'Biz adaya değil, katkıya gidiyoruz'

'Biz adaya değil, katkıya gidiyoruz'
'Biz adaya değil, katkıya gidiyoruz'
Haber: RİFAT BAŞARAN / Arşivi

İmralı’da Abdullah Öcalan ile gerçekleşmesi planlanan görüşme öncesi, yaptığı konuşma nedeniyle Başbakan Recep Tayyip Erdroğan’ın tepkisini çeken ve kulislere “İmralı’ya gidecek heyette yer almayacağı” yansıyan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, hükümete seslenerek, “Bir sözle süreç boşa çıkmaz. Biz adayı görmeye değil sürece katkı sunmaya gidiyoruz. İsim değil kurum tartışılmalı ve kimin gideceğine bizim kurumumuz veya partimiz karar vermeli. Biz toplumumuzu, halkımızı tanıyoruz” dedi. Türk, Radikal aracılığıyla şu mesajları verdi:
Bir sözle süreç boşa çıkmaz: Bu sürecin gidişi tek bir milletvekilinin bir sözüne bağlı olmamalı. Ahmet Türk bir şey söyledi diye, yıllarca uğraşılan bir çalışmayı boşa çıkarmak olmaz. Hem ‘ PKK ülke dışına çıksın’ deniyor, hem de ülke dışındaki kamplar bombalanıyor. Ben saddece buradaki samimiyetin tartışılmasını istedim. Ben de çok iyi biliyorum, kritik süreçlerde her iki halkın da hassasiyetini ve nasıl konuşulması gerektiğini.
Adayı görmeye gitmiyoruz: ‘Bakın gönderdim ondan sonra böyle konuştu’... Bu doğru değil. Biz oraya adayı görmek için gitmiyoruz. Sürece katkı sunmak için devreye giriyoruz. Sayın Başbakan, , gönderdiniz diye sizin grubunuzun bir mensubu mu olmuş oluyorum? Sizin söylediklerinize göre mi hareket etmem gerekiyor? Bu yaklaşım doğru değil. Hassasiyet beklemesi çok doğal ama kendilerinin de o hassasiyeti göstermesi çok önemli.
Kişi değil kurum: İsimler üzerinde durmak sürece olumlu katkı sunmaz. Tersine, hükümetin bazı isimleri kullanmaya niyetlendiği düşüncesi ortaya çıktı. Biz bunun için kurumsal olarak bu işin içinde olmalıyız. Eğer demokratik siyasetin bu işte yer alması isteniyorsa bu da kurumsal olmalıdır diyoruz. Kurumumuz, partimiz bunu belirler. Belki ilk aşamada topluma yön vermek için eşbaşkanlar gider ama daha sonraki süreçlerde bazı arkadaşları da gitmeleri konusunda biz görevlendiririz.
Bakanlığa anlattık: Eşbaşkanlar olarak, gitmemiz halinde sürece daha fazla katkımızın olacağını ifade ettik. Takdir onların. Tabi ki kendileri izin verecek. Ama bu işin kurumsal olması, işin ciddiyetini daha da güçlü bir şekilde ortaya koyar. Herkes ona göre tavır alır. Ama kurumsal olmadığı zaman belki de müzakere etmek istediğimiz, tartışmak istediğimiz kesimler üzerinde şüphe ile bakacak bir durum ortaya çıkabilir. Biz toplumumuzu, halkımızı tanıyoruz. Bizim içinde olmamız yanlışlarımızın azalmasına katkı sunar. 

Tercüman parası pazarlığı 

Öte yandan, ‘anadilde savunma’ya ilişkin düzenlemenin de yer aldığı tasarının Meclis’te görüşülmesi sırasında, Ahmet Türk ile bazı BDP ’li milletvekillerinin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile yaptığı dikkat çekici sohbetin, ‘tercüman parasının sanıktan talep edilmesi’ne dair olduğu ortaya çıktı. Türk, “Yarın binlerce insan, bunun için AİHM’e gider ve Türkiye mahkûm olur, dedik. Bunun değişmesi gerektiğini aktardık” dedi.

İmralı’ya gitme talebimiz reddedilmez
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile görüşmek için başvurdukları Adalet Bakanlığı’ndan henüz bir cevap almadıklarını belirterek, “Reddedileceğini de düşünmüyorum. Bu süreç ilerlemek durumundadır. Önümüzdeki günlerde ziyaretin gerçekleşeceğini düşünüyorum” dedi. Diyarbakır’da partisinin dayanışma yemeğine katılan Demirtaş, “Talebimiz reddedilmiş değil. Basında çarşamba günü olabileceğine dair yazılar çıkınca herhalde reddedilmiş gibi bir tartışma ortaya çıktı. Bu doğru değil, yani reddedilmiş değil. Reddedileceğini de düşünmüyorum. Bu süreç ilerlemek durumundadır. Süreci ilerletmek zorundayız” dedi.