@ismailsaymaz

Bozacının şahidi şıracı

Faal bir başkan!
Şarkıcı İsmail Türüt'ün, Dink'in katillerini öven türküsünü 'yurtsever' bulan İzmir Baro Başkanı Nevzat Erdemir'in sicili: 2004'te seçilince baronun İşkence Önleme Grubu'nu kapattı. 2005'te avukat Kemal Kerinçsiz'in bir mitingine katıldı. 2006'da ise İP'in 'Talat Paşa Komitesi'ni katılıp Doğu Perinçek'le birlikte İsviçre'ye gitti...
Herkese şarkı!
İsmail Türüt'ün tepki toplayan şarkısının yazarı, 'ülkücü şair' Ozan Arif. Türüt, 10 yıl önce RP'li Şevki Yılmaz'a türkü yaktı. Parti kapatılınca, Türüt, ülkücü mafya Sedat Peker için de bir parça yaptı. Katillere övgüden önceki eseriyse Bağımsız Rize Milletvekili Mesut Yılmaz'a yazdığı şarkı oldu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi
SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Karadenizli türkücü İsmail Türüt'ün 19 Ocak'ta katledilen gazeteci Hrant Dink'in katillerini övücü 'Plan Yapmayın Plan' adlı türküsünü 'yurtseverlik' olarak değerlendiren İzmir Barosu Başkanı Nevzat Erdemir'in 'ulusalcı sicili', son açıklaması kadar ürkütüyor. Erdemir 2004 yılında, baroya bağlı İşkence Önleme Grubu'nu kapattı, 2005 yılında milliyetçi avukat Kemal Kerinçsiz'in düzenlediği 'Patrikhane Yunanistan'a' mitingine katıldı, Şemdinli savcısı Ferhat Sarıkaya hakkında suç duyurusunda bulundu, İşçi Partisi'nin 'Talat Paşa Komitesi'ne katılıp İsviçre'ye gitti. Hukukçular ve akademisyenlere göre, açıklama bir hukukçuya yakışmıyor.
Nevzat Erdemir, 2004 yılında yapılan İzmir Barosu seçimlerinde
'Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu'nun adayı olarak, 'Çağdaş Avukatlar Grubu'nun karşısına çıktı. Seçimi kazanan Erdemir'in ilk işi, 2001 yılından beri işkence ve kötü muamele iddialarını takip eden İşkence Önleme Grubu'nu (İÖG), İnsan Hakları Günü'ne üç gün kala 7 Aralık 2004'te lağvetmek, Avrupa Komisyonu'nun sponsorluğundaki 'İşkencenin Önlenmesinde Hukukçuların Rolü' projesini de iptal etmek oldu.
Afişler yere, tabela çöpe
O tarihe dek 150'ye yakın gönüllü avukatla hizmetini sürdüren İÖG'nin elinde, 575 işkence mağdurunun şikâyeti vardı. Bunlardan 334'ü için dosya, 116'sı için dava açılmıştı. Uluslararası Af Örgütü, Erdemir'e mektup yazarak bu kararı gözden geçirmesini istemesine, 1146 avukatın imza toplayıp genel kurula gidilmesi talebinde bulunmasına karşın, geri adım atılmadı.
Bura rağmen İÖG'li avukatlar devam kararı aldı. Ancak 7 Ocak 2005'te kimsenin olmadığı bir saatte büroya girilerek, tüm dokümanlar ve ekipmanlara el konuldu.
Oda kapatılmış, kilitler değiştirilmiş, afişler yırtılmış, tabela çöpe atılmıştı. Halen yüzlerce avukatın katıldığı İÖG'nin yerine tek avukatın görev aldığı, baroya bağlı İnsan Hakları Merkezi hizmet veriyor.
Erdemir, sonraki yıl 28 Ekim'de, duruşmalarda aydınlara saldıran, avukat Kemal Kerinçsiz'in 'başkanlığını' yaptığı Milli Güç Platformu'nun (MGP) yanında yer aldı.
'Patrikhane Yunanistan'a'
MGP'nin 'Patrikhane Yunanistan'a' adlı imza kampanyasını sonuçlandıran Gündoğdu Meydanı'ndaki mitinge katılan Erdemir, burada, şöyle diyordu:
"İstanbul'da bağımsız bir din devleti kurulmak isteniyor. Başta Kıbrıs, toprak kaybetmek üzereyiz. Tankları, topları nasıl def ettiysek bu millet bunu yine yapacaktır."
Erdemir, Şemdinli savcısı Ferhat Sırakaya'yı da hedef aldı. Erdemir, hakkında 9 Mart 2006'da, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) suç duyurusunda bulunduğu Sarıkaya'nın iddianamesinin hukuksal değil, siyasal temelli olduğunu ileri sürüp, "Bu, sadece Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt'ı değil, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni de hedef alıyor" dedi.
Erdemir, 2006 yılında hemfikir olduğu baro başkanlarıyla imzaladığı ortak açıklamalarla anımsanıyor. Örneğin Ocak 2006'da, 46 baro başkanıyla yaptıkları açıklamada, yabancılara toprak satışına ilişkin düzenlemeye, 'Adı konulmamış işgal' diyordu. Kasımda da yedi baro başkanıyla yayımladığı bildiride, yeni Vakıflar Yasası'nı dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto etmesini istedi.
Erdemir bu yıl da İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in, "Ermeni soykırımı, emperyalist yalandır" dediği için İsviçre'de soruşturma açılması üzerine oluşturulan 'Talat Paşa Komitesi' ile bu ülkeye gitti.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında ise 'demokratik ve laik Cumhuriyet'in son kalesi Çankaya'nın' teslim alınmaya çalıştığını iddia ederek şöyle dedi: "Çankaya da düştükten sonra sivil darbe hedefine ulaşacak, Türkiye'deki düzen yerini 'ılımlı İslam' adı altında teokratik düzene terk edecek."
ÇHD'den kınama
Erdemir'in açıklamaları sonrasında Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi'nin üyesi avukatlar İzmir Adliyesi koridorlarına, ilgili gazetelerin kupürlerini astı. ÇHD'liler bugün yapacakları bir açıklamayla Erdemir'i kınayacak.
Erdemir: Sözlerim çarpıtıldı
Baro Başkanı Nevzat Erdemir, 'Vatan satsa bir kişi, anında biter işi' anlayışını öven ve YouTube'da Dink'in kanlı cesedini fon olarak kullanan kliple dünyaya duyurulan türküyle ilgili sözlerinin 'çarpıtıldığını' savundu. Anadolu Ajansı ve çeşitli gazetelerde Erdemir'in şu sözleri yer aldı: "Ülke üzerinde oynanan oyunlara dikkat çeken bir sanatçıya tepki verilmesini anlamak mümkün değil. Sözlerimin arkasındayım. Yurtsever duyguları dile getirmek kutlanması gereken bir davranıştır."
Türüt önce Şevki Yılmaz'a türkü yaktı, sonra 'reis'ine
Sözlerini ülkücü şair 'Ozan Arif'in yazdığı 'Plan Yapmayın Plan' türküsü Karadenizli türkücü İsmail Türüt'ün, bugüne kadarki ilk 'sanatsal icrası' değil.
İsmail Türüt, bundan 10 yıl öncesine kadar, yalnızca Rizelilerce tanınan bir türkücüydü. Eski Rize Belediye Başkanı ve kapatılan RP'nin milletvekili Şevki Yılmaz için türkü yakması da bu yüzdendi. Türküsünde, 'Şevki hocayı 'İslam'ın mareşali' diye övüyordu. Yılmaz, Rize'den Ankara'ya bu türküyle uğurlanmıştı.
'Şevki hocanın' Almanya'ya kaçması, önce RP'nin sonra FP'nin kapatılması derken, Türüt de 'reislerle' tanıştı. 1997 yılında Peker için 'Reis' adlı türküyü yaktı, albüme bu türkünün adını verdi. Bu sırada, İbrahim Tatlıses ile tanışmış, ona bir türkü vermiş ve bu sayede, ilk kez ünlü bir kaset firmasından, İDOBAY'dan kaset çıkarmıştı. Ekranların bu pek 'sempatik şivesi' daha sonra soluğu MHP'de aldı. Artık MHP'nin Erciyes Şöleni'ne katılıyor, dinleyicileri 'bozkurt' işaretiyle selamlıyordu. Yeni albümlerinde de 'şehitler' temasını sık sık işliyordu. 22 Temmuz öncesi AKP'den aday olacağı konuşuldu. Sonra nedense çark ederek Rize Bağımsız Milletvekili Adayı Mesut Yılmaz'a destek verdi. Bir türkü de Yılmaz'a yaktı.
'Tüm baroların kınaması gerekir'
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok: 78 baromuz var. Her söz, kendisini bağlar. Aleyhinde bir şey söylemem şık olmaz. Kamuoyuna bırakıyorum. (Türküyü) Kabul etmek mümkün değil. Türkiye bunları yaşamamalı. İnsanların vatanseverliği, dindarlığı yarıştırılamaz. Bunlar çağdaş toplumlarda geride kaldı.
İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu: Biz baro başkanları birbirimizi değerlendirmeyiz.
Eski İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman: Orhan Pamuk, Hrant Dink veya başka yazarlar hakkında, özgürlüklerin ortadan kaldırılması sürecinde sessiz kalan baro başkanının böyle açıklama yapmaması gerekirdi. Aynı sözlerin bir başkasınca söylenmesi durumunda kıyametlerin kopacağı ortamda bir baro başkanının söylemesi tasvip edilemez. Diğer baroların kınaması gerekir. Son derece sığ bir anlayış. Baroyu töhmet altında bırakır.
Eski İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan: Erdemir ve ekibi dört yıldır ulusal solculuk adı altında aşırı milletçi, şoven ve toplumda giderek yaygınlaşan milliyetçi dalgaya destek veren politika izliyor. Baroyu çok uyardık. 'Çok milliyetçi çizgiye kayıyorsunuz. Biz meslek örgütüyüz' dedik. Onlar bildikleri yolda devam ettiler. Bu yolda bazı kazalar kaçınılmazdı. Bu da öyle bir şey. Çok üzülüyorum.
Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi Başkanı Aysun Koç: Böyle bir baronun üyesi olmaktan utanıyorum. Söz konusu klipte ırkçı vurgular var. Farklı etnik kökende olanlara yönelik saldırıları destekleyen, öven, körükleyen bir baro başkanının yapmış olduğu açıklamalar utanç verici. Başkan, suç ve suçluyu övme suçunu da açıklamalarıyla işledi.
Avukat Bahri Bayram Belen: İzmir avukatlarına yakışmayan bir baro başkanı. Açıklamanın tasvip edilecek tarafı yok. Cinayeti ve
adam öldürmeyi teşvik eden, öven ve buna alkış tutan bir hukukçu benim için hukukçu değildir.
Prof. Dr. Baskın Oran: İşkenceyi araştırma komisyonunu lağveden de onlardı. Bu, onlara uygun bir davranış ama bir hukukçuya uymaz. İşler bu rezalet seviyesine kadar geldi. Baro başkanı bunları söylüyorsa bundan sonra bizi ancak Allah kurtarabilir. Ben İzmir Atatürk Lisesi'nde okudum. Edebiyat öğretmenimiz 'Kalın Behçet' çok büyük bir hata yaptığımızda derdi ki, 'Süpürgenin içine pisledin.' Yani temizlik aletinin içine pislediğimizi söylerdi. İzmir baro başkanının yaptığı da bu.

Sözleri tepki toplayan Baro Başkanı Erdemir'e göre 'Plan Yapmayın Plan'a tepki göstermek yanlış.

Yeniçağ gazetesi türküyü dün manşetinden sahiplendi. Türüt ve Ozan Arif, gazeteye "Eserimizden gurur duyuyoruz" dedi.