Bozdağ: Terör örgütü ne yaparsa yapsın, kendi bilir...

Bozdağ: Terör örgütü ne yaparsa yapsın, kendi bilir...
Bozdağ: Terör örgütü ne yaparsa yapsın, kendi bilir...
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, KCK'nın çekilmeyi durdurduğu açıklamasına ilişkin, "Terör örgütü ne yapacaksa kendi bileceği bir iştir. Türkiye, kendi yapması gerekenleri yapacaktır" dedi.

Radikal.com.tr – Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında PKK’nın sınır dışına çekilmeyi durdurma kararını değerlendirdi. Bozdağ, "Terör örgütü ne yapacaksa kendi bileceği bir iştir. Türkiye, kendi yapması gerekenleri yapacaktır" dedi.


‘BM RAPORUNU BEKLEMEYE GEREK YOK’
A Haber televizyonunun canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bekir Bozdağ, Suriye'ye yönelik olası operasyon ile ilgili çekinceler olduğunun hatırlatılması üzerine, operasyon için BM raporunun beklenmesine gerek olmadığını söyleyerek, "Gerçek bu kadar ortadayken, bu gerçeği teyit eden başka gerçekliklerin peşinde koşmak sadece başka insanların ölmesine yardımcı olur, bu işi yapanlara cesaret verir" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun hükümetin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın tavrını "ilkesizlik ve tetikçiliğe hazırlık" olarak değerlendirdiğinin hatırlatılması üzerine ise Bozdağ, "Bir gün olsun Başbakan'a söylediği lafların onda birini Sayın Kılıçdaroğlu, Esad'a ve yönetimine söyledi mi? Ben beklerdim ki onu söylesin. Biz BM'yi göreve çağırırken, barışı tesis için her türlü koalisyon içinde yer alacağımızı söylerken yaptığımız, savaş olsun, kan aksın değil, bu kirli savaş son bulsun diye üzerimize düşeni yapmaktan ibaret" diye konuştu.


‘SURİYE'YE ASKER DE GÖNDERİLEBİLİR’
Operasyonun ertesinde Suriye'den Türkiye'ye yönelik bir saldırı olması durumunda Türkiye'nin tepkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Bozdağ, ülkenin, vatandaşların güvenlik ve huzurunun korunması için her daim, her türlü olasılığa, senaryoya hazırlıklı olunduğunu vurguladı. Bozdağ, başka bir soru üzerine, Türkiye'nin menfaati ve vatandaşın güvenliği gerektirdiği, başka yol kalmadığı zaman asker de gönderilebileceğini dile getirdi.


‘KÖTÜ POLİS-İYİ POLİSİ OYNUYORLAR’
PKK'nın sınır dışına çıkışının durduğuna dair çelişkili açıklamalar geldiğinin hatırlatılması ve sınır dışına çıkışın hangi seviyede olduğunun sorulması üzerine Bozdağ, PKK ve BDP'yi "iyi polis-kötü polis" oyunu oynamakla suçladı.

Canlı yayın sırasında terör örgütünden "Çekilme durduruldu" açıklaması geldiğinin belirtilmesi üzerine de Bozdağ, "Terör örgütünü muhatap alarak konuşmak doğru değil. Terör örgütü ne yapacaksa kendi bileceği bir iştir. Ama Türkiye, kendi yapması gerekenleri yapacaktır. Türkiye, kendi yapması gerekenler içerisinde her türlü alternatife dönük tedbirlerini her zaman almıştır, bundan sonra da almaya devam edecektir. Biz, bu konuda terör bitene kadar çalışmalarımızı, mücadelemizi sürdüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Bozdağ, "Abdullah Öcalan'ın fotoğrafı çekilmiş, ne zaman yayınlanacağına dair tartışma var. Bu fotoğrafın yayınlanması söz konusu mu? Hangi şartlara bağlı" sorusunu da, "Bu konuda bilgim yok. Gazetelerin yazdığı haber o. Ben doğru bir haber olduğu kanaatinde de değilim" diye yanıtladı.


ODTÜ YÖNETİMİNE SERT ELEŞTİRİ
Bozdağ, ODTÜ'de yaşanan ve "başörtülü öğrencilere saldırı" olduğu ileri sürülen protestoya ilişkin bir soru üzerine de ODTÜ'nün bazı örgütlerin ve radikal grupların arka bahçesi haline dönüştürülmek istendiğini ileri sürdü. ODTÜ yönetimine dönük eleştirilerde bulunan Bozdağ, şunları söyledi:

"Ben buradan ODTÜ'nün rektörüne de soruyorum, oradaki güvenlik, terör gruplarının, radikal sol grupların talimatlarına göre mi; yoksa yasalara, ODTÜ'nün talimatlarına mı göre hareket ediyor? Onu da bir açıklarlarsa çok memnun oluruz. Başörtüsüyle ilgili olmadığı söyleniyor. Varsayalım ki başörtüsüyle ilgili değil, cemaatle alakalı. 'Cemaat buraya giremez, cemaatçilere burada yer yok'. Bu çirkin bir şey değil mi? Bu yobazlık, gericilik, faşizm değil mi? Siz, kendiniz gibi olanlara 'evet', sizin gibi olmayanlara 'buradan çıkacaksınız, çıkmazsanız güvenlik sizi çıkaracak'. Gerek başörtülü oldukları gerek bir cemaate veya başka bir gruba, başka bir düşünceye, inanca mensup oldukları için herhangi bir grubun Türkiye üniversitelerinden çıkarılmasına biz asla göz yummayız, izin vermeyiz, verdirmeyiz de. Kim bunları yapıyorsa, bu bir eşkiyalıktır, faşizmdir. Bunlar, karşısında mutlaka işleyen bir hukuku bulacaktır. Hukuk işleyecek ve kim yanlış yapıyorsa hukukta karşılığı neyse onu görecektir. Aksi takdirde şehre eşkiyalık inmiş olur, üniversiteler sesi çok çıkan, yumruğu güçlü olanların kontrolüne geçmiş olur."


‘İFLAS ETMİŞ SOL İDEOLOJİLER VE ALEVİLİK’
Mamak'ta cami ve cemevi inşaatının atılmasının ardından yaşanan tartışmaların hatırlatılması üzerine Alevi vatandaşların bir grup olmadığını, çok farklı gruplar bulunduğunu söyleyen Bozdağ, "iflas etmiş bir takım sol ideolojilerini 'Alevilik' olarak ikame etmek isteyen grupların Aleviliği ayrı bir din olarak gördüğünü" ileri sürdü. Bozdağ, "Mamak'ta yapılan, cemevi ve camiye aynı konseptin içinde yer veren proje bir devlet projesi değildir. Bunun altını özellikle çizmek isterim. Devlet projesi olmuş olsa denilebilir ki, 'Devlet bunu dayatıyor, zorluyor. Tek tip bir projeye bizi zorluyor. Asimilasyon, falan'. O zaman haklı da olabilir. Ama böyle bir şey söz konusu değil" diye konuştu.

Fethullah Gülen Cemaati ve Cem Vakfı'nı kastederek, iki sivil inisiyatif grubunun attıkları bir adım bulunduğunu dile getiren Bozdağ, kendi düşüncelerine göre böyle bir formülasyonun attıkları bir adımdan söz edildiğini belirtti. Bozdağ, demokratik, hukuk ve örgütlenme özgürlüğü bulunan Türkiye'de, yasalara göre örgütlerin istedikleri projeleri hayata geçirme hakkına sahip olduğunu anımsattı.

Cemevi ve camiyi karşı karşıya getirmek isteyenler olabileceğini öne süren Bozdağ, "Cemevi de bizim, cami de bizimdir. İkisi de bu medeniyetin içinde olan bir şeydir. Bizim insanımızın birliğinin, dirliğinin birer teminatı ve sembolleridir. Ama bir şeyi de unutmamak gerekir, cemevi caminin karşıtı değildir. Cami, cemevi birbirinin alternatifi de değildir. Cami ve cemevi birbirinin eşiti de değildir. Onun için bu tartışmayı yapanların cami ve cemevinin fonksiyonları, nitelikleri ve bunlara dair değerlendirmeleri iyi yapmaları lazım. İdeolojik pencerelerden bu yapılırsa o zaman çok farklı noktalara herkes savrulabilir" şeklinde konuştu.


Radikal.com.tr – Cnnturk.com