Bombanın yarım bıraktığı hayatlar

Terör, hayat kavgası veren altı yurttaşı yok etti


Ulus'taki terör saldırısında hayatlarını kaybedenlerin yakınları, Ankara Adli Tıp Morgu'nun önünde birbirine sarılarak acılarına dayanmaya çalışıyorlardı.


Muzaffer Savaş: 27 yaşında, Ankara Üniversitesi Dışkapı Öğrenci Yurdu'nda güvenlik personeliydi. Kısa süre önce nikâh kıyılmış, düğün davetiyeleri yeni dağıtılmıştı. O gün, damatlık almak için oradaydı. Evden işe, işten eve mazbut bir yaşamı vardı.
Serdar Karayiğit: 1975 doğumlu. Evli, bir ve üç yaşlarında iki çocuk babasıydı. Memleketteki ailesine ekmek parası yollayabilmek için seyyar satıcılık yapıyordu.
Serhat Kanat: 23 yaşında, askerden yeni gelmişti. 15 gün sonra nişanlanmayı planlıyordu. Güler yüzlülüğüyle biliniyordu.
Tuba Yamı: 21 yaşında, tekstil mağazasında tezgâhtarlık yapıyordu. Bekârdı. Dört gün sonra doğum gününü kutlayacaktı.
Bilal Genç: 46 yaşındaydı. İçişleri Bakanlığı'nda memurdu. Evliydi. 20 ile 23 yaşları arasında üç çocuk yetiştirmişti. İzinliydi, Hacı Bayram'ı ziyaret etmiş, eve dönüyordu.
İsa Kalkır: 19 yaşında, tezgâhtar ve sa-tış sorumlusuydu. Bekârdı. Askerlik muayene kâğıdı yeni gelmişti. Evin geçimi için ortaokulu terk etmişti. Yakın çevresi onu 'Dört dörtlük bir insan' diye tanımlıyordu...

ANKARA - Ankara'da akşam saatleri hep böyledir. Mesai biter, gün geceye evrilir. Güneş batıp karanlık kentin üzerine çökmek üzereyken, memurlar, işçiler, emekçiler hep birlikte yollara dökülürler.
Kimisi dükkânlar kapanmadan akşam yemeği için sebze halinden nevale toplamanın, kimisi arkadaşlarıyla buluşup iki satır laf etmenin, kimisi de hiç oyalanmadan otobüse ya da dolmuşa binip Cebeci, Siteler, Kayaş, Keçiören, Çinçin Mahallesi'ndeki mütevazı evlerine gitmenin tatlı telaşı içindedir. Evine gidenler, her akşam yaptıklarını yapacaktır. Yatmak üzere olan minik çocuklarıyla oynayacak ya da uzaktan kumandayı eline alınca kanallar arasında ya 'Ünlüler Sirki'ne takılacak ya da 'Binbir Gece'yi izlerken Şehrazat'a üzülecektir.
Ama o gün, koskoca kentte tek suçu saat 18.45'te her zaman geçtikleri Ulus'taki Anafartalar Çarşısı'nın önünden geçmek olan bu insanların başlarına gelenler, beyaz camın ardında her akşam izledikleri 'sabun köpüğü' dramlara, sahte talihsizliklere hiç benzemedi. Sadece kenti değil, koca ülkeyi sarsan bir bomba; bıçak yarası gibi, cam kesiği gibi asla iyileşmeyecek ve belleklerden kolay kolay silinemeyecek derin bir iz bıraktı.
Ateş her yeri yaktı
Parçaları etrafa saçılmış cesetler morga, yaralılar hastanelere kaldırıldı. Cadde temizlenmiş, ölen ve yaralananların isimleri belirlenmişti. Ama ateş yalnızca düştüğü yeri yakmadı bu kez. İşte her gün hepimizin yaptıklarını yapan ve yine bu nedenle hepimizin içini daha fazla acıtan bu sıradan insanların şaşırtıcı olmayan öyküleri:
Mağazada çalışıyordu
Tuba Yamı: Tekstil mağazasında tezgâhtar olarak çalışıyordu. Henüz 22 yaşında ve bekârdı, Ankara'nın Altındağ semtinde ailesiyle yaşıyordu. Dört gün sonra doğum gününü kutlamaya hazırlanıyordu ama bomba onun bu en güzel yaşını görmesine izin vermedi.
Ablası, morga girerek kardeşini son kez görmek istedi. Duygusal anlar yaşayan yakınları, evden görüntü almak isteyen gazetecilere de tepki gösterdi. Tuba Yamı'nın eniştesi Adnan Özçelik olayı duyduklarında işyerini telefonla aradıklarını ve daha sonra hastaneleri dolaştıklarını belirterek, "Patronlarıyla buluşup Ulus'ta ikiye bölündük. Her yeri aradık, sonuçta Tuba'yı burada morgda bulduk" dedi.
Çocuklarından ayrıydı
Serdar Karayiğit: 1975 doğumlu, CD ve sigara tezgâhında işportacılık yapıyordu. Evli, bir ve üç yaşlarında İzzet ve Tuğba adlarında iki çocuğu var. Eşi ve çocukları, babası Ali Karayiğit ile birlikte Bala'nın Ergün Köyü'nde kalıyor. Kendisi Ankara'da kardeşleriyle beraber bekâr evinde kalıyor. Bazen inşaatlarda bazen tezgâhının başında çalışarak geçimini sağlıyor. Köyde gariban, yoksul bir aile olarak biliniyorlar. Babası Ali Karayiğit, oğlunun cenazesini alırken "Seni evde beben bekliyor, evimin direği" diye ağıt yaktı, terörü lanetledi.
Baba Karayiğit, "Torunlarım bana 'Dede babamız nerede' dediklerinde ne cevap vereceğim?" diye sordu. Karayiğit, Anafartalar'da hemen yanında CD satan ve patlamada ağır yaralanan 17 yaşındaki Caner Kaplan'ın da akrabası. Kaplan, Numune Hastanesi'nde can çekişiyor.
Askerden yeni gelmişti
Serhat Kanat: 23 yaşında. Sivas doğumlu askerden yeni gelmiş. 15 gün sonra nişanlanmayı planlıyordu. Çevresinde güleryüzlü biri olarak tanınıyor. Ankara'da Demetevler'de oturuyor. İki kardeşi var.
Durakta bekliyordu
Bilal Genç: 46 yaşında Yozgat doğumlu. İçişleri Bakanlığı'nda memur olarak çalışıyor evli ve Huriye (23), Hülya (21) ve Emre (20) adlarında üç çocuğu var. Patlamanın gerçekleştiği gün izinliymiş. O gün Hacı Bayram'ı ziyarete gitmişti ve Ankara Dikmen'deki evine gitmek için durakta beklerken öldü.
Daha 19 yaşında...
İsa Kalkır: 19 yaşında, Moda mağazasında tezgâhtar ve satış sorumlusu olarak görev yapıyordu. Ankara Kızılcahamam doğumlu. Bekârdı. Askerlik için muayene kâğıdı gelmiş, iki ay sonra askere gitmeye hazırlanıyordu. Biri kız üç kardeşi var. Yakınları, ortaokuldan itibaren okulu bırakıp evin geçimini sağlamak için çalıştığını aktarıyor. Çevresinde 'dört dörtlük insan' olarak tanımlanıyor.
Uğurlandılar
Terör kurbanlarının cenazeleri dün ailelerine teslim edildi. Serdar Karayiğit Bala Ergin Mahallesi'nde, İsa Kalkır Kızılcahamam'ın Berçin ilçesinde, Bilal Genç Yozgat'ın Aydıncık ilçesinde, Tuba Yamı Cebeci Asri Mezarlığı'nda, Muzaffer Savaş ise Karşıyaka Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla toprağa verildi. Serhat Kanat ise bugün Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedilecek.



Düğün yerine cenaze töreni yapıldı
Muzaffer Savaş 27 yaşındaydı ve Temag şirketinin güvenlik personeli olarak Ankara Üniversitesi Dışkapı Öğrenci Yurdu'nda görev yapıyordu. Evlilik için izne ayrılmıştı. Rukiye Uslu'yla nikâh kıymış, düğüne hazırlanıyordu. Amca Mehmet Savaş, yeğeninin 25 Mayıs'ta evleneceğini belirterek, "Çarşıya damatlık almaya gitmişti ama kefen giydi. Davetiyesi bile dağıtılmıştı" dedi. Evden işe-işten eve mazbut bir yaşamı olduğu ifade ediliyor. Kayaş'taki evine gitmek için durakta beklerken öldü. Düğünü yerine dün cenazesi vardı. Savaş, Ankara'da Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi. Gelinlik giyme düşü kurarken eşinin ölüm haberini alan Rukiye Uslu (Savaş) yıkılmıştı.


Güvenlik görevlisi Muzaffer Savaş, sevdiğiyle nikâh kıymış, 25 Mayıs'taki düğünü için gün sayıyordu. Evlilik iznindeydi. Damatlığını almak için gittiği Anafartalar'da ölen Savaş, dün toprağa verildi.