Bodrum 44 yılda böyle betonlaştı

Bodrum 44 yılda böyle betonlaştı
Bodrum 44 yılda böyle betonlaştı
Muğla'nın eğlence ve tatil cenneti Bodrum İlçesi'nin nasıl betonlaştığı, fotoğraflarla ortaya çıktı. Bodrum'un 1965 yılında çekilen fotoğrafı ile 2005 yılı ve geçen ay içerisinde çekilen kuşbakışı fotoğraflar, Ege'nin turizm incisinde yoğun yapılaşmanın geldiği boyutları çarpıcı şekilde ortaya koydu



Hasan ALAYBEYOĞLU/BODRUM

Özellikle beton yığınına dönen ilçe merkezinde üzerinde bina olmayan arsa yok denecek kadar azaldı. Bakanlar Kurulu'nun geçen ay Yarımada'nın kuzey bölümünü ‘Turizm Merkezi’ ilan etme kararına tepkiler ise artıyor. Belediye başkanları ile sivil toplum örgütü temsilcileri ise “Yapılaşma artık dursun” dedi.
Bodrum'un 1965 yılında çekilen fotoğrafı ile Vila-Int Uluslararası Hava Fotoğrafçılığı Şirketi ortağı Timur Kara'nın 2005 yılı ve geçen ay içerisinde çektiği kuşbakışı fotoğraflar, turizmin incisinde yoğun yapılaşmanın geldiği boyutları çarpıcı şekilde ortaya koydu. Özellikle ‘beton kent’ haline gelen Bodrum ilçe merkezinde, üzerinde bina olmayan arazi sayısı yok denecek kadar azaldı. Bakanlar Kurulu'nun geçen 11 Mayıs'ta Yalıkavak, Gündoğan ve Göltürkbükü'nü ‘Turizm Merkezi’ ilan etmesi de tartışmaları yeniden ateşledi. Belediye başkanları ile sivil toplum örgütü temsilcileri ise daha önceki benzer kararlarda olduğu gibi bu kararın da yargıdan döneceğine inandıklarını kaydetti.

BODRUM NEFES ALSIN
Bodrum Belediye Başkanı DP'li Mehmet Kocadon, Bodrum kıyı bandında özel mülklerin yapılaştığını, yapılaşmayan yerlerin sadece Milli Emlak'ın elinde kalan hazine arazileri olduğunu kaydetti. Başkan Kocadon, “Bodrum'un nefes alması lazım, dur deme zamanı geldi. Sözkonusu Bodrum ise gerisi teferruattır” dedi.
Başkan Kocadon, Bodrum Yarımadası'nın tamamının 2006 yılında Turizm Merkezi ilan edildiğini belirterek, “Biz buna karşı dava açmıştık, 2 yıllık bir mücadeleden sonra bu dava Danıştay'dan döndü. Şimdi de yarımadanın kuzey kısmı turizm merkezi ilan edildi. Bugüne kadar Bodrum ve Bodrumlulara danışılmadan alınan kararların tamamı yargıda kaldı. Gelsin yerel yönetimle, halkla konuşsunlar. Bizim de fikirlerimiz sorulsun” diye konuştu. Kocadon, esas sorunun turizm bölgesi ilan edildikten sonra ‘Ben buraları planlarım’ denilmesinden kaynaklandığını belirtti.
Bodrum'un İstanbul'dan sonra Türkiye'nin dünyaya açılan ikinci kapısı olduğunu belirten Mehmet Kocadon, “Bodrum bir tatil kasabası. Tüm çalışmaların tatil kasabası konseptinde yapılması lazım. Özgün değerlerin kaybedilmemesi lazım” dedi.

KAYBEDEN HEPİMİZ OLURUZ
Yalıkavak Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Saruhan, yapılması gereken en ciddi işin plan çalışması olduğunu kaydetti. Bodrum Yarımadası'nda da 30 yıldan bu yana değişken plan şekli olduğunu belirten Başkan Saruhan, “Yarımadayla ilgili belediyelerin, bakanlıkların kullandığı yetkiler var. Bu gibi yerlerde yapı emsalinin düşük tutulmasında fayda var. Planlar benim başkanlığım öncesinde yapılmış. Şimdi emsali düşürürseniz geri kalan bölgeleri korumuş olursunuz” diye konuştu. Saruhan, Bodrum Yarımadası'nın kuzey bölümünün ‘Turizm Merkezi’ ilan edilmesiyle ilgili olarak “Yalıkavak'ta daha fazla yapılaşma olmasını arzu etmem” dedi.
Yerel yöneticelerin ileriye dönük önlemleri, projeleri olması gerektiğini sözlerine ekleyen Başkan Saruhan, “Yapılaşmaya yönelik sorunlar da dahil her türlü sorunu ortaklaşa çözmek gerekiyor. Yoksa sen yaptın ben yaptım diye kısır döngülere girecek olursak kaybeden hepimiz oluruz” diye konuştu.

BELİRSİZLİK TEDİRGİN EDİYOR
Mimarlar Odası Bodrum Temsilcisi Mahmut Yıldırım, geçmişte çok sayıda plan yapıldığını ve bunların hepsinde bakanlıkların ‘erk’i kendi eline almak arzusu olduğunu belirterek, “Ancak bunların tamamı daha sonra yargıdan dönmüş” dedi. Bodrum'da mevcut planlı arsalar arasında vatandaş elinde çok az arsa kaldığını kaydeden Yıldırım, “Bundan sonraki planmalar kamu eliyle yapılacak. Bu planmaların ne olacağına yönelik belirsizlik insanları tedirgin ediyor” diye konuştu.
Planlama yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda olmasının, buraların çok yakın bir zamanda birilerine tahsis edileceği izlenimi yarattığını kaydeden Yıldırım, “Dönüşüm adı altında hazırlanan projeler, tedirgin edici hale geldi. Bunun olumsuz örnekleri birçok yerde görüldü. Yapılaşma ile ilgili yaşanan kaotik ortam ise şimdiye kadar birçok çıkarcıyı harekete geçirdi” dedi.

BİRİLERİ GELİP KAÇAK YAPI KURAR
Yalı Belediyesi sınırlarında Gökova'ya doğru olan bölümün kaçak yapılaşmayla dolu olduğunu kaydeden Yıldırım, “Bu bölge 15 yıl kadar önce ‘Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi’ ilan edildi. Burası 15 yıl boyunca plansız bırakıldı. Bu vatandaşa ‘ev yapmayın’, ‘çocuk doğurmayın’, ‘iş kurmayın’ demek oluyor. Siz 15 yıl boyunca burayla ilgili birşey yapmazsanız birileri de çıkıp burada kaçak yapılar kuruyor” diye konuştu.

OLUMLU TEK ÇİVİ ÇAKILMADI
Merkezi otoritenin bu planları yaparken yerelle birarada bulunmayı tercih etmediğini sözlerine ekleyen Mahmut Yıldırım, şöyle dedi:
“Planlamayı kendileri yapıyorsa bile Bodrumlularla birlikte karar almaları lazım. Bodrum, toplumsal duyarlılığı en yüksek yerlerden biri. Yerel yönetimlerle işbirliği yaparak buradan Türkiye'ye örnek çıkarmaları lazım, ama ne yazık ki bütün Türkiye'de uyguladıkları organizasyonları buraya kabul ettirmeye çalışıyorlar. Merkezi otoritenin buraya olumlu anlamda tek bir çivi çaktığını da söyleyemeyiz. Bodrum Bodrumlulara bırakılsa, sorunlar büyük oranda ortadan kalkar.”
Mahmut Yıldırım, tüm olumsuzluklara rağmen Bodrum Yarımdası'nın en iyi korunan yerlerden biri olduğunu kaydetti.

YAPILAŞMA ARTIK DURMALI
Bodrumlu Gönüllüler Derneği üyesi, Mavi Yol Girişimi Kolaylaştırıcısı Filiz Dizdar ise yapılaşmanın çok uzun yıllardır Bodrum'un sorunu olduğunu kaydetti. Bodrum Yarımadası'nda çok ciddi altyapı sorunları yaşandığını belirten Dizdar, “Bu yapılaşmanın artık bitirilmesi, durdurulması, bir revizyon planının yapılması gerekiyor. Ayrıca tüm altyapı çalışmaları bitirilip, tarım alanları, sulak alanlar gözetildikten sonra yapılaşmanın ne oranda yapılacağına karar verilmeli. Bir şekilde durup, bakmak lazım” diye konuştu.
Bodrum'da beldelerin su ihtiyacını tamamen yeraltı sularıyla giderdiğini kaydeden Filiz Dizdar, “Yeraltı kuyuları kapatılsa müthiş bir su sıkıntısı yaşanacak. Yetersiz suyumuz olmasına rağmen yapılaşma hızla devam ediyor. Ormanları yakıyoruz, yeraltı sularını tutacak yutakları yok ediyoruz. Ya yakıyor ya yaktırıyoruz. Bunun yanında sulak alanları yok ediyor, yapılaşmaya açıyoruz. Bir taraftan çok değerli şeyleri yok edip bir yandan yapılaşma sürüyor. Denge nasıl sağlanacak bilemiyoruz” diye konuştu.

BELEDİYELERİN ÇEKİŞMESİ
Bodrum'un tüm beldelerinde yapılaşma sorunu olduğunu sözlerine ekleyen Dizdar, bu duruma belediyelerin çekişmesinin de katkısı olduğunu kaydetti. Dizdar, “Belediyeler gelirlerinin büyük bölümünü inşaattan sağlıyor. Belediyeler arasındaki yapılaşma, bu rekabette etken. Bu durumun artık durulması lazım. Bilim insanlarının, üniversitelerin yaptığı çalışmalar değerlendirilmeli. Bodrumlulara da sorularak bundan sonrasının planlaması yapılmalı” dedi.
Bakanlar Kurulu'nun Yalıkavak, Gündoğan ve Göltürkbükü'nü Turizm Merkezi ilan etmesine de kuşkuyla baktıklarını dile getiren Filiz Dizdar, “Daha önce çıkarılan ‘Muğla- Bodrum Yarımadası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi Planı’ açılan davalar sonucu iptal edildi. Şimdi 3- 4 bölge turizm bölgesi ilan ediliyor, bu da yargıdan dönecektir” diye konuştu. (dha)