'Biz kömür için değil, acımız için geldik'

'Biz kömür için değil, acımız için geldik'
'Biz kömür için değil, acımız için geldik'

Savaş alanına dönen Davutpaşa?da 23 kişi ölmüş, 120 kişi yaralanmıştı. Mağdurlar, Hrant Dink?in cenazesindekine benzer dövizlerle adalet istedi. FOTOĞRAF: HALUK ATALAY

Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı en büyük 'iş kazası'nda bir kişinin bile sanık sandalyesine oturmamasına öfkelenen kayıp yakınları, facianın yıldönümünde Davutpaşa'daydı. 26 yaşındaki oğlunu artık otopark haline gelen alanda anan baba sordu: Ayaklarımın altında oğlumun kanı var. Kimse hesap vermeyecek mi?
Haber: ÖMÜR ŞAHİN / Arşivi

İSTANBUL - “Suçlu bizlersek biz cezalandırılalım. Değilsek Zeytinburnu ve Büyükşehir belediyeleri, Sosyal Güvenlik Bakanlığı, hükümet hesap versin. Bizim talebimiz maddi değil, manevi. 23 aile akıl hastası oldu. Ayaklarımın altında oğlumun kanı var. Kimse hesap vermeyecek mi? Burası araç park alanı, çöplük alanı oldu. Ben kömür, makarna, 50 TL için gelmedim. Biz kanımızın hakkını istiyoruz.”
Davutpaşa’da Emek İş Merkezi’ndeki patlamada 26 yaşındaki oğlu Orhan Seday’ı yitiren Adnan Seday böyle isyan etti.
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı en büyük ‘iş kazaları’ndan Davutpaşa patlamasının üzerinden tam bir yıl geçti. Patlamada 23 kişi öldü, 120 kişi yaralandı. Ölenlerin yakınları dün bir yıl önce savaş alanını andıran yerde yitirdiklerini andı. Adnan Seday da onların arasındaydı ve en büyük korkusunun davanın zamanaşımına uğraması olduğunu söyledi. Facianın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hâlâ bir tek sanığın bile belirlenememiş olması, adalet bekleyen ailelerin kaygılarını artıyor.  
Ölenlerin, yaralananların yakınları dün ellerinde karanfiller ve pankartlarla sloganlar atarak iş merkezi önüne geldi. Grup adına açıklamayı, eşi Gülhan Çubuk’u yitiren İdris Çubuk yaptı. Aileler ölenlerin fotoğraflarını ve karanfilleri, patlamanın gerçekleştiği alandaki tuğlaların üzerine bırakırken gözyaşları içindeydi.
40 yaşındaki kardeşi Lezgi Şimşek’i yitiren Mustafa Şimşek verilen sözlerin tutulmamasından yakındı: “Bakan sigortası olana da olmayana da yardım edeceğiz demişti. Hiçbir yardım yapılmadı. Kardeşimin altı çocuğu vardı. Şimdi geride kalan ailesi kira ödeyemez, ekmek bulamaz, tedavi göremez durumda.”
Tek oğlunu, sigortasız ve 400 YTL’ye çalışan 21 yaşındaki Hasan Akgün’ü yitiren anne Nafiye Akgün, davanın ilerlememesine öfkeliydi: “Bilirkişi raporu olduğu halde hiçbir şey yapmıyorlar. ‘Neden’ diye soruyoruz.”
Ali Cesur ise 37 yaşındaki endüstri mühendisi oğlu Kadir Cesur’u yitirmişti: “Burada insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu gördük. Bizim bayramlarımız yok artık. Gülmeyi unuttuk.”