Bir yıldız kaydı

Türk siyaseti güçlü isimlerinden İsmail Cem'i kaybetti. Tedavi gördüğü hastanede ölen 1940 doğumlu İsmail Cem, Dışişleri Bakanı olarak Türk-Yunan yakınlaşması için çalışmış, 2002'de kurduğu YTP'yi 2004'te feshederek CHP'ye geçmişti.
  • Veda
  • ANKARA/İSTANBUL - 'Veda'sını 1995 yılında yazmıştı: "Çok ileri bir tarihte, çok yaşlı olarak, sessizce ayrılmalıyım..." Yaşı henüz ilerlememişti ama dün sessizce ayrıldı aramızdan. Son ana kadar okudu, çalıştı ve yazdı. Bir yıldır süren kitap çalışmasını bir hafta önce tamamladı. Kitabın son cümlesi 'Mevlam neylerse güzel eyler' oldu.
    Üç yıldır kanserle mücadele eden ancak İstanbul Cerrahi Hastanesi'nde dün sabah hayatını kaybeden İsmail Cem'in adını Türkiye ilk kez 1974'te TRT Genel Müdürü iken duydu. Daha sonra Türk siyasetinin önemli aktörlerinden biri oldu. Kriz ve gerginliklerin en yoğun yaşandığı dönemde siyasete zarafeti katan biri olarak tanındı.
    Siyasete Erdal İnönü'nün liderliğindeki SHP'de başladı. İnönü'ye karşı genel başkanlık yarışına girdi fakat başarısız oldu. Bu süreçte yolu Deniz Baykal'la kesişti ve birlikte 'Yeni Sol' söylemine imza attılar.
    12 Eylül 1980'de kapatılan CHP'nin yeniden açılması üzerine Baykal ile birlikte yeni CHP'yi oluşturan ekipte yer aldı.
    İnönü'nün genel başkanlıktan ayrılması üzerine SHP ile CHP, CHP çatısı altında birleşti. Hikmet Çetin birleşmiş CHP'nin genel başkanı oldu. Çetin'in başbakan yardımcılığı yaptığı 50. Tansu Çiller hükümetinde Cem Kültür Bakanı'ydı. Ancak bu kısa sürdü. Faili meçhul cinayetlerin arttığı bu dönemde 'devletin kuşatıldığını' öne süren Baykal, CHP-DYP koalisyonunu bozdu. Baykal ile Cem'in yolları da ayrıldı.
    Beş yıl Dışişleri Bakanlığı yaptı
    1995 erken seçimlerinin öncesinde Cem, Bülent Ecevit'in daveti üzerine DSP'ye geçti ve Kayseri milletvekili seçildi.
    1997 tarihli 55. hükümette Dışişleri Bakanlığı'na oturan Cem, bu görevi beş yıl yürüttü. Ondan önce AB'yle ilişkiler dibe vurmuştu. Türkiye'nin adaylık statüsünü kazanması ve müzakerelerin başlatılması öncesindeki süreçte kritik bir rol oynadı. AB'yle 'iletişimsizlik' kaynaklı sorunları çözerken Yunanistan'la ilişkileri 'ısıttı'. Birçok dışişleri açıklamasını kendisi kaleme alan, İngilizce ve Fransızcaya hâkimiyeti bilinen Cem, farklı bakan kimliği sergiledi.
    Cem, Dışişleri Bakanı'yken DSP'de yaşanan parçalanma sürecinde 2002'de partisinden istifa etti. Hüsamettin Özkan ve Kemal Derviş'in de yer alacağı yeni bir parti kurma çalışmaları başlattı. Ancak birlikte yola çıktığı Derviş, CHP'ye geçti. Morali bozulsa da Cem yolundan dönmedi. Partisi YTP bekleneni veremezken bir süre sonra Özkan da Cem'i terk etti. YTP'yi ayakta tutmaya çalışan Cem, bu sırada kansere yakalandı ve ABD'de tedaviye başladı.
    Baykal bir süre sonra, YTP lideri Cem ve arkadaşlarını CHP'ye davet etti. YTP 2004'te kendini fesh ederek CHP'ye katıldı. Baykal, Cem'i Genel Başkan Başdanışmanı yaptı ve partinin önemli bir kuruluşu olan Bilim, Yönetim Kültür Platformu Başkanlığı görevine getirdi. Tedavisi süren Cem bu görevi son ana kadar yürüttü.
    Kanarya tutkunu Galatasaray'lı
    İsmail Cem, 1940'ta İstanbul'da doğmuştu. Robert Kolej'den sonra Lozan Üniversitesi'nde hukuk okumuştu. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde 'siyaset sosyolojisi' mastırı yapmıştı. Çeşitli gazetelerde yazıişleri müdürlüğü, genel yayın yönetmenliğinde bulunmuştu. Evli ve iki çocuk sahibiydi.
    Bunlar, bilinen yönleriydi. Bir de herkesin fazla bilmediği özellikleri vardı.
    Koyu bir Galatasaray taraftarıydı, vakit buldukça maça kaçıyordu. Türkiye'de akvaryum balıkçılığı üzerine en çok kitabın kendisinde olduğunu söylüyordu. Bir tutkusu da bonzai'ydi. Evini bu cüce ağaçlar süslüyordu. Kanarya sevgisi nedeniyle Serinofil Derneği'ne üyeydi. Klasik müziği seviyordu. Favorileri Dede Efendi, Vivaldi ve Mozart'tı. Bir tutkusu da fotoğraf çekmekti. Beş fotoğraf sergisi açmıştı.
    Dün ardından, 'Çok değerli biriydi' mesajları yağarken, annesi Elçin Cem'le hastaneden ayrılan kızı İpek Cem, "Her şeyden önce ailemizin reisiydi" diyordu.



    Devlet adamı, dost, düşünür...
    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer: Çok yönlü kişiliği, uzlaşmacı tavrı ve demokratik duruşuyla ulusumuzun saygısını kazanmıştır. Hizmetleri ve dış politikaya katkıları her zaman takdirle anılacaktır.
    TBMM Başkanı Bülent Arınç: Ülkemizin siyasi yaşamında saygın bir yeri olan Cem'in adı, milletimizin hafızasından silinmeyecektir.
    Başbakan Tayyip Erdoğan: Ülkesine ve milletine büyük hizmetleri geçen sayın Cem'in vefatı, siyaset dünyası için önemli bir kayıptır. Gazeteci-yazar kimliğiyle de kültür ve düşünce dünyamızın önde gelen ismiydi.
    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül: Önemli bir siyasetçi, entelektüel ve düşünce adamını kaybettik.
    Dışişleri Bakanlığı: Sayın İsmail Cem'in vefatı camiamızda derin üzüntü yaratmıştır. Dış politikamıza yaptığı değerli hizmetler unutulmayacaktır.
    Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: Milletimiz, değerli bir evladını kaybetmiştir.
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Sevgili kardeşimi kaybettim. Toplumumuzun değişim ve modernleşmesini inceleyen, araştıran bir bilim ve kültür adamı, Türkiye'nin sosyal ve demokratik dönüşümüne katkı veren seçkin bir siyaset adamı ve güvenilir bir dost olarak özel bir yere sahiptir.
    DSP Genel Başkanı Zeki Sezer: Uzun yıllar önemli işler yaptı. Bunu yaparken nazik üslubu çok önemliydi. Diyalogdan yana tavrı çok önemliydi.
    Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu: Ömrünü milletine adamıştı, devlet adamı olmanın bütün vasıflarına fazlasıyla sahipti.
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Türk siyasi hayatına çok büyük katkıları vardı.
    Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni: Ölümü, ileri görüşlü Türk siyasetçiyi yakından tanıma fırsatı bulan ve kendisiyle Türk-Yunan ilişkilerinin iyileştirilmesi inancını paylaşan herkes için büyük üzüntü.
    Eski Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu: İsmail barış vizyonunu paylaştığım insandı. Aynı zamanda çok iyi bir dosttu.
    Prof. Dr. Erdal İnönü: Beraber olduğumuz dönemde fikirlerinden yararlandığım bir insandı. Her zaman aynı fikirde olmadık ama dostluğumuz hep devam etti.
    Eski TBMM Başkanı Hikmet Çetin: Büyük bir dostumuzu, arkadaşımızı kaybettik. Önemli bir devlet adamını çok verimli çağında yitirdik.
    SODEV Başkanı Ercan Karakaş: Son ana kadar hayata bağlıydı. Hatta hastanede çalışmak için laptop ve fotoğraf makinesi istiyordu.

    Cem, 2004'te Baykal'ın davetiyle partisini feshedip CHP'ye geçmişti. Ölümüne en çok üzülenlerden biri de birlikte Ege'de barış sirtakileri yaptığı Papandreu'ydu.
    FOTOĞRAF: AHMET DUMANLI