Bir vandallar vuruyor bir kent soyguncuları

Boşa giden para
Kent soyguncuları ve zevk için kamu malına zarar veren vandallar belediyelere ve Karayolları'na yaka silktirdi. Hırsızların en gözde ganimeti trafik lehvaları. Hırsızlar levhaların kilosunu hurdacılara en fazla 1.5 YTL'den satıyor. Bu hırsızlığın sadece İstanbul'a faturası yılda 291 bin 526 YTL.
Kablo hırsızları
Karayolları ise levhalar için tüm Türkiye'de 25 milyon YTL harcıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesinden geçen yıl yollarda çalınan baca ve ızgaralar için 805 bin YTL, kablo ve trafo hırsızlıkları yüzünden ise 300 bin YTL çıktı. Bu tip hırsızlıklar can güvenliğini de tehlikeye atıyor.
Parklar savaş alanı
İstanbul'da parklardaki bankları kırıp denize atan, basket potalarına, çocuk parklarındaki oyun gruplarına ve heykellere zarar veren vandallar yüzünden geçen yıl 10 milyon YTL fazladan harcandı. İETT de sadece otobüs ayna ve camlarında yapılan tahribatlar için yılda 20 bin YTL harcıyor.
Haber: EMRE BOZTEPE / Arşivi

İSTANBUL - Baharın tadını çıkarmak için sahilde küçük bir tur attınız ve soluklanmak için bir bank arıyorsunuz. Ama bulmak o kadar kolay değil. Vandallar sizden önce sahile uğramışsa boyaları sökülmüş, yarısı parçalanmış banklardan iyi olanını bulmak için biraz uğraşmanız gerekiyor. Vandalların kent ekonomisine verdiği zarar 10 milyon YTL'yi buluyor.
Ancak kentin tek belalıları vandallar değil. Trafik levhalarını, baca ve ızgaraları çalıp satan şehir hırsızları da hem güvenliği tehdit ediyor hem de milyonlarca YTL zarar veriyor. Vandallar ve hırsızlarla mücadele uzun sürecek gibi görünüyor.
Trafik levhaları satılıyor: Yollardaki metal tabelaları söken hırsızlar, tabelalardaki madenleri hurdacılara satıyor. Hurdacılar alüminyum, demir gibi maddelerin kilosuna 30 kuruşla 1.5 YTL fiyat biçiyor. Hurdacılar daha sonra bunları ortalama üç kat fiyata toptancılara satıyor.
Otoyol hırsızlıkları sadece İstanbul'un belası değil. Türkiye'nin 65 bin kilometrelik karayolu ağında 675 bin trafik uyarı levhası, 140 bin de bilgi levhası var. Her yıl bu levhaların yüzde 15'i hırsızlık ve vandalizm gibi nedenlerden, yüzde 10'u da doğal sebeplerden dolayı kullanılmaz hale geliyor. Bu yenilemenin yıllık maliyeti 25 milyon YTL'yi buluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yse yollardaki trafik uyarı levhalarının çalınması nedeniyle her yıl 291 bin 526 YTL ek masraf yapmak zorunda kalıyor.
Özellikle Çamlıca Kavşağı, Mahmutbey, Çobançeşme, Boğaz ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri hırsızlık olaylarının yoğun olarak yaşandığı yerler. Bunun dışında Zincirlikuyu, Haliç Köprüsü, Ümraniye, Okmeydanı, Hasdal, Kemerburgaz, Beylerbeyi, Fenerbahçe Stadı ve Altunizade'de de levhalar sırra kadem basıyor.
Baca ve ızgaralar: Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü her yıl çalınan baca ve ızgaralar için yüz binlerce YTL masraf yapıyor. 2004'te çalınan 5 bin adet baca-ızgara maliyeti 1 milyon 150 bin YTL'ydi, 2005'te bu sayı 4 bin 500'e düştü, maliyet de 1 milyon 35 bin YTL'de kaldı. 2006 içinde alınan önlemler sayesinde çalınan baca sayısı 3 bin 500'e inerken, maliyet de 805 bin YTL'ye düştü! Büyükşehir Belediyesi hırsızlığın önüne geçmek amacıyla son üç yılda çalınma için geri dönüşüm maliyeti yüksek olan, bu nedenle hurdası tercih edilmeyen 'sfero' tip, kilitli ızgara ve baca kapaklarına geçti.
Kablo zararı 300 bin YTL: 8 Ağustos 2006'da Ataköy Polis Merkezi Amirliği'ne gönderilen şikâyet tutanağında E-5 Güney Yanyol Avcılar-Topkapı istikameti Ataköy Varyant köprüsünün altındaki elektrik panosundan 10 adet 200 amper kopmak şalter, bir adet kontaktör, bir adet fotosel röle ve çeşitli şalt malzeme-ler çalındığı belirtiliyordu. Zarar 5 bin YTL'ydi. Bu, İstanbul'un hemen her köşesinde yaşanan kablo ve trafo hırsızlıklarından sadece biriydi. Geçen yıl kentte 7 bin 500 kilometrelik kablo çalındı ve maliyeti 300 bin YTL oldu. 2005 yılında çalınan 6 bin 500 metre kablonun maliyetiyse 260 bin YTL'ydi. 2004, 2005, 2006 yıllarında çalınan armatür, pano, trafo, şaft malzemelerinin toplam maliyeti de 120 bin YTL'ye denk geliyor. Büyükşehir Belediyesi kablo çalmak için trafo duvarlarını delip hayatlarını riske atmaktan çekinmeyen hırsızlara karşı önlem olarak artık kabloların üzerine beton döküyor.
Vandallar başka dert: Sözlük anlamı 'zevk amaçlı zarar verme' olan vandalizm de kentin bir başka büyük sorunu. Vandallar bankları denize atıyor, spor sahalarındaki potaları kırıyor, heykelleri parçalıyor, durakları boyuyor. 2006'da kırılan, denize atılan 2 bin 300 bank yenilendi. 57 çocuk oyun grubu yeniden yapıldı, 32 spor sahasında kırılan potalar tamir edildi. 131 milyon 51 bin YTL bütçeli Park ve Bahçeler Müdürlüğü vandalizme geçen yıl 10 milyon YTL masraf yaptı.
İETT'nin çektikleri: "Zeytinburnu istasyonunda telefon ankesörünü kırmaya çalışan bir şahıs, görevlinin fark etmesi üzerine kaçarak uzaklaşmıştır..."
"537 No'lu aracın içine sprey boyayla yazı yazan çocuklar yakalanmıştır..."
"Taş atılması sonucu 569 No'lu vagonun yolcu bölümündeki, 132 No'lu vagonun 2 No'lu kapı camı kırılmıştır."
Vandalizmin İETT'ye zararı da yıllık 40 bin YTL'nin üzerinde. Sırf otobüs ayna ve camlarında meydana gelen hasarlar için belediyeden her yıl 20 bin YTL çıkıyor. Araç içi mühürlerin koparılması, havalandırma ızgarası sökülmesi, yan cam lastiklerinin falçatayla kesilmesi, koltuk altındaki yangın söndürücü tüp kayışlarının sökülmesi, İstanbul Metrosu'da kayda geçen vandalizm olaylarından bazıları. İstanbul Metrosu'nda sadece 2006'da 100 vandalist saldırı saptandı.