'Bırakın bu gözler barışı görsün'

'Bırakın bu gözler barışı görsün'
'Bırakın bu gözler barışı görsün'

İbrahim Tatlıses in Twitter dan yazdığı barış mesajları takipçileri tarafından büyük destek gördü.

Aydın ve sanatçıların barış desteği büyüyor. İbrahim Tatlıses, Ezel Akay ve İbrahim Karagül de müzakereye tam destek verdi.

Radikal’in ‘Barış dilini konuşalım’ kampanyasına aydın ve sanatçılardan da destek geldi. Yönetmen Ezel Akay ve Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Radikal’e bu süreci desteklediklerini belirtirken, sanatçı İbrahim Tatlıses ise Twitter adresinden “Bırakın bu gözler barışı görsün” yazdı.
İbrahİm Tatlıses, Twitter hesabından İmralı ile görüşmelere destek verdi. İbrahim Tatlıses, şunları yazdı: “Silah bırakma meselesi ne bir şahsın, ne de bir partinin meselesidir. Bu mesele ağlayan anaların, babaların, bacıların, Türkiye ’nin meselesidir. Ben de insan sevdalısı bir sanatçı olarak, istek ve arzum şudur ki, özlediğim barış yolunun önüne hendek değil, köprü kurulmasını görmektir. Buna şahsım da dahil olmak üzere, kim engel olursa olsun, tarih bunu affetmeyecektir ve dibi görülmeyen karanlık bir çukura gömecektir. 40 yıllık sanat hayatım bu acıları görmek ve yaşamakla geçti. Ne kadar ömrüm kaldı ki? Bırakın da bu gözler barışla süslenmiş ülke görsün.”
Ezel Akay (yönetmen): Barış süreci, Kürtler ve Türkiye devleti arasındaki bir süreci değil, PKK ve Türk ordusu-devleti arasındaki bir sürecin kastedildiği bir süreç. Yani maalesef muhataplar Kürt halkı ve Türk halkı değil, silahlı kuvvetler! Tabii ki, insan hayatı kurtulsun diye meseleye gayet pragmatik açıdan bakılabilir ve “barış olsun da kimler arasında olursa olsun diye düşünülebilir”. Ama bir süreklilik, bir zihniyet değişikliği ve bu sayede bir süreklilik isteniyorsa, iktidarın ve o iktidar karşısındaki her türden muhaliflerin bizi sürekli itelediği kavramsal alandan çıkmak da gerekiyor.
Mesela şöyle düşünmeli: Türk ordusu olmadan Türk halkı, Kürtlerle bir arada yaşama sorununu barış içinde çözebilecek güce, örgütlenmeye, anayasal, toplumsal, vicdani ve ahlaki kararlar alma kapasitesine sahip midir? PKK olmadan Kürt hareketi, örgütlülüğü, bilinçliliği, gençliği ve idealizmiyle, barışı sağlayıp haklarına sahip çıkabilecek, gerçekten demokratik bir süreci toplumsal alana yayabilecek güce ve donanıma sahip midir? Bence evet!
Böyle bir “olgunlaşma!” gerçekleşmiştir. O halde silahlı güçlerin iktidarına da gerek kalmamıştır. Barış böyle bir şeydir zaten. Demokratik bir tartışmaya katılacakların belinde silah olamaz. Silahlı güçler demokrasi tartışmasında çok uzakta, tartışmada bir tehdit oluşturamayacak kadar uzakta, dağda ve kışlalarında oturup kararı beklerler. “Peki biz bu kadar zaman bunun için mi kan döktük?” Evet. Bunun için!
İbrahİm Karagül (Yenİ Şafak Genel Yayın Yönetmenİ): Gazete olarak barışı destekliyoruz Gazete olarak bu hassasiyete sahibiz. Türkiye’de barışın hakim olması, kanın sona ermesi konusunda doğal olarak bir hassasiyetimiz var. Yayınlarımızda da buna dikkat edeceğiz. Çatışmayı ayrışmayı değil kaynaşmayı birleşmeyi ilkesel olarak destekliyoruz.

Radikal okurundan barış mesajı
Radikal’in internet sitesinde başlattığı “Barış için siz de konuşun” kampanyasına okurlardan yoğun mesaj geliyor. İşte o mesajlardan bazıları:
Mesut Akdağ: Kürtlerin Türkleri, farklı değerleri, farklı dili ve farklı kültüre sahip bir millet olarak kabul ettiği gibi; Türklerinde Kürtleri farklı değerlere, farklı dile ve farklı kültüre sahip bir millet olarak kabul etmesi ile ancak barış olur.
Süleyman Dündar: Böyle bir platform oluşturduğu için radikale teşekkür ediyorum.Öncelikle başlayan müzakerelerden dolayı çok mutlu ve heyecanlıyız. Rabbim tamamına erdirsin.
Mesut Kırkan: Bu belki de son şans. İyi değerlendirilmeli. Daha fazla kan ve gözyaşına kimsenin tahammülü kalmadı. Vatan, millet ve devlet gibi engelleyici faktörler askıya alınmalı bu sürecte. İki taraf diline dikkat edecek.
Yunus Erdal: Bu memlekette, henüz bıyıkları terlememiş gencecik insanların ölümlerine şahit olmayacağımız günlerin hayali bile çok güzel.
Nurİye Nural: Kadınım, Kürt’üm, Güneydoğu’luyum, başörtülü’yüm ve ilaveten öğretmenim...Bu ülkede ,saydığım sebeplerden dolayı ikinci sınıf insan muamelesi görmek istemiyorum artık...
Nusret Keskİn: Bir Hakkarili olarak barışa en büyük özlem çeken insanlardan biriyim. Artık bu yüce dağlarda kurşun sesleri yerine kuşların cıvıltısı, bomba sesleri yerine gürül gürül akan Zap’ın sesini duymak istiyorum. Kim çözerse, tarihin sayfalarında ismini altın harflerle kazır.
İhsan Kardelen: Her şeyden önce insani olarak bu soruna bakmak gerekiyor. Bir karikatürde görmüştüm “Barış hangi taraf öldü demeden ağlarsan gelecek.” Bu söz bence herşeyin çözümü gibi aslında.
Enes Yıldız (Gazetecİ): Son günlerde bir umut. Barış için. Okuduğum haberlerin satırlarında ilerlerken bile korkuyorum ‘Aman! Şimdi olmadık açıklamalar yapılmış mıdır?’ diye.
Emrah Erdoğan: Değerli Radikal çalışanları, emektarları ve okuyucuları Radikal okurları barış için konuşuyor kampanyanızın ne kadar anlamlı olduğunu belirtmek isterim. Tüm samimiyetimle söylemem gerekir dün okuduğum gazete başlıkları içime öyle bir umut serpiştirdi ki barışın geleceği adına.