Bir yol hikâyesi

Bir yol hikâyesi
Bir yol hikâyesi
ODTÜ'deki yol hikâyesini geçmişte yola karşı çıkmış, bugün trafik çilesi nedeniyle ihtiyaç olduğunu düşünen biri olarak benden de dinleyin istedim.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ODTÜ’de yeni öğretim yılı ‘yol tartışmasıyla’ açılıyor. Gökçek’in yapmakta kararlı olduğu, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar’ın özünde karşı çıkmadığı yolun hikâyesini, (geçmişte o yola ateşli bir şekilde karşı çıkmış, bu günlerde, sürekli yaşadığı trafik çilesi nedeniyle yolun ihtiyaç olduğunu düşünen biri olarak) benden de dinleyin istedim.

‘Gezi Sendromu’ öyle bir hal aldı ki idarenin adımlarına karşı ortaya çıkan her itiraz, kolayca ‘hükümete karşı eylem’, ‘darbecilik’, ‘provokatörlük’, ‘lobicilik’ diye etiketleniyor. ODTÜ’deki itirazlar da Ankara ’da beslenen ‘eylül sıkıntısı’ kapsamında aynı kategoriye alındı ve ‘hükümete karşı kalkışma’ için bahane sayılıyor.

Oysa, söz konusu yol fikri, 1993’te ‘sosyal demokrat belediyecilik’le övünen CHP ’nin (O dönem SHP) döneminde gündeme geldi ve aynı şiddette tepki çekti. Gökçek o zaman Refah Partisi Ankara Milletvekili’ydi. ODTÜ’lüler ‘otoyol’ dedikleri (şimdi bulvar diye anılan) yola karşı çıktığında, ne Gökçek’in ne AK Parti ’nin bu proje ile ilgisi vardı. O tarihte ODTÜ’deydim.

Öğrenciler yola karşı çıkıyor, öğretim üyeleri de şimdiki gibi onlara destek veriyordu. 1993 Mayısı’ndaki şenlikler öğrenci eylemlerinin zirve yaptığı dönem oldu. Öğrenci derneği kapanmıştı ve yerine ‘ODTÜ Oluşumu’ adıyla oluşturulan platformun eylemlerine katılım her geçen gün artıyordu.

Hazırlık öğrencileri ‘Dönüşüm’ isimli bir dergi çıkarıyordu ve yol meselesini ‘özel sayı’ yapmaya karar vermişlerdi. Bazı sayıların kapak resmini çizdiğim için benden ‘Otoyola hayır’ konulu bir kapak istediler. Hemen hemen bütün afişlerde ön plana çıkan ‘üzerinden tekerlek geçmiş ODTÜ amblemi’ figürünü dergi kapağına uyarladım. Dergi, bahar şenliğinde üniversitede dağıtıldı.

Başkan Gökçek’in seçildiği 1994 seçimleri öncesinde ODTÜ’ye propaganda için gelen bütün adaylar, yol meselesiyle ilgili sorulara maruz kaldı. ODTÜ yönetimi, kampüsün kıyısından geçen bir güzergâh için ‘olur’ verdi. Kamulaştırmalar başladı, ancak belki parasızlıktan, belki siyasi istikrarsızlıklardan yol hayata geçirilemedi.

O günün trafik durumuyla bugünkü karşılaştırılamaz. O gün gereksiz olduğuna inandığım yolun bugün Ankara’nın trafik sorununa neşter atacağını düşünüyorum. Neden mi? Halihazırda Anadolu Bulvarı’ndan gelen trafik, 90 derecelik bir açıyla Eskişehir Yolu’na, 1 - 1,5 km sonra da yine 90 derecelik bir açıyla Konya Yolu’na dönüyor. Oysa Anadolu Bulvarı, projedeki güzergâhtan Konya yolu’na bağlansa büyük rahatlama sağlayacak. Buna karşın Genel Yayın Müdürümüz Eyüp Can gibi “Gezi direnişi doğruydu, ODTÜ yanlış” demiyorum. ODTÜ arazisine 5 ağaç ektim ve Eyüp Can’ın 25 yıl önce ektiğim ağaçlara sahip çıkmamın haksız bir eylem olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.

Ankara’nın akciğerine düşen bir ormanı oluşturan ağaçlara zarar vermeden yol yapılmasını sağlayacak ara çözümler bulunabileceğine inanıyorum. Uzman değilim ama Anadolu Bulvarı’nın bitip, ODTÜ arazisinin başladığı yerden ileride 20 yıldır ağaç ekilmediği için uygun hale gelen bölgeye dek bir tünel yapılamaz mı? Bunu Gökçek’e sorduğumda maliyetin fazla olacağını söylemişti. Oysa, uzun vadeli düşünüldüğünde o tünel, fazla maliyetini fazlasıyla çıkaracaktır.