıldığını bildirdi. Mahkeme Başkanı Ali Altınkaya, Kehya hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına karar verildiğini açıkladı. Kehya, halen Elbistan Cezaevi'nde hükümlü bulunuyor. (AA)