Bu acı hiç unutulmayacak

Gölcük'te dün yakınlarının mezarlarının başına giden vatandaşlar ağıt yakıp ağladı.


Deprem anması

17 Ağustos depreminin sekizinci yıldönümünde merkez üssü Gölcük'te yine gözyaşı vardı. Ölenlerin defnedildiği mezarlıklar doldu taştı. Marmara'da birçok ilin hâlâ bir deprem senaryosu bile yok.
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - "Türkiye deprem bölgesi. Deprem her an olacakmış gibi hazırlık yapmalıyız." 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden sekiz yıl geçti. Üstteki sözler birçok yetkili tarafından dile getirildi. 'Her an hazır olunması gereken' felaket için Marmara'da alınan önlemlere bakıldığında birçok ilin deprem senaryosunun olmadığı görülüyor. Acil önlemleri aldıklarını belirten yöneticilere göre 17 Ağustos 1999'da yaşananlar en geçerli senaryo.
Terimler sözlüğünde deprem senaryosunun karşısında şu yazıyor: "Olası bir depremde kentteki fiziksel, insani ve sosyo-ekonomik kayıplar ne olur, hangi köprüler yıkılır, hangi yollar kapanır bu tip değerlendirmeler yapılır." Deprem mastır planıysa şöyle tarif ediliyor: "Deprem senaryosunda ortaya çıkan kayıpların yakın, orta ve uzun vadede ne tip yatırımlarla giderileceği, ne tür sosyo-ekonomik tedbirlerin alınacağı, nasıl bilinçlendirme faaliyetlerinin yapılacağı belirlenir."
Bilim insanlarının 7.6 büyüklüğündeki depremi beklediği Marmara Bölgesi için bu iki terimin büyük önemi bulunuyor.
'Bilim insanlarına talep yok'
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, "Depremin etkisini azaltmak istiyorsanız mutlaka senaryonuz olmalı" diyor. Erdik'e göre senaryo tek başına yeterli değil. Deprem sonrası için mastır planı bulunmalı ve buna göre bir yol haritası belirlenmeli. Erdik şöyle konuşuyor: "Deprem senaryosu olan bir kent, nasıl bir tabloyla karşılaşacağını önceden görür. Ama böyle bir talep yok. Neden mülki amirler, belediye başkanları böyle bir talepte bulunmuyor? Böyle bir çalışmanın maddi yükü kişi başına 1 YTL'dir."
Marmara'da sadece iki kent ve dört ilçe bilim insanlarından yararlanmış. İstanbul, Tekirdağ, Bandırma, Gemlik, Körfez, Bakırköy deprem senaryosunu hazırlatmış.
Boğaziçi Üniversitesi'nin Kızılay için hazırladığı İstanbul'daki deprem senaryosuna göre 45 bin bina çok ağır hasarlı olacak. 4 bin 500'ü yıkılacak. 400 bin civarında aile acil barınmaya ihtiyaç duyacak. 40 bin ölü, 160 bin yaralı olacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Japonya'yla ortak bir projede benzer sonuçlara ulaşmış.
Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan "Yedi büyüklüğünde bir deprem olsa hangi mahallede kaç kişi ölür, kaç bina yıkılır, bunların tahminleri mevcut" diyor. Ancak senaryoyla ilgili bilgi vermiyor.
Bandırma ve Gemlik hazır
Bandırma Belediyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi'yle 7.2'lik bir depreme göre senaryo hazırlatmış: "Ölü sayısı 831 ile 2 bin 770 arasında değişecek. 277 bina yıkılacak. Depremin ardından trafik kilitlenecek, hasar gören tavuk çiftlikleri ve kimyasal fabrikalar nedeniyle kimyasal sızıntı olacak."
Bandırma Belediye Başkanı Recep Eraydın, hazırlanan senayoya göre kriz masası kurduklarını belirtiyor. Eraydın, "Olası bir depreme Bandırma hazır" diye konuşuyor.
Deprem senaryosunu hazırlatan ilçelerden Gemlik'in Belediye Başkanı Mehmet Turgut "Bizim için beklenen tehlike, iki metreyi bulacağı söylenen tsunami dalgaları" diyor. Senaryo için Dünya Bankası'ndan kredi aldıklarını belirten Turgut, projenin kendilerine büyük yük getirmediğini vurguluyor.
Deprem tehdidi altındaki diğer kentlerin senaryosu yok. Bu illerde durum şöyle:
Yalova: Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu, binaların güçlendirildiğini söylüyor. 'Geniş Alan Kaplama Telsiz Sistemi'yle depremde iletişim sorunu yaşamayacak. Ancak kentin deprem senaryosu yok.
Bolu: Valivekili Hüseyin Doğan, "1999 depremini bizzat yaşadık, damdan düştük" diyor. Depremde tüm şehrin yiyecek ihtiyacını karşılayacak depolar, çadırlar hazırlandığını anlatıyor. Ama kentin deprem senaryosu bulunmuyor.
Sakarya: Vali Hüseyin Atak, "Şu anda bir deprem olsa Sakarya'daki tablonun ne olacağı bilinmiyor" diyor ancak 1999'daki kadar hasar görmeyeceğini belirtiyor.
Düzce: Vali Ercan Topaca, Düzce'de 40 bin kişinin yeni yerleşim yerlerine taşındığını, 10 bin yeni konut yapıldığını söylüyor. Belediye Başkanı Mehmet Keleş, "En önemli tedbirimiz bina kat sayısını iki ile sınırlamak oldu. Deprem senaryomuz yok ancak 250 kadar bina risk altında. Bunların 48'ini yıktık. Düzce iki deprem yaşadı, bu, senaryoyu oluşturuyor zaten" diyor.
Kocaeli: Vali Gökhan Sözer, açıklama yapmayacağını söylerken, Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu şöyle konuşuyor: "Senaryoya ihtiyacımız yok. 17 Ağustos'ta yaşadığımız tecrübe en iyi senaryodur. 1999'a göre kesinlikle çok daha hazırlıklıyız. 15 milyonluk Kocaeli'nde işler bitmiş değil. Az hasar almış ve yorgun binalar için risk söz konusu. İçinde oturulmaması gereken binalar var. Yapmamız gereken tek şey dayanıklı binalar."

* * * * *
Acılar Denizi
Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgâr çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

  • Ümit Yaşar Oğuzcan