Bu bir cami düğünü

Yüksek ökçeli, tuvaletli kadınlar, şık erkekler...

Acılar yüreklerde
Mimar Sinan'ın eseri Gazi Hüsrev Bey'in avlusunda alışılmadık bir cemaat var. Kadınlar rengârenk tuvaletleriyle dolaşıyor. Başları açık, ancak omuzlarından şallar sallanıyor. Gece kulübü çıkışını andıran manzara, savaşın acılarını yüreğine gömmüş Saraybosna'da bir Boşnak düğününe ait.
Osmanlı geleneği
Osmanlı geleneğini sürdüren düğün başlarken avlu boşalıyor, başlar örtülüyor, ayakkabılık yüksek topuklarla doluyor. İçeriden Kuran sesi yükseliyor. Çiftler, imamlar ve şahitler ayakta. Kendimi filmlerdeki kilise düğününde gibi hissediyorum. Tek farkı davetlilerin sıraya değil yere oturması.
Namaz kılan da var
Camiye ibadet için gelenler ayrı bölümde namaz kılıyor. Düğünde ise imam çiftlere üç kez soruyor: Kabul ediyor musun? Nikâh bitiyor, tebrik ve fotoğraf faslı başlıyor. Avluda kadınların çoğu başlarındaki şalı çıkarıyor. Topluca düğün yemeğine gidiliyor.
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

SARAYBOSNA - Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'daki Gazi Hüsrev Bey Camii'nin avlusunu ögle namazının ardından alışılmadık bir cemaat doldurmuş. Saten, tafta, kadife kumaşlardan kırmızı, yeşil, dore renginde şık elbiseler var kadınların üzerinde. Yüksek ökçeler şadırvanın etrafında dolaşıyor. Başlar açık, ancak şallar sallanıyor açık omuzlar üzerinden. Tatil için gittiğim Saraybosna'da, sadece kiliselerde gördüğümüz tarzda bir nikâhın ortasında buluyoruz kendimizi. Yaklaşık 10 yıl önce ülkeyi kasıp kavuran savaşın acısını yüreklerine gömen Müslüman Boşnaklar, çocuklarını camide evlendiriyor.
Caminin içinde Kuran okunuyor. Üzerinde kaprisi ve göbeğini açıkta bırakan bluzuyla eşim Demet de şaşkın... Camiye giriyoruz; kadınlı erkekli yerlere oturmuş şık bir kalabalık mimberin önünde nikâhları kıyılan iki çifti izliyorlar. İmamlar nikâhlananlar ve şahitler ayakta. Erkekler sağ kadınlar sol tarafta saf tutar gibi yere oturmuş. İki çiftin nikâh törenini iki ayrı imam yönetiyor. Nikâh kıyılmadan önce bir dizi ritüel gerçekleştiriliyor. Ardından son derece dokunaklı Boşnakça bir ilahi okunmaya başlıyor. Türkiye'de kına gecelerinde yakılan acıklı türküleri çağrıştırıyor. O sırada yanımıza gelen bir cami görevlisi, anlamadığımız ancak tahmin ettiğimiz bir şeyler söylüyor: Eşimin kıyafeti camiye girmek için uygun değil. Fakat avluda durmamız o kadar doğal ki, kimse rahatsız olmuyor. Caminin kapısından fotoğraflar çekiyoruz. Sadece biz değil, Fransız ve İtalyan pek çok turist de nikâhı ilgiyle izliyor.
Camiye girmeden önce ayakkabıların konulduğu raflar yüksek topuklu ayakkabılar ve şık erkek iskarpinleriyle dolu. Bu sırada ibadet için gelenler de caminin dış kısmında yer alan halı kaplı verandalarda namazlarını kılıyor. Aynı verandada arkasında kadın varmış, erkek varmış aldırmadan namaz kılan birkaç kadın da dikkatimizi çekiyor. Şadırvanda abdest almaya giden kimse de avludaki şık kadınlardan rahatsız olmuyor. Abdestini alıp verandaya gidiyor, namazını kılıyor. Türkiye'de laik-dindar tartışmaları yapılırken, hangi caminin avlusunda böyle şık ve açık kadınların yüksek ökçeleriyle dolaşması rahatsızlık yaratmaz diye kendi aramızda konuşuyoruz. Aslında biraz da kıskanıyoruz.
Avluda açık başlı kadınlar
İçeride nikâh kıyılmaya başlıyor. Evlilik yemini ettiriliyor. İmamın üç kere tekrar ettiği sorusuna hem gelinler hem de damatlar üçer kere yanıt veriyor: "- Kabul ediyor musun? Ediyorum. - Kabul ediyor musun? Ediyorum. - Kabul ediyor musun? Ediyorum." Sonra şahitlere soruluyor. Nikâhlanan çitfler caminin içinde tebrikleri kabul ediyor. Herkes gelin ve damatları öpüyor. Birlikte poz verip, fotoğraf çektiriyor. Yakından görüntülemek istediğimiz gelin ve damatları bu fotoğraf faslı yüzünden bir saat bekliyoruz. Camiden çıkan kadınların çok büyük kısmı avluda başını açıyor. Üzerindeki tuniği, hırkayı, gömleği çıkaranlar da oluyor. Avludaki şık kadın sayısı giderek artıyor. Birbiriyle karşılaşan kadın-erkek herkes 'Selamünaleyküm' diyerek selamlaşıyor ve el sıkışıyor. Günlük hayatta ise selamlaşmak için daha çok İtalyanca merhaba anlamına gelen 'Ciao' kullanılıyor. Bosna'da İslam'ın kadın ve erkeği keskin çizgilerle birbirinden ayırmadığına, yan yana ibadet edip, selamlaşıp, tokalaştıklarına tanık oluyoruz. Kilise çıkışındaki bir cemaatten farkları yok.
Yürüyerek restorana
Çiftler nihayet camiden çıkıp avluya geliyor. Gelinleri beğenmeyen eşim biraz hayal kırıklığına uğruyor. Kolay değil bir buçuk saattir onları bekliyordu. Türbanlı gelinler ellerinde çiçeklerle yanlarında taze damatlar avluyu terk ediyorlar. Bir süre biz de bu korteje katılıyoruz. Önde gelinler-damatlar arkada aile, akraba, eş-dost Başçarşı'nın sokaklarında yürüyerek, bir restorana giriyorlar. Davetsiz misafirler olarak daha ileri gitmiyoruz.
Dini nikâh resmen geçerli
Sonradan aldığım bilgiye göre Boşnak nikâhlarının camide kıyılma prosedürü, çiftlerin randevu almasıyla başlıyor. Verilen tarihte camiye gelen çiftlerle şahitleri ve yakınları, imamın evlenme akdiyle ilgili sorularını cevapladıktan sonra nikâh defterini imzalıyor. Dini nikâhı da aynı anda kıyan imam, yeni evli çiftlere resmen geçerli olan evlilik belgesini veriyor. Fakat çiftler belediyeye giderek bu nikâhın kaydını bir kez daha yaptırıyor.

* * * * *
Gözde mekân Hüsrev Bey Camii
Bosnalılar nikâh için en çok Gazi Hüsrev Bey Cami'ni tercih ediyor. Camii, Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'nin kalbi Başçarşı'da yer alıyor. Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden olan cami Mimar Sinan tarafından 1531 yılında yapıldı. Caminin harcında sütle yumurta kullandı. Camiyle çarşı için kullanılan granit sütunlar 100 tane öküzle 10 km uzaktaki Lukovitza'dan getirilmiş.
Gazi Hüsrev, 1480'de doğdu. Babası Ferhad Bey, annesi 2. Bayazıt'ın kızı Selçuk Sultan. Semendire Sancakbeyliğine atanan Gazi Hüsrev Bey aynı zamandra Kanuni Sultan Süleyman'ın halasının oğlu. Belgrad'ın fethinde bulundu. Belgrad'ın fethinden sonra Bosna sancakbeyliğine getirildi. Bölgede yeni fetihler yaparak sancağının sınırlarını genişletti. 18 Haziran 1541'de ödü Gazi Hüsrev Bey Camii avlusundaki türbesine gömüldü.

* * * * *
'Osmanlı geleneğini sürdürüyorlar'
Türkiye'de yaşayan Boşnaklar camide nikâh töreni hakkında şunları söylüyor:
Cemal Şenel (Bosna-Sancak Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı): Bosnalılar geleneklerini gelecek kuşaklara unutturmamak istiyor. Osmanlı'dan beri nikâhlar çoğunlukla camilerde yapılır. Ne yazık ki bu gelenek Türkiye'de devam ettirilemiyor.
Salih Canlısoy (Türkiye'deki Bosna-Hersek Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı): Bu devirde Türkiye'deki Boşnakların nikâhlarını camilerde yapması biraz zor. Türkiye'deki Boşnaklar buranın şartlarına ayak uydurmuş durumda.
Ahmet Kemal Baysak (Bosna-Hersek Fahri Konsolosu): Bosna-Hersek'te yaşayan Boşnaklar Osmanlı'dan öğrendikleri örf ve âdetleri devam ettiriyorlar. Bunun içinde camide nikâh da var. Fakat bu gelenek sosyalist dönemde süremedi. Bosna'da camide nikâhı kıyan imam devlet adına kayıt da tutuyor. Tıpkı belediye nikâhı gibi. Fakat belediyeye de onaylatılıyor.

* * * * *
Diyanet: Sevaptır
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde camide nikâha ilişkin şu değerlendirme yer alıyor: "Camiler, adabı çerçevesinde sadece düğün için değil, diğer toplanma ve irşad gibi faaliyetler için de kullanılabilir. Ancak, her düğünde biraz da eğlence ve şenlik bulunacağı için düğünlerin cami alanında yapılması uygun değildir. Camilerde nikâh kıymak sevaptır. Cami alanında aynı şeyleri ifa etmek caizdir.
İstanbul Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı'nın değerlendirmesiyse şöyle: "Peygamberimiz Hazreti Muhammet, insanları camiye alıştırmak için mescitlerde nikâh kıydırmıştır. Ne yazık ki Türkiye'de camide nikâh töreni yapılamıyor. Bir sakıncası ama kıyamet kopar buna izin versek."