Bismilli 8 bin yıldır 'ithalat-ihracatçı'

Ilısu Barajı'nın suları altına gömülecek topraklarda, neolitik dönemin önemli bir evresi keşfedildi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesi yakınlarındaki Hakemi Use höyüğünde bulunan 8 bin yıllık 30 kadar ocak, boyalı kaplar ve kadın heykelleri heyecan yarattı.

DİYARBAKIR - Ilısu Barajı'nın suları altına gömülecek topraklarda, neolitik dönemin önemli bir evresi keşfedildi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesi yakınlarındaki Hakemi Use höyüğünde bulunan 8 bin yıllık 30 kadar ocak, boyalı kaplar ve kadın heykelleri heyecan yarattı.
Höyükte yerli ürünlerin yanı sıra 'ithal' mal ve ürünlere de rastlanması, Anadolu topraklarında yaşayan halkların günümüzden 8 bin yıl önce de Dicle Nehri sayesinde çevreleriyle ticaret yaptığını gösterdi.
Çakmak taşı ithalatı!
Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Halil Tekin şöyle konuştu:
"Çukurova, Irak ve hatta İran ile bağlantıyı gösteren kaplar bulduk. Burada (bugünkü Bismil) yaşayan insanlar içine kapanık topluluk değilmiş. Muhtemelen Dicle'yi bir yol gibi kullanarak uzak bölgelerle ticaret geliştirmişler. Çok yoğun bir çakmak taşı üretimi var. Bunların hammaddesi Nemrut Dağı'ndadır. Demek ki oradan ithalat söz konusu. Oradan getirilip burada üretiliyor. Burada, su kenarında, çok yoğun seramik üreten, besinleri pişiren ve sulu yiyecekler tüketen barışçıl bir topluluk olarak yaşamışlar."
Yedi yılda bu kadar...
Hakemi Use, Ilısu Barajı'nın altında kalacak bölgelerde yürütülen dokuz kurtarma kazısından sadece biri. Hacettepe Üniversitesi ve Diyarbakır Arkeoloji Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen kazı, 2001 yılında başlamış.
Höyüğün Dicle Nehri'yle bağlantısını anlamaya yönelik çalışmada, ancak yedinci sezonda ana toprağa ulaşma imkânı bulabildiklerini belirten Tekin "Burada neolitik döneme ait özellikle de tarımcı ve köy topluluğunun önemli bir evresini tespit ettik" dedi.
Hakemi Use kazılarında konutların içinde ve dışında, 30'un üzerinde ocak bulundu. ocakların bölgede günümüzde Bismil'de kullanılan tandırlara benzerliği dikkat çekti. Höyükte beş-altı sanhtimetrelik kadın heykellerine de ulaşıldı.