Boşanmalara da 'telekulak' karıştı

Boşanma davalarına bakan aile mahkemelerinden, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na 20 binden fazla 'davalı eşlerin telefon ve kısa mesaj trafiğini dinleme' talebi yapıldı. Başkanlık tüm başvuruları 'özel yaşam ihlali' diye reddetti



DENİZ ZEYREK
ANKARA - Ergenekon soruşturmasının en önemli delil kaynağı olarak gösterilen ‘telekulak’, boşanma davası açmak isteyen eşlerin de umut kapısı oldu. Aile mahkemelerinden Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na 20 binden fazla telefon dinleme ve iletişim tespiti talebi geldi. Eşlerin dinlenmesine ilişkin taleplerin tümü ‘kanun sadece ceza mahkemelerinden gelen kararlar için geçerli’ diye TİB tarafından geri çevrildi.

‘Eşim beni aldatıyor’
Ceza davalarında da delil bulmanın zor olduğu durumlarda gündeme gelen telefon dinlemeler, aldatıldığından kuşkulanan eşlerin de umudu oldu. Boşanma davası açmak isteyen eşler, mahkemelere yaptıkları başvurularda, boşanma işleminin kısa sürede ve sorunsuz gerçekleşebilmesi için ‘eşim beni aldatıyor’ gerekçesine sığınıyor. Bu iddianın altını doldurabilmek için de fotoğraf, cep telefonuyla gönderilmiş kısa mesaj gibi deliller ortaya koymaya çalışıyor.

Mahkemeler ciddiye alıyor
Boşanma davalarına bakan aile mahkemeleri de eşlerin başvurularını ciddiye alıp dinleme kararı alarak TİB’e başvuruyor. TİB Başkanı Fethi Şimşek’in verdiği bilgiye göre, bugüne dek TİB’e aile mahkemelerinden 20 binden fazla dinleme ve iletişim tespiti talebi geldi. Yasasında sadece ceza mahkemelerinden, Ceza Mahkemeleri Kanunu’nun 135. Maddesinde tanımlanan katalog suçlar için dinleme yapılabileceği belirtilen TİB de bütün bu talepleri geri çevirdi.

Israrcı hâkimler dava açtı
TİB, aile mahkemelerinden gelen ısrarlı talepler nedeniyle zor günler de yaşadı. Bazı hâkimler, mahkeme kararını geri çevirdikleri için TİB yöneticilerine dava açtı. TİB yöneticileri söz konusu davalarda sanık durumuna düştü. TİB Başkanı Şimşek, sorunu çözmek için Yargıtay’dan, Adalet Bakanlığı’ndan görüş aldıklarını, bu görüşleri aile mahkemelerine gönderdiklerini belirtirken, “Artık talep etmiyorlar” dedi. Şimşek, aldatma vakalarının tespiti için de telefon dinlendiği takdirde, özel yaşam ihlallerinin önünün alınamayacağına dikkat çekerken, ‘1000 kişiden biri’ olarak açıklanan, dinlenen kişi sayısının daha da artacağını söyledi.
Şimşek, aile mahkemelerinden gelen taleplerin yanı sıra baz istasyonu tespit taleplerinin de yoğunlaştığına dikkat çekerek, “Bunların çoğunu da geri çeviriyoruz. Bir baz istasyonundan örneğin bir gün boyunca yararlanan numaraları saptayınca, ilgili ilgisiz binlerce telefon numarası ve kullanıcısı hakkında bilgileri tespit etmiş oluyorsunuz. Bu da özel yaşamın gizliliği ilkesinin ihlali olur” dedi.
Şimşek, kritik soruşturmalarda, somut deliller olduğunda, çok kısıtlı bir zaman aralığı için baz kayıtlarına ilişkin taleplere olumlu yanıt verdiklerine dikkat çekerken, “Mesela bir cinayet olmuş, görgü tanıkları katilin telefonla görüştüğünü belirtmiş. Cinayet saati belli, oradaki baz istasyonları da belli, o saatte orada olan numaralar incelendiğinde, zanlıya ulaşma şansı oluyor. Bu durumlarda bilgi veriyoruz” diye konuştu.