Birand ailesinden açıklama: Hayat boyu korktuğu kalp krizinden öldü

Birand ailesinden açıklama: Hayat boyu korktuğu kalp krizinden öldü
Birand ailesinden açıklama: Hayat boyu korktuğu kalp krizinden öldü
Mehmet Ali Birand'ın eşi Cemre Birand ve oğlu Umur Birand gazetecilere açıklamalarda bulundu.

İSTANBUL - Taziyeleri kabul ettikleri evlerinin önünde açıklama yapan Cemre Birand, "Rutin birşey diye girdi. Pankreas kanserinden ölmedi, hayat boyu korktuğu kalp krizinden öldü" dedi.

"Size son sözleri ne oldu?" sorusu üzerine özel bir son sözünün olmadığını belirten Cemre Birand , Mehmet Ali Birand'ın ettiği son lafın "Niye geliyorsunuz hastaneye, işiniz gücünüz yok mu" olduğunu söyledi.

Oğlunu öperek konuşmasına başlayan Umur Birand ise, "Babam pankreas kanseri olduğundan beri onu hayatta tutan torunuydu. Bütün herşeyi onun için yaptı. Babamın yerini hiçbirşey dolduramayak, hiçkimse dolduramayacak" diye konuştu.

AYDIN DOĞAN’DAN TAZİYE ZİYARETİ

Öte yandan Doğan Holding Onursal BDoğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, hayatını kaybeden Kanal D Haber Grup Başkanı Mehmet Ali Birand'ın ailesi'ne taziye ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından gazetecilerin soruları üzerine Aydın Doğan, "Mehmet Ali Birand önemli bir isimdi. Benim 35 yıllık arkadaşımdı. Mesleğe ilk girdiğim günlerden beri beraber olduk. Evvela uzun yıllar Milliyet Gazetesi'nde olduk. Brüksel temsilciliğimizi yaptı. Sonra İstanbul'da kısa bir süre Milliyet Gazetesi Genel Müdürlüğü'nü yaptı. Sonra hepinizin bildiği gibi CNN'nin kuruluşunda bulundu. Çok başarılı işler yaptı. 2005 'den beri de Kanal D'nin yayın yönetmenliğini yapıyordu. Çok başarılıydı. Haber için yapamayacağı şey yoktu. Mehmet Ali için birşey vardı dünyada haber. Ölümü de göze alırdı. Yanlız bir de slogan beraber üretmiştik; 'Duyduğumuzu değil, gördüğümüzü yazacağız.' Bu vesileyle sizlere de söylüyorum; Duyduklarınızı değil, gördüklerinizi haber yapın. Mehmet Ali'nin yeri kolay kolay doldurulmaz. Sizin gibi gençlerin hepsinin idolu olacak. İlerde hepiniz Mehmet Ali Birand ekolu olarak yetişmeye çalışacaksınız. Vakitsiz gitti. Benim içim yanıyor, nur içinde yatsın. Mekanı cennet olsun" dedi.

"BİRAND HABERCİLİĞİNDE DÜRÜSTTÜ"

Doğan, "Yayın kurulunun sahibi olarak müdahale etmedim. Ama arkadaş olarak çok eleştirdiğim, 'Bak burası iyi değil, burada böyle yapıyorsun, arada bir tekliyorsun' falan gibi ben de espiriler yapardım. Benim çalışanımın olması yanında yakın dostumdu, arkadaşımdı. Ailece de yakındık, yazın beraber olurduk. Yunan Adaları'na giderdik onun teknesiyle beraber. O bakımdan Mehmet Ali, mesleğine müdahale etmesini gerektiren bir adam değildi. 1988 yılında Bekaa Vadisi'ne gitti. Öcalan ile bir röportaj yaptı, geldi yayınladı. Öcalan Galatasaray yanlısı. Ben görüyorum o zaman kötü bir videolar vardı, ona çekmişti. Hatta topu getiriyorlar gol olacağı zaman Öcalan'ın ayağına koyuyorlar, o atıyordu golü. Öyle bir röportajını yayınladık. Gazeteyi toplattılar. O dönemde o üzüldü. Dedim ki, 'Üzülme bu yayıncılıkta var.' Bayilerden toplattılar. Kamyonlardan indirdiler. Böyle şeylerimiz de oldu ama haberciliğinde dürüsttü. Mehmet Ali'ye hiç kimse 'Dürüst habercilik yapmadı' diyemez. Onun için müdahale etmemizi gerektiren bir şey yoktu" diye konuştu.

AĞABEY URAL BİRAND, KARDEŞİNİ ANLATTI

Tedavi gördüğü Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde hayatını kaybeden Kanal D Haber Grup Başkanı Mehmet Ali Birand’ın ağabeyi Ural Birand, Mehmet Ali Birand’ı anlattı.

Ural Birand, "Bir kere çok inandığım bir şey var ki çok çok genç gitti. Yapacak çok daha işi vardı ki. Daha doğrusu işi vardı derken bundan sonra çok daha değişik şekilde, çok daha üretken, çok daha başka bir döneme girecekti hayatı. Ve çok daha etkin olacaktı. Çok daha güzel günler yaşayacaktı. Ama işte kalp bu, bir yerde durduğu zaman duruveriyor. Ben şu anda hala kabullenemiyorum. Yani bir deprem oldu. Bunun artçılarını bekliyorum. Ne zaman bu artçılar bana gelir onu bilemiyorum. Tam kavrayabilmiş değilim, itiraf edeyim size. Ama çok sevdiğim, çok kıymetli bir parçamı kaybettim. Çok erken gitti ona üzülüyorum" dedi.

"ÇOK GÜZEL YAŞADI"

"Mehmet Ali dünyanın en iyi insanlarındandı" diyen Birand, "İyi dediğiniz zaman şu açıdan söylüyorum. Hiçbir zaman hiç kimse için kötülük istemeyen kişiye ben iyi diyorum. Onun dışında fonomen bir çalışkandı. Kimle karşılaşsa o kişi Mehmet Ali’yi kısa bir süre içerisinde aşık olurdu. Dolayısıyla çok üretkendi, çok güzel şeyler yaptı. Çok güzel üretti ve çok güzel yaşadı. Herkese dilenecek bir yaşamı oldu. Şimdi şöyle bir baktığınız zaman ’Neymiş’ diye şimdi ortaya çıkıyor. İnsanların zaten değeri gittikten sonra belli olur" diye konuştu.

Ural Birand kardeşi Mehmet Ali Birand’ın 3 yaşındayken kaynar su ile bacağının yanışını hiç unutamadığını anlatarak, "Ama onu sildik ikimizde kafamızdan. Zaman zaman da geliyor aklıma" ifadelerini kullandı.

FRESH MESH'İN İKİNCİ GÜNÜNDE MEHMET ALİ BİRAND HÜZNÜ

FRESH MESH 2013 Konferansı ikinci gününde Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı ağırladı.Konferansın ikinci gününde Kanal D Haber Grup Başkanı Mehmet Ali Birand'ın hayata veda edişi konuşuldu, onunla ilgili anılar dile getirildi. Bakan Bağış, Mehmet Ali Birand'ı anmak için Galatasaray'ın ilk Avrupa kupası maçına gideceğini söyledi.

Doğan Tv Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve Doğan Tv Holding CEO'su İrfan Şahin'in ev sahipliğinde gerçekleşen Fresh Mesh 2013, Doğan Tv İstanbul Stüdyoları'nda ikinci gününde devam etti.

Gazeteci Cüneyt Özdemir'in sunuculuk yaptığı konferansa, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Doğan Tv Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Doğan Online Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner, Doğan Tv Holding CEO'su İrfan Şahin, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ile Gümüş dizisinin başrol oyuncuları Kıvanç Tatlıtuğ ve Songül Öden katıldı. Konferans boyunca Mehmet Ali Birand'ın bir fotoğrafı ekrana yansıtıldı.

MEHMET ALİ AĞABEYİMİ ANMAK İÇİN GALATASARAY'IN İLK AVRUPA KUPASI MAÇINA GİDECEĞİM

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, panelde yaptığı konuşmanın ilk bölümünü Mehmet Ali Birand'a ayırdı. Bağış, şunları söyledi:
"Bugün, Türk medyasının çok değerli mensubu, benim de yaklaşık 25 yıldır ağabey dediğim, sevdiğim Mehmet Ali Birand'la vedalaşma sürecine girdiğimiz bir gün. Ben kendisini ilk defa 1989'da Hürriyetin New York bürosunda çalışırken tanıdım. Ondan sonra hayatımızın her döneminde karşılıklı sevgi, saygı dayanışma içerisinde olduk. 11 Eylül olayları yaşandığında ikiz kulelerin yıkıntısına ilk defa onunla birlikte gittik. 17 Aralık zirvesinde, Türkiye'nin müzakere alma sürecinde, o 45 yıllık beklemeye son verdiğimizde heyecanımızı onunla paylaştık. Bugüne kadar tanıdığım AB sürecine en çok destek veren en çok inanan, en çok heyecan duyan meslektaşlarınızdan biriydi. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun. Böyle bir günde medyada şov dünyasını, eğlenceyi konuşmak kolay değil. Ama ona sorsaydık, devam edin, işinizi yapın' derdi. Kendisi stend değiştirme ameliyatını programlarken, akşam haberlerine yetişecek şekilde ayarlayın' diyecek kadar mesleğine sevdalı, izleyicisine kavuşma konusunda muazzam heyecan duyan biriydi. Gerçekten hayat doluydu. Geçenlerde bir espri yaptım derbi maçı öncesi. Basın müşavirimi aramış, çok affedersiniz, Söyle o Egemen'e nah oy veririm bir daha ona, Galatasaray'la ilgili öyle sözler söylerse, ilk fırsatta hemen toparlasın' demiş. Sonra da teşekkür gönderdi. Galatasaray'ın galibiyeti sonrası kutlamamı takdir ettiğini söyledi. İnşallah ilk fırsatta, Mehmet Ali ağabeyimi anmak için bir Galatasaray'ın Avrupa'daki bir maçına gideceğim. Yarın kendisiyle vedalaşacağız ama yeri kolay doldurulabilecek biri kişi değil. Türkiye'de bugün sektörün geldiği noktada onun çok büyük bir emeği, çok büyük payı var. Hepinizin başı sağolsun."

TÜRK DİZİLERİ DİPLOMATİK ÇIKARLARIMIZ İÇİN DE ÇOK ÖNEMLİ

Etkinliği düzenledikleri için Doğan Grubu'na teşekkür ettiğini ve sektörün Türkiye'nin bugün yüz akı sektörlerinden biri haline geldiğini söyleyen Bağış, medyanın gücünü anlatmak için Yunanistan'a eşiyle birlikte yaptığı bir seyahati örnek gösterdi. Bağış ziyaret sırasında kendisini davet eden dönemin Adalet Bakanı olan Yunanistan Dışişleri Bakan Dimitris Avramopulos'un davetini, eşini de ikna ederek kabul ettiğini ve yemeğe evine gittiğini belirtti.

Bağış, sohbetin dönüp dolaşıp Türk dizilerine geldiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Dimitris Avramopulos'un eşi ‘ben bu dizileri izleyene kadar, bu kadar benzer olduğumuzun farkında değildim. Dizilerden görüyorum, sizin yalan söyleme ve aldatma taktikleriniz bile aynı bizimki gibi' dedi. Gerçekten Türkiye'nin AB sürecinde de dış politika sürecinde de en büyük engelin önyargılar olduğunu görüyoruz. Nasıl bizler bireyler olarak tanımadığımız insanlar hakkında önyargılara sahipsek,

endişeliysek, ülkeler de yeterince tanımadıkları ülkeler ve toplumlar hakkında endişeli olabiliyor. İşte bu diziler bu şüpheleri kırma adına, Türkiye'nin imajını, Türkiye'nin doğru fotoğrafını gösterme adına çok önemli bir misyonu üstlendiler. Bu diziler sadece ekonomik çıkarlarımız için değil, diplomatik çıkarları adına da, sosyolojik çıkarları adına da bizim şu an dış politikadaki en önemli yumuşak güçlerimizden biri haline geldi. Ben bu yüzden böyle bir toplantıda İÇERİK MESH dünyasını, yaratıcılık içerik dünyasını yönetir kavramını çok doğru buluyorum. Ve inanıyorum ki bu toplantının sonucunda Türkiye'nin kendini daha da iyi anlatabilmesi için çok daha farklı ufuklar ortaya çıkacak."

ALINTERİ, AKILTERİYLE KAYNAŞMADAN ÇOK FAZLA BAŞARI OLMAZ

Bağış, toplantının İstanbul'da olmasını önemsediğini ve İstanbul'un AB sürecinde çok önemli bir yer tuttuğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Bugün bu toplantıda Türkiye'nin değişim boyutlarını ve sektörün nereden nereye geldiğini konuşacağız. Televizyonculuk dünyada 1920'lerde başlayan bir sektör. Farklı veriler var ama ilk televizyon görüntüsü ABD'deki Kedi Felix'e ait görüntüler. Ondan tam yüzyıl sonra 2012'de, 39 kilometre yüksekten yani uzaydan ilk atlayışı gerçekleştiren kişinin adı da yine Felix oldu. Bu bize çok önemli bir mesaj veriyor. Bu bize trendleri takip edebilme ve bu küresel trendlerin kendine yaşatabilmenin bizi nasıl her sektörde daha da ileriye taşıyabileni gösteriyor. Türkiye'de 2011'de yaklaşık 10 milyar doların üzerinde bir medya eğlence, şov dünyası iş hacmi gerçekleşti. 2012'de de 11.2 milyar dolar olması bekleniyor. Ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde yüzde 9.8 büyümeyle 2016 yılına kadar 16.5 milyar dolara yaklaşması beklenmektedir. İnternet erişiminde de Türkiye en hızlı büyüyen ülkelerden biri. Ortalama yüzde 11 büyüyoruz. İnternet iş hacminin 5.8 milyar dolara çıkması bekleniyor. Reklamcılık pazarı 2016 yılına kadar yılda ortalama yüzde 13 büyüyecek. Veriler onu ortaya koyuyor. 2011'de yaklaşık 2.9 milyar dolarlık reklamcılık sektörünün 2012'de 3.23, 2016'da ise 5.2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Sosyal medyada Türkiye kullanıcı başına harcanan sürede Dünyada 4. sırada. Türkiye'deki kullanıcılar, her ay 10.2 saatlerini sosyal medyada geçiriyor. Gazete yayıncılığında ise yıllık büyüme hala yüzde 5'lerde. Bir yandan kağıttan dijitale doğru bir geçiş var. Dünyanın en eski ve saygın dergilerinden Newsweek artık tamamen dijitale döndü. Ama biraz evvel burada önemli bir teşhis yapıldı. Alınteri. Alınterinin, emeğin ve o inancın desteklediği çabanın önemi. Ama artık inanın bana alınterini, ‘akılteri'yle kaynaştırmadan, birleştirmeden çok fazla başarılı olunmaz. Artık herkesin alınteri ile akılterini birleştirmesi lazım."

Arap Baharı'nın başlangıcı ve devamında medyanın, sosyal medyanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu belirten Bağış, "Ortaya çıkan süreçte Türkiye çok önemli bir yere sahip. Bu kritik süreçte bu ülkenin her bir ferdinin bu ülkenin yarınları için birlikte hareket etmesi, birlikte çalışması gerekir. Son 10 yılda yapılan reformlarla çok şükür Türkiye artık yüksek çözünürlükte HD kalitesinde bir ülke olma yolunda ilerliyor. Türkiye artık eski zihniyetlerle yönetilen bir ülke değil" dedi.

DEMOKRASİNİZ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA SEKTÖRÜNÜZ O KADAR GÜÇLÜ OLUR

"MESH Ekosistemine hayat veren oksijen aslında demokrasidir" diyen Bağış, şöyle devam etti:

"Demokrasiniz ne kadar güçlü olursa, sektörünüz o kadar güçlü olur. Basın özgürlüğü konusunda sapla samanın biraz karıştırıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bizim ülkemizde aslında özgürlükler konusunda çok önemli gelişmeler elde ediliyor. Bazen içinde olduğumuz için fark edemiyoruz. Ama bu ülkede geriye dönüp baktığımızda insanların Kürt'üm demeye korktuğu bu ülkede devletin televizyonu günde 24 saat Kürtçe yayın yapmaya başladı. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk 'ten sonra Cemevi'ne giden bir Cumhurbaşkanı gördük. Katsayı diye insanlık dışı bir muamelenin sona erdiği bir dönemi yaşadık. 112 yıl aradan sonra Ermeni vatandaşlarımız tarihi kiliseleri olan Akdamar'da ayin yapabilmeye başladılar. Ama yapılması gereken çok şey, atılması gereken çok adım var. Mükemmel bir ülke değiliz. Ama bugünün Türkiye'si AB üyesi birçok ülkeden, dünün Türkiye'sinden daha iyi durumda."

DEMOKRASİ İÇİN ATILAN HER MANŞET, AB SÜRECİNE BİR DESTEK MANŞETİDİR

AB sürecinde desteklerinden dolayı Türk medyasına teşekkür eden Bağış, sözlerini şöyle tamamladı:

" Demokrasi için atılan her manşet, AB sürecine bir destek manşetidir. Türkiye'de yasaklara karşı atılan her manşet Türkiye'nin reform sürecine, AB sürecine destek anlamını taşımaktadır. Bu yüzden sizlerle birlikte çalışmamız gerekir. Şu anda Adalet Bakanımız yoğun bir çalışma içerisinde 4. Yargı Paketi'ni hazırlıyor. O süreçte de hepinizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bir takım güç odaklarının değil toplumun hassasiyetlerini önemseyen medya sektörünün el ele vermesi çok önemli. Ben bu yüzden Türkiye'de son dönemde PKK'ya silah bıraktırma sürecine destek veren medyamızı çok önemsiyorum. Biz gerçekten küresel standartlarda bir demokrasi olmaya başladık. Çünkü medyamız da toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmeye başladı. İşte bunu ortaya koyan misyona gerçekten müteşekkirim."

GÜMÜŞ DİZİSİ EKİBİ FRESH MESH'DE

Konferansın Yerel ve Evrensel İÇERİĞİN gücü' başlıklı bölümünü sunan Doğan TV Holding CEO'su İrfan Şahin, Gümüş adlı dizinin oyuncuları Kıvanç Tatlıtuğ, Songül Öden ile birlikte dizinin yapım ve yönetmen ekibini konuk ettik. İrfan Şahin de Mehmet Ali Birand'ın ölümü nedeniyle üzüntülerini paylaşırken, "Çok sevdiğimiz ağabeyimizi ve fikir adamını kaybettik" diyerek Birand'la ilgili bazı anılarını anlattı. Şahin ardından, Gümüş adlı dizinin oyuncu, yapımcı, yönetmen ve teknik ekibiyle dizinin başarısı üzerine sohbet etti.

DİJİTAL GÖÇÜN ETKİLERİ

Etkinliğin "Dijital Göçün Etkileri" bölümünde ise Doğan Online Yönetim Kurulu Başkanı Hanzade Doğan Boyner ve Webrazzi Kurucusu Arda Kutsal, Günümüz Dijital Eko-Sistemindeki değişimler konusunda düşüncelerini salondakilerle paylaştı. Hanzade Doğan Boyner de Mehmet Ali Birand'ın ölümü nedeniyle üzüntülerini belirterek, "Hepimiz onu çok özleyeceğiz" dedi.

Farklı ülkelerden medya dünyasından onlarca ünlü ismi ağırlayan konferansta, medya, eğlence ve şov dünyası, üretilen içerikler, üretilen içeriklerin izleyici ile buluşturacak dağıtım kanalları, izleyici ile kurulan bağlar, etkileşimler, deneyimler yaratmayı mümkün kılacak yaratıcı işbirliği konuları ele alınıp, sunumlar yapıldı. (dha)