Böylesi ancak filmlerde olur

Böylesi ancak filmlerde olur
Böylesi ancak filmlerde olur

Rabia Efe'nin(solda) yaşadığı, Yasemin Çoban'ın öldüğü 10 gün sonra anlaşıldı.

Trafik kazasında öldüğünü sandıkları kızlarını toprağa veren aile aynı kazada yaralanan ve yoğun bakımda tutulan kızın kendi kızlarını öğrenince şaşkına döndü. Hastanedeki kızın kendi çocukları olduğunu sanan ailesi de hüzne boğuldu



EROL ŞEN


İZMİR- Kiraz İlçesi'nde geçen 23 Haziran'da, tarım işçilerini taşıyan kamyonun devrildiği kazada öldüğü açıklanan 16 yaşındaki Rabia Efe'nin yaralı sanılan Yasemin Çoban ile karıştırıldığı anlaşıldı. Öldüğü açıklanan Rabia Efe'nin hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü, ölenin ise Yasemin Çoban olduğu belirlendi. Gerçek, genç kızın kendine gelmesiyle ortaya çıktı.



Kaza, geçtiğimiz 23 Haziran'da, Ödemiş-Kiraz Karayolu, Köprüdere Köyü yakınlarında, saat 15.30 sıralarında meydana geldi. 25 yaşındaki Serkan Çiftçi, Ödemiş Çaylı Beldesi'ndeki bir patates tarlasında çalışan 37 işçiyi Kiraz'a götürmek üzere 35 AB 0282 plakalı kamyonuyla yola çıktı. Çiftçi, Köprüdere Köyü yakınlarına geldiğinde, kamyonun tekerleğini yol kenarındaki mıcıra kaptırdı. Kontrolden çıkan kamyon savrularak, devrildi. Kamyonun kasası altında kalan işçilerden 15 yaşındaki Fatih Akar ile bir genç kız öldü, 35 işçi de yaralandı. Ölen genç kızın 16 yaşındaki Rabia Efe olduğu açıklandı. Yaralılar, Ödemiş Devlet ve Kiraz Devlet Hastaneleri'nde tedaviye alındı. Ödemiş Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan durumu ağır olan 18 yaşındaki Yasemin Çoban olduğu sanılan genç kız kara, 17 yaşındaki Ali Yüksel ise hava ambulansıyla İzmir'deki Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.
Kazadan ağır yaralı olarak kurtulduğu açıklanan ve ‘Yasemin Çoban’ kimliğiyle İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan yaralının, yoğun bakım ünitesinde 10 gün kaldıktan sonra kendisine gelmesi, karışıklığı ortaya çıkardı. Genç kız, kendisine ‘Yasemin’ adıyla seslenen sağlık görevlilerine, gerçek isminin bu olmadığını ve isminin ‘Rabia’ olduğunu söyledi.
Görevliler, öncelikle kızın yaşadığı ağır şok nedeniyle bu şekilde söylediğini düşündü. Ayıldıktan birkaç gün sonra, aynı hastanede bulunan ve öldü sanılan kızın ailesini tanıyan yakınları, cep telefonu kamerasıyla yaralı genç kızın fotoğrafını çekerek, Efe ailesine gönderdi.
Fotoğrafla şaşkına dönen ve hastaneye giden Efe ailesi, toprağa verdiğini sandıkları kızlarını karşılarında bulmanın hem şokunu, hem de mutluluğunu yaşadı. Kızlarının yeniden sağlığına kavuşmasını bekleyen Çoban ailesi ise şoke oldu.

Olayla ilgili olarak savcılıkça soruşturma başlatıldığı ve ‘Rabia Efe’ kimliğiyle Kiraz Hacılar Mezarlığı'nda defnedilen cenazenin mezarından çıkartılarak, Adli Tıp Kurumu'nda DNA testi yaptırılacağı da belirtildi.

Rabia'nın yaşadığı haberini alan ağabeyi Ümit Efe, “Hala şoktayız. Kardeşim sanki yeniden doğdu. Öldü diye defnettik. Günlerce yasını tutup, gözyaşları döktük. Bugün kardeşimin ölmediği haberini alınca şok oldum. Sevinç gözyaşlarına boğulduk. Hala inanmaktazorlanıyoruz ” dedi.

 

YASEMİN'İN AİLESİ ŞOKTA

İzmir’in Kiraz ilçesinde 23 Hazirandaki trafik kazasının ardından öldüğü açıklanan genç kızın gerçekte yaşadığı, yaralı olarak kurtulduğu sanılan kızın ise öldüğünün anlaşılmasının ardından, kızlarının iyileşmesini beklerken 10 gün sonra acı haberi alan Çoban ailesinin evinde hüzün yaşanıyor.
Acı haberi kazadan 10 gün sonra alan Çoban ailesinin evine, yakınları taziye ziyaretinde bulunuyor. Yaşadıkları şokun etkisiyle olayı atlatmakta güçlük çeken aileye köy halkı destek oluyor.
Kazada öldüğü ortaya çıkan Yasemin Çoban’ın babası Necdet Çoban, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kazanın ardından yaşananların tümüyle iki genç kızın birbirine aşırı benzerliğinden kaynaklandığını ifade etti.
Yaşanan panikle Efe ailesinin cenazeyi kendi kızları olarak teşhis etmesi, kendilerinin de yatan hastayı kendi kızları sanmasıyla bu durumun yaşandığını dile getirin Baba Çoban, şöyle konuştu:
"Sima aynı. Zaten 1 hafta yoğun bakımdan çıkıncaya kadar, yatan hastayı görmedik. Yoğun bakımdan çıktıktan sonra, zaten sima aynı, hiçbir fark yoktu. Kıza 4 gün boyunca ben baktım. Bir sürü ziyarete gelen oldu. Hadi biz şoklandık, bağlandık. Hiç bu ziyarete gelenler de mi bilemedi? Bu kadar benzerlik olamaz."
Karışıklığın, kazanın 10’uncu günü yaralının biraz kendine gelmesi ve bazı isimleri sayıklamaya başlamasıyla ortaya çıktığını belirten baba Çoban, "Onlar da gelsin baksın dedik. Baktıklarında birbirlerini tanıdılar. Dün de kendi kızımızın pabuçlarını getirdiler. Ve artık kesin inandık."
Baba Çoban, Kiraz’da köylerinin birkaç kilometre yakınındaki Hacılar Mezarlığı’nda defnedilmiş olan cenazenin taşınması ya da DNA testi uygulanması gibi bir taleplerinin olmadığını bildirdi.
Anne İlkay Çoban da kazayı duyar duymaz apar topar önce Ödemiş Devlet Hastanesine ardından da İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiklerini belirterek, yaşayan kızın aslında kendi kızları olmadığını hiç fark edemediklerin söyledi.
Bu arada, 10 gün önce Rabia Efe olarak defnedilen cenazenin geçici tahta mezar başına, Rabia Efe isminin yanı sıra üst kısmına da Yasemin Çoban adının yazılmış olduğu gözlendi.  (aa)