'Boğaz'ımı sıkma

Bayındırlık inadı
Ankara ile İstanbul arasındaki 'Boğaz'a üçüncü köprü' inatlaşması sürüyor. Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit,
"Köprü şart" diyor. Bayındırlık Bakanlığı da, bir yıllık çalışmanın ürünü olan
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Nâzım Planı'nı hiçe sayıyor.
Planın içeriği
Bilim adamlarının yaptığı 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Alt Bölge Nâzım Planı, tüp geçişin kentin ihtiyacı olan toplu taşımacılığı öne çıkaracağını vurguluyor. Plan, yeni köprünün zaten fazla olan araç sayısını daha da artıracağını ifade ediyor.
Ortak mücadele
Kavganın en ilginç yanı da, Ankara'ya karşı yürütülen mücadeledeki ortaklık: Köprüye sadece büyükşehir değil, tüm belediyeler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ile İstanbul Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ve vatandaşlar da karşı çıkıyor.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - Boğaz'a üçüncü köprü nedeniyle Ankara ile İstanbul arasındaki inatlaşma sürüyor. Ankara köprü, İstanbul ise tüp geçiş istiyor.
Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit, üçüncü köprünün mutlaka yapılmasından yana. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, İstanbul Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ve vatandaşlar ise Boğaz'a köprü istemiyor. İstanbul'da ilk kez Ankara'ya karşı bu kadar büyük çapta ortak bir mücadele başlatılıyor.
Toplu taşımacılığa darbe
Köprüde ısrar eden Bayındırlık Bakanlığı ise, Büyükşehir Belediyesi'nin ve bilimadamlarının yıllar süren çalışmaları sonucu hazırlattığı 1/50.000 ölçekli
İstanbul Metropoliten Alan Alt Bölge Nazım Planı'nı hiçe sayıyor. Planda, tüp geçişin
İstanbul'un ihtiyacı olan toplu taşımacılık, köprünün ise İstanbul'da araç sayısının daha da artması anlamına geldiği belirtiliyor.
2010'a kadar İstanbul'da arazi kullanımını ve ulaşımı planlayan İTÜ' nün hazırladığı nazım plana göre Boğaz'a kesinlikle tüp geçiş yapılmalı. 1996'da Büyükşehir Belediyesi'nin yaptırdığı anket ve araştırmalarda, İstanbul'un iki yakası arasında 1.1 milyon yolculuk yapıldığı belirlendi.
İhtiyaç raylı sistem
1997 Ağustos ayında Boğaziçi Köprüsü'nden geçen araçların yüzde 87'si, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçenlerin de yüzde 60'ını özel otomobiller oluşturdu. Otomobillerin ortalama 1.7 yolcu taşıdığı belirtilen Ulaşım Ana Planı'nda, iki köprü üzerindeki araç trafiğinin dörtte üçünü
oluşturan otomobillerin, toplam yolcu sayısının üçte birini taşıdığı yer alıyor.
Raporda bu veriler şöyle değerlendirildi: Bu tablo, İstanbul'un ihtiyacının özel otoların taşınmasının değil, toplu taşıma araçlarıyla, daha doğru bir deyişle raylı sistemle yolcuların taşınması olduğunu ortaya koymaktadır. Ulaşım Ana Planı'nda, yapılacak üçüncü köprünün diğer köprülerin yükünü kısa bir süre azaltacağı, ancak bağlantı yollarında trafiğin eskisinden daha kötü bir hale geleceği belirtiliyor. Bilgisayarda yapılan analizlerde, Boğaziçi Köprüsü'nün 600 metre kadar güneyinde yapımı düşünülen köprünün, her iki yakada bağlanacağı yollar üzerindeki araç trafiğinde
önemli artışlara neden olduğu belirlendi. Örneğin üçüncü köprünün yapılması durumunda Barbaros Bulvarı ile Piyalepaşa Caddesi'nde trafik iki katına çıkacak. Üçüncü köprünün ortasında yapılması tasarlanan raylı sistem ise bir göz boyamadan ibaret. Köprüdeki raylı sistemin Asya yakasındaki banliyö hattına ve Avrupa yakasındaki metro hattına bağlantılarının teknik olarak çözülmediği belirtilen plana göre, üçüncü köprü, mevcut raylı sistem hatları ve metro ile entegrasyonu koparacak.
Raylı sistem daha çağdaş
Raylı tüp geçiş ise var olan raylı sistemle entegre ve tamamıyla toplu taşımacılık anlayışıyla ortaya konulan bir proje.
İstanbul'daki otomobil sayısının fazlalığına ve metropolde toplu taşıma sisteminin zorunluluk olduğuna dikkat çekilen planda, tüp geçiş projesinin doğrudan var olan raylı sistemlerle birleştirilebileceği ifade ediliyor. 2010 yılında Boğaz'ı geçmesi beklenen günlük 1.9 milyon yolculuğun yaklaşık 1 milyonunun tüp demiryolu ile karşılanabileceği belirtilen rapora göre, tüp geçit, köprü gibi yeni yan yollara ihtiyaç duymadığından kentin tarihi dokusunu da tahrip etmeyecek.
'Köprüler asla çözüm değil'
Salim Sadıkoğlu (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Planlama Danışmanı):
İstanbul ulaşımında ana sorun plansız kentleşmedir. Nüfusun yüzde 65'i, istihdamın ise yüzde 73'ü Avrupa yakasında. İnsanlar, evlerinden işe gitmek için Boğaz'ı kullanıyor. İnsanların oturdukları yakada çalışabilecekleri planlı bir kentleşme olsa Boğaz geçişi sorunu kalmayacak. 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Alt Bölge Nazım Planı'nı bunun için hazırladık. Köprü, bu plana ağır darbe indirecek. Karayollu geçişlerde insanlar özel otomobil almaya yöneliyor ve köprüler çözüm olmaktan çıkıyor.
Ayrıca köprüler kaçak yapılaşmayı ve çarpık kentleşmeyi beraberinde getiriyor. Köprüyle birlikte ulaşımın kolaylaştığı alanlarda gecekondu artacak, ormanlar zarar görecek.
Rakamlarla Boğaz yolu

  • İstanbul'da günlük toplam yolculukların yüzde 11.3'ü Boğaz'ın iki yakası arasında yapılıyor. Bu yolculukların yüzde 34'ü özel otomobillerle, yüzde 6'sı servis araçlarıyla,
    yüzde 60'ı ise toplu taşıma araçlarıyla yapılıyor.
  • Yolculukların yüzde 17'si vapur ve deniz motorlarıyla, yüzde 43'ü karayolu toplu taşıma araçlarıyla gerçekleşiyor.
  • Anadolu ve Avrupa yakası arasındaki yolculukların yüzde 72'sini evden işe gidiş ve dönüş oluşturuyor.
  • Özel otomobillerin günlük yolculuklarda payı İstanbul genelinde yüzde 28.5 iken, Boğaz geçişlerinde yüzde 34.
  • 1973-1994 yılları arasında Boğaz'daki köprülerle sağlanan ulaşımda araç geçişindeki
    artış yüzde 1180, insan sayısındaki artış yüzde 173. Araçların yüzde 80'i otomobil.
  • 1997 yılı verilerine göre birinci köprüden geçen araçların yüzde 87'si, ikinci köprüden geçen araçların yüzde 60'ı özel
    otomobillerden oluşuyor. Buna karşı otomobiller, köprü yolculuğu yapan insanların
    yüzde 25'ini taşıyor.
    'Binlerce ağaç kesilecek'
    Aziz Yeniay (İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı): Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yapılması için binlerce ağaç kesildi. Yeni köprünün yapımı için de Alibeyköy, Kemerburgaz, Beykoz gibi bölgelerden bağlantı yolları yapılacak ve bu İstanbul'un ciğeri olan binlerce ağaç kesilecek. Ayrıca dünyanın hiçbir yerinde su havzalarının üzerinden otoyollar geçmez. Ancak Fatih Sultan Mehmet Köprüsü' nün bağlantı yolları, su havzalarının üzerinden geçiyor. Yapılması planlanan köprü de su havzalarından geçecek. Buralardan kimyasal madde taşıyan araçların geçtiği düşünüldüğünde içme suyu üzerindeki tehlike daha da artacak.
    Başkan ile vatandaş el ele
    İsmail Üstün (Arnavutköy Semt Girişimi Başkanı): Birinci ve ikinci köprüye tepkilerde meslek odaları, uzmanlar yalnız kalmıştı. İlk kez 3'üncü köprüde halk inisiyatifi devreye girdi. Biz sadece Arnavutköy için değil, bütün Boğaz için köprüyü bir tehdit olarak görüyoruz. Buna karşı tepkilerimizi dile getiriyoruz. İlk günden beri bu konuda uzman meslek odalarının
    görüşlerini aldık, konu hakkında bilgilendik ve bunları insanlara anlattık. 'Bu semt Arnavutköylüler tarafından koruma altında' sloganımızla yaşadığımız mekâna sahip çıkıyoruz.
    Yusuf Namoğlu (Beşiktaş Belediye Başkanı): Arnavutköy'de dünyada eşine az rastlanır tarihi ve doğal güzellikler var. Arnavutköylüler tepkilerinde çok haklı. Ben bu mücadeleyi sonuna kadar Arnavutköylülerin
    yanında vermeye kararlıyım. İstanbul'da Boğaz'a yapılacak üçüncü bir köprüye karşıyım. Köprü çare olmayacak.
    'Halk engeller'
    Ahmet Turgut (Şehir Planlamacıları Odası İstanbul Şube Başkanı): 3'üncü köprüye karşı, İstanbul'da daha önce görülmemiş bir mutabakat var. Belediyeler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, halk köprü istemiyor. Bu bilinçli bir tepki. Köprü, İstanbul'un ulaşım sorununu çözmek yerine büyük sorunlara neden olacak. Köprüyü ancak halkın bu tepkisi engelleyebilir. Ankara, İstanbul'da yaşayanların sesine kulak vermeli.
    'Karar dışardan'
    Erdal Aktulga (TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı): Köprülerin trafik sorununa çözüm olmadığı ortada. Her köprü, trafikte yeni kilit noktaları oluşturuyor. Kentteki yapılaşmanın kuzeye doğru yayılmasına neden oluyor. Amaç hizmetse toplu ulaşıma yani tüp geçişe ihtiyaç var. Asma köprüler kesinlikle çözüm değil, aksine sorun. Şurası çok açık ki, bu projeye bizim ülkemizde değil dış merkezlerde karar veriliyor.