scorecardresearch.com

Boğaziçi'nde Starbucks'ı işgal günleri

Boğaziçi'nde Starbucks'ı işgal günleri

Boğaziçi nde iki ay önce açılan Starbucks a tepki işgale dönüştü. Bir grup öğrenci geceyi kafede geçirdi.

İşgal edilen Starbucks'tayız. İçeriden kahve değil menemen kokuları geliyor. Öğrenciler "Taleplerimize yanıt gelene kadar buradayız" diyor.
Haber: CİHAN TEKAY / Arşivi
ELİF İNCE / Arşivi

İSTANBUL - Boğaziçi Starbucks’tayız. Ama içeriden kahve değil menemen kokuları geliyor. Öğrenciler, bir kazanda yemek pişiyor, bir yanda tüpte çay demleniyor. Tepsilerde dilimlenmiş salatalıklar, peynirler dolaştırılıyor. Fonda türküler, şarkılar çalıyor.
İki ay önce Boğaziçi Üniversitesi’nde eski ‘çarşı kantin’in yerine açılan Starbucks, beş haftadır devam eden protestoların sonuç vermemesi üzerine geçen salı günü öğrenciler tarafından işgal edildi. Geceyi de Starbucks’ta geçiren öğrenciler, rektörlükten taleplerine cevap alana kadar işgali devam ettirmeye kararlı.
Öğrenciler, “Kendimizi buraya ait hissetmiyoruz” dedikleri Starbucks’ı, tanınmayacak hale getirmiş. Kimi ders çalışıyor, kimi kapıya asılan kartona taleplerini, şikâyetlerini yazıyor. Günün programında atölye, film gösterimi ve açık toplantı var. Bir de beklenmeyen misafir: Rektör Yardımcısı Tereza Varnalı. Bir temsilciyle konuşmak isteyen Varnalı’ya öğrenciler, Wall Street’te başlayan ‘İşgal Et’ hareketlerinde olduğu gibi “temsilci seçmeyeceklerini ve taleplerini bir arada ileteceklerini” belirtiyor. “İşgal altında olduğu için” içeri girmeyen Varnalı, yaklaşık 70 öğrenciyle yağmurun altında konuşuyor. Öğrenciler, “Bizim düzgün, kaliteli ve ucuz yemeğe ihtiyacımız var. Ama okul, fikrimizi bile almadan kampüse İlly, Robert’s Coffee ve Dunkin’ Donuts ve son olarak da küresel sermayenin simgesi Starbucks’ı açtı” diyor. Bunun yanında kampüsler arasında ulaşımın ücretli olması, öğrenci temsil kurulu sisteminin işlememesi ve yönetimin dilekçelerine cevap vermemesi gibi birçok şikâyet dile getiriliyor.
Ama tüm bu şikâyetlerin altında yatan neden, öğrencilerin okulun karar süreçlerine müdahil olamadıklarını hissetmeleri. Okulun kamusal mekânlarını şirketlere veren ihale süreçlerinin şeffaflaşmasını istiyorlar örneğin.
Bu konuda bazı akademisyenler de öğrencilerin yanında. Sosyoloji Bölümü öğretim görevlisi Barış Büyükokutan, eylemi sonuna kadar desteklediğini söyleyerek “Üniversitede ucuz, sağlıklı, doğru düzgün yemek yokken en son ihtiyacımız olan şey Starbucks. İhaleler verilirken ne öğrencilere ne de öğretmenlere soruluyor” diyor ve işgal eylemlerinin 60’lardan beri Boğaziçi geleneğinin bir parçası olduğunu hatırlatıyor. 

Müşteriler de var
Toplantının bitmesiyle öğrenciler içeri dönüp topluca yemek yiyor. Çalışanlar şaşkın, tek tük gelen müşterilerin siparişlerini hazırlıyorlar. Bir grup işletme öğrencisi kahve aldıktan sonra oturacak yer bulamayınca şikâyet ediyor, “Burasını sevenler de vardı, bizim özgürlüğümüz kısıtlanmış oluyor” diyor. Protestocular, işgalin ilk gününde kahve almaya gelenleri alkışlarla protesto etmişler. Bugünse alkışlar yerini diyaloğa bırakmış. Starbucks taraftarlarıyla hararetli bir tartışmaya giriliyor, sonunda aralarından biri “Haklısınız” diyor, “Ama şimdi derse gitmem lazım.”

http://www.radikal.com.tr/1071868107186837

YORUMLAR
(37 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Tasvip etmiyorum - ErdoErdo

Ben de sol gorusluyum ama bu tur eylemleri sacma buluyorum. Esas ugrasilmasi gereken sey,Starbucks degil, fasizan gruplar ve fasizan zihniyettir (hem dinci fasizm, hem milliyetci fasizm). Starbucks isgali, yabanci dusmanligi kokuyor. Tasvip etmiyorum.

kıvırmayın.. - mehmetuqras

arkadaşlar ben bir boğaziçiliyim. bu arkadaşlar özgürlükçü görünürler lakin geçen yıl leninist gurupla çakma demokrat çayhane gurubu birbirine girip kavga etti. amaçları popüler olmak, yani okulda dayılık yapmak istedikleri. yaşam tarzları, giyim tarzları samimiyetsizliklerini zaten özetliyor. bu yüzden pek ciddiye almayın çünkü okulda da ciddiye alan yok bunları. ama çok ilginçtir radikal bu arkadaşların bizim okulda dönüp bakmadığımız eylemlerini hep haber yaptı. öyle ki çoğu zaman buradan öğreniyoruz:) herhalde tanıdık yakınlık meselesi. anlamadım gitti:)

Üniversitede Levis mağazası - noktalıvirgül

Şimdi aslında etrafımızdaki çoğu şey küresel sermayenin ürünüdür. Ama bunun böyle olup olmaması çok daha üst düzeyde gökdelenlerin tepesinde alınan kararlarla ilgilidir. Asıl sorun özgürlükler ve emeğin değeridir. Burada örnek verecek olursak Levis kot giymek değil de üniversitede Levis mağazası açılsa ne kadar absürd olur değil mi?Starbucks da böyle birşey?

Küresel sermayenin simgesi olmak - psidian

Starbucks yerine ne açılsa acaba arkadaşlar kabul ederdi acaba? Küresel sermayenin temsilcisi bir kahvehanenin açılmasını kendilerine hakaret gören benim Boğaziçi'lilerim aslında fikir birikimlerinin ne kadar sığ olduğunun farkındalar mı? Boğaziçi'nde her zaman yemekhane bir sorun olmuştur. Beyler, aslında atılan bütün havalara rağmen fakir bir ülkede öğrenci olduklarını unutmamaları gerekiyor. Devlet bütçesi üzerinde oynanan rakamsal oyunlar bir gün patladığında sanırım bugünlerini de arayacaklar.

İşgale gel işgale - zerdust_1584

Son zamanlarda okuduğum ve güldüğüm tek haber bu işgal haberidir diyebilirim. Çok merak ediyorum işgal sırasında o pahallı kahvelerden de içmiş mi devrimci öğrenciler. Yok böyle saçmalık. İçtikleri sigara, giydikleri jeans, kullandıkları araba tamamı küresel sermayenin ürünü değilmidir. Artık bu saçmalıkları bir yana bırakıp, cezaevlerinde tutuklu bulunan beşyüzü geçkin öğrenci arkadaşları için birşeyler yapsınlar. wallstret işgalcilerini örnek almışlar, tezatın böylesi de ancak bizim ülkemizde olur. Ucuz yemek veren kantinler istiyorsun, ülkende açlık sınırında olan insanlar için ne yapıyorsun. kocaman bir hiç. Küçük burjuva özleminde küçük devrimcilik oyunları oynuyorsun. Bana dokunmayan yılan yaşasın diyorsun ama o yılan gelip sana dokununca da devrimci işgalci kesiliyorsun. Neyse yine de hayırlı olsun, umarım muaffak olursunuz. Haydi rastgele...

Abartmayalım ! - tekihtimaliolaninsan

Bir Boğaziçi öğrencisi olarak çok yersiz ve abartı bulduğum eylem. Ben şahsen Boğaziçi'nde okuyup da yemek alamayacak kadar durumu kötü olan insanlar olduğunu sanmıyorum. Herkes bir şekilde istedikten sonra kendini kurtaracak kadar para yapıyor bu okulda, burslar, özel dersler ya da başka ek işlerle. Ben mesela bu gruptanım. Ayrıca özgürlük özgürlük diyen arkadaşlarımızın başkalarının kahve alma özgürlüğünü engellemerini de hiç anlamış değilim, hiç yakışmıyor kahve alanları alkışlamak ve onlara laf atmak. Ayıp.

Menemen ,, - vayadam

gayet hos olmus bence. Fas'ta gezerkene bi kere, adamcagizlarin ayran gibi bir yerli iceceklerinin olmadigina sasirmistim. Elektrik olan her yerde, ama sadece, coca cola. Bu yuzden menemen iyi kokmustur, sivri biberi unutmadiysa gencler.