@hakki_ozdal

Bu bir nefret cinayetidir: Gazeteci Nuh Köklü, 'kartopu oynarken' öldürüldü

Bu bir nefret cinayetidir: Gazeteci Nuh Köklü, 'kartopu oynarken' öldürüldü
Bu bir nefret cinayetidir: Gazeteci Nuh Köklü, 'kartopu oynarken' öldürüldü

Olay sırasında Nuh Köklü'nün yanında olan arkadaşı ve avukatı Tamer Doğan ile hayat arkadaşı Ferda Sayın.

Mesleğini, insanları ve ülkesini savunmaya adanmış gazeteci Nuh Köklü, arkadaşlarıyla kartopu oynarken, camına kartopu isabet eden bir esnafın bıçaklı saldırısına uğradı. Zor durumdaki arkadaşını korumak isterken katledildi.
Haber: HAKKI ÖZDAL - hakki.ozdal@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Bir öfke, nefret, şiddet ayazındaki Türkiye , dün gece, en büyük kenti İstanbul ’un en büyük, en merkezi ilçelerinden Kadıköy’de işlenen nefret cinayetiyle bir kez daha yaralandı. Gazeteci arkadaşımız Nuh Köklü, arkadaşlarıyla kartopu oynarken, “camına kartopu geldiği için öfkelenen" bir esnafın nefret dolu bıçak darbelerinin hedefi oldu. Geceden beri kulaklarımızda çınlayan, kalplerimizde tıslayan o meşum söz duyuldu sonra: Nuh kurtarılamadı, öldü… Olay anında yanında olan arkadaşları, yaralandıktan sonra, “Ne olur bu bir rüya olsun…” dediğini aktardılar. Son sözleri, onun ölümüyle ve bu nefret-şiddet dolu ülkeyle ilgili bir dua gibi kaldı bize: “Ne olur bu bir rüya olsun…”

'İÇ GÜVENLİK PAKETİ EYLEMİNDEN ÖLÜME!
AKP grubunun önerisi olarak Meclis'e getirilen ‘İç Güvenlik Yasası' tasarısı, dün akşam mecliste 5 muhalif milletvekilinin yaralandığı olaylı bir oturumla görüşülmekteyken, Kadıköy Boğa heykeli önünde de bir protesto vardı. Bu protestoya katılan gazeteci Nuh Köklü, eylemin sona ermesinin ardından, Yeldeğirmeni’ndeki Karakolhane Sokak'ta yaklaşık 10 arkadaşıyla birlikte kartopu oynamaya başladı. Bu esnada, şakalaşan arkadaşların birbirine attığı kartoplarından biri, sokaktaki aktar dükkanının vitrinine isabet etti. Ve ne olduysa bundan sonra oldu.

Aktar dükkanının sahibi Serkan Azizoğlu, gruba tehditler savurmaya başladı ve sopayla üzerlerine yürüdü. Nuh Köklü ve arkadaşları saldırganın elindeki sopayı almayı başardı ve onu sakinleştirmeye çalıştı. Ama esnaf Serkan Azizoğlu yatışmadı. Dükkanından bir bıçak alarak dışarıya çıktı ve bıçağı rastgele sallamaya başladı. Bu esnada kendisini durdurmaya çalışan ama yere düşen Nuh Köklü'yü göğsünden bıçakladı.

Arkadaşları derhal ambulans çağırdı ve Nuh, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ambulansta duran kalbi tekrar çalıştırılmıştı. Ancak hastanede, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ARKADAŞINA YARDIM ETMEK İSTERKEN…
Nuh Köklü'nün olaya tanık olan arkadaşlarından avukat Tamer Doğan, korkunç anı şöyle anlatıyor: “Ekmek bıçağını şuursuzca sallamaya başladı. Arkadaşımızı köşeye sıkıştırmıştı. O sırada Nuh arkadaşımız geldi, müdahale etmek için koştu ama o sırada kayıp düştü. Bu sırada ekmek bıçağını tam göğsüne sapladı. Kartopu sadece cama isabet etmişti. Bunun üzerinden Nuh'u katletti bu esnaf. Bu bir nefret cinayetidir…”

‘RAPORUM VAR, YARIN ÇIKARIM’
Katil Serkan Azizoğlu, elinde kanlı bıçakla sokağın ortasında bağırmaya başladı sonra: “Benim raporum var. Ben elimi kolumu sallayarak yarın çıkarım”… Yetmedi, eli kanlı içeri girdi, bıçağı ve ellerini yıkadı. Sonra yıkanmış ellerini bir bezle silerek ve sırıtarak yeniden dışarı çıktı...

‘GEÇEN GÜN ORADAN ALIŞVERİŞ YAPMIŞTI’
Olay sırasında Köklü'nün yanında bulunan hayat arkadaşı Ferda Sayın da esnafın çevresiyle problemleri bulunan biri olduğunu söylüyordu: “Daha önce başkaları da bu kişi ile sorunlar yaşamış. Nuh daha geçen gün bu dükkandan alışveriş yapmıştı. Beraber sokak köpekleri için mama almıştık. Ama nasıl bir esnaf ise bir arkadaşımız onu sakinleştirmeye çalışırken onun üzerine bile sopa ile yürüdü…”

Serkan Azizoğlu, Nuh’un arkadaşları tarafından etkisiz hale getirilerek polise teslim edildi. Geriye nefretle işlenmiş bir cinayet, arkadaşlarını korumaya çalışırken katledilmiş bir gazetecinin hatırası kaldı.

Nuh 46 yaşındaydı. Radikal’in yanı sıra, Bianet, Hürriyet, Sabah gazetelerinde, NTV televizyonunda muhabirlik ve editörlük yapmıştı. “Ana akım medya”daki son gazeteci direnişinin, Sabah-ATV grevinin yorulmaz bir eylemcisiydi. Bu grev nedeniyle işten atıldı, yüzlerce meslektaşı gibi uzun süren işsizlik dönemleri yaşadı. En umutsuz günlerde, en karakışlarda sükûnetle, o sakinleştirici sesiyle cesaret aşıladı çevresine. Mesleğini, semtini, ülkesini; çalışma arkadaşlarını, ‘kartopu arkadaşlarını’, tanımadığı insanları; doğayı, hayvanları savunmayı görev bilmişti. Kadıköy’ün ve İstanbul’un AVM vahalarıyla kaplanmasına, dolayısıyla semt esnaflarının yok edilmesine karşı da mücadele ediyordu.

Nuh bu akşam, katledildiği yerde, hayat, çalışma ve mücadele arkadaşları tarafından anılacak. Yeldeğirmeni Dayanışması bu amaçla bir çağrı yayınladı:

“O kadar canımız yanıyor ki anlatamayız… Bu akşam saat 19:00’da NUH yoldaşın katledildiği Karakolhane Caddesi’nin girişinde karanfillerle anma yapacağız. Bizi bu zor günümüzde ne olur yalnız bırakmayın…”