@ismailsaymaz

Boşnaklar sitemkâr

'Kalite'ye eleştiri var
TRT, farklı dil ve lehçelerdeki yayınlara dün Boşnakça ile başladı. Yayın, İstanbul'da Bosna göçmenlerinin oturduğu Yıldırım Mahallesi'nde şaşkınlık yarattı. Uydudan Sırp ve Bosna-Hersek TV'lerini de izleyen Türkiyeli Boşnaklar, yayını kalitesiz buldu.
'Hayretle karşılıyoruz'
Bosna Sancak Derneği Başkanı Büyükbayrak: "Azınlık statüsü istemeyiz. Ana dilde eğitim de yanlış." Bosna-Hersek Dostları Vakfı Başkanı Erdem: "Hayretle karşılıyoruz. Biz Türk milletinin bir parçasıyız."
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - TRT, farklı dil ve lehçelerdeki ilk yayınına dün Boşnakça ile başladı. TRT 3'te 10.30'da başlayan yayın, Bosnalı göçmenlerin yoğun yaşadığı Bayrampaşa'daki Yıldırım Mahallesi'nde şaşkınlık yarattı.
30 bin nüfuslu Yıldırım Mahallesi'nde, çoğunlukla eski Yugoslavya göçmenleri yaşıyor. Sokaklarında Boşnakça konuşulan mahallede, dün TRT'nin yapacağı Boşnakça yayının heyecanı vardı. Mahallenin ileri gelenleri, yayını izlemek için Bosna Sancak Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nde toplandı. Dernek Başkanı Zahit Büyükbayrak, yayından dolayı şaşırdıklarını belirterek "Böyle bir talebimiz olmamıştı. Boşnakça yayın yapılacağını biz de herkes gibi basından öğrendik" diye konuştu.
Mahallede anadillerinde konuşan Boşnaklar, uydu sistemi sayesinde Bosna-Hersek'te yayın yapan 'Hayat TV', Sırp TV kanalları 'BK' ve 'RTS' ile
'Karadağ TV'yi düzenli izliyor. Mahalle muhtarı Adnan Liçina, bu nedenle Boşnakça yayının kendileri için 'bir eksiklik' olmadığını kaydetti ama "Yine de güzel bir sürpriz" dedi.
Müzik beğenilmedi
Yayının başlayacağı 10.30'da dernek binasına meraklı bir sessizlik hâkim oldu. 'Kültürel Değerlerimiz' adlı yayın, ilk olarak 'Yurttan ve Dünyadan' haber bülteni ile başladı. Bültendeki ilk haber, Kofi Annan'a ilişkindi. Ardından spor bülteni ekrana geldi. Beşiktaş, Denizlisporlu Çağdaş'ı transfer etmiş, İstanbulspor'un eski teknik direktörü Aykut Kocaman Malatyaspor'la el sıkışmıştı. Spor bülteni yerini müzik programına bıraktı.
Bir koro, TRT'nin ilk dönem yayınlarında olduğu gibi şarkılar söyledi. Dernek üyesi Tarkan Bayraklı'ya göre, şarkı 'cenaze marşından' farksızdı: "Bizim çok güzel yöresel şarkılarımız var. Şaban Şavuliç, Şerif Konyeviç, Lepa Brena gibi şarkıcıların kasetlerini dinliyoruz. Onlara neden yer verilmiyor ki?"
Bayraklı'nın, müzik programından sonra yayımlanan 'Maviden Yeşile' ve 'Anadolu'nun Güzellikleri' adlı belgeseller için de bir eleştirisi vardı: "Saraybosna'dan bir-iki görüntü veremezler miydi?" Yarım saatlik yayın, yine koro şarkılarla son buldu. Yayını izleyen eski DSP milletvekili
Bahri Sipahi, anadilde TV yayınının olumlu bir adım olduğunu belirtirken, çekincelerini de sıraladı: "Bu, ülkenin birlik ve bütünlüğünü tehdit edecek adımlara yol açmamalı. Biz birer Türk vatandaşı olarak kendimizi azınlık olarak görmüyoruz."
Başkan Büyükbayrak da anadilde yayın talebinde bulunmadıkları gibi, bundan sonrası için 'anadilde eğitime' karşı olduklarını vurguladı. Dernek üyesi Feriz Aydın ve 17 yaşındaki kızı Fatma ise, Boşnakça yayına karşı çıktı. Fatma Aydın, "Biz Türküz. Böyle bir hak iddia etmedik. Boşnakça yayına da karşıyım" dedi.
'Bizi alet etmek istiyorlar'
Bosna-Hersek Dostları Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Erdem de yazılı açıklamasında, Boşnakça yayına tepki gösterdi: "Uygulamayı hayretle karşılıyoruz. Vakıf ve diğer göçmen dernekleri, Boşnakça yayın talebinde bulunmadı. Bizler Türk milletinin parçasıyız ve Mustafa Kemal Atatürk'ün
'Ne mutlu Türküm diyene' ifadesindeki anlayışı destekliyoruz. Türkiye'yi parçalamak ve her bir parçayı sömürge yapmak isteyenlerin dayatmalar peşinde olduğunu ve son zamanlarda bu oyunlarına, Türkiye'de yaşayan bizleri de alet etmek istemelerini üzülerek izliyoruz."
Kosova-Üsküp Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Recep Gündüz de Türkiye'de birçok farklı etnik grubun yaşadığını, yıllardır dillerini rahatça konuştuklarını, kültürlerini yaşatmada sıkıntı çekmediklerini söyledi. Bursa'da, çok sayıda eski Yugoslavya göçmeni Arnavut, Boşnak, Torbeş asıllı vatandaşın yaşadığını ifade eden Gündüz, "Farklı dil ve lehçelerde yayın yapılmasının, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne zarar vereceği endişesini taşıyoruz" dedi.