Bu çetenin gücü nereden?

İzmir'de Yavuz ve Bülent Çamlıca kardeşleri öldüren, Tuncay Çamlıca'yı da tehdit eden Beşoklar çetesi polisin 20 baskınından da kurtulmuş.
Haber: ALİ ÖZKAYA / Arşivi

İZMİR - 'Sinema Kralı' olarak bilinen Yavuz Çamlıca ve kardeşi Bülent Çamlıca'nın öldürülmesinin ardından en küçük kardeş Tuncay Çamlıca, cinayetleri işleyen çetenin devlete sızdığını ileri sürdü. Katillerin baskınlardan hep kurtulması nedeniyle polisin içinde köstebek olduğunu öne süren Çamlıca, protesto için işlettikleri 30 sinema ve fastfood dükkânını iki günlüğüne kapattı ve vahim iddialarda bulundu.
İzmir'de 'Beşoklar Çetesi' olarak bilinen çete tarafından geçen 2 Şubat'ta şoförü Enver Aktaş ile birlikte öldürülen Yavuz Çamlıca'nın ardından kardeşi Bülent Çamlıca ve koruması Ramadan Dinarlı da geçtiğimiz pazartesi günü öldürüldü. Tuncay Çamlıca, öldürülen ağabeyi Yavuz Çamlıca'nın eşi Serpil Çamlıca ve oğlu Özgür Çamlıca ile birlikte Konak'taki Çınar Sineması'nda dün basın açıklaması yaptı.
'Ben de hedefteyim'
Kendisinin de çetenin hedefinde olduğunu söyleyen Çamlıca, her şeyin 1999 yılında ağabeyi Yavuz Çamlıca'nın arkadaşı Çetin Erniş'ten borç almasıyla başladığını belirterek şöyle konuştu: "Bu borcun tamamına yakınını ödedik. Daha sonra paranın Beşoklara ait olduğunu öğrendik. Bu çete bir miktar borca karşılık silah zoruyla tüm malvarlığımızı elimizden aldı. Ağabeyim Yavuz Çamlıca bizzat dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a giderek şikâyetçi oldu. Ağabeyime 'Bunlar büyük çete. Hepimizi teker teker öldürecekler. Şikâyetten vazgeçelim' dedim.
Ağabeyim bana bilmediğim şeyler olduğunu söyleyip, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden aldığı ve Beşoklar Çetesi'nin iki adamına ait olan telefon konuşmalarının kayıt çözümlerini gösterdi.
Bu çözümde 'Hesabımız bu muydu? Bunların tüm malvarlıklarını alıp üç kardeşi de öldürmeyecek miydik?' yazıyordu. Şikâyetin ardından her gün bizi tehdit ederek öldüreceklerini söylüyorlardı.
'Organize bir örgüt'
Karşımızda son derece organize olmuş bir suç örgütü var. Devletin içine bile sızmayı başarmışlar. Yavuz Çamlıca'nın öldürülmesiyle ilgili davanın da güvenliğin sağlanamaması endişesiyle başka bir ile alınmak istenmesi son derece düşündürücüdür. Basında yer aldığına göre bu karara iki taraf arasında arbede çıkması gerekçe gösterilmiş. Oysa duruşmada Çamlıca ailesinden sadece beş kişi vardı. Beşoklardan ise çoğu silahlı 500 kişi gelip gövde gösterisi yaptı. Emniyet güçleri bu gösteriye hiçbir müdahalede bulunmadı. Biz adliye karakoluna sığınarak canımızı kurtardık. Dava başka şehre alınırsa bizi İzmir'de koruyamayan emniyet güçleri başka şehirde bu işi nasıl organize edecek?
'Koruma talep etmiştik'
İzmir Emniyet Müdürü Halil Tataş, ailemizin koruma değil sadece silah talebi olduğunu söyledi. Herhalde müdürümüzü yanılttılar. Biz devletimizden silah ruhsatı ve koruma talep etmiştik. Ağabeyim Yavuz Çamlıca öldürüldükten sonra silah ruhsatını verdiler. Fakat mevzuata aykırı olduğu için koruma vermediler. Biz de maaş karşılığı, Emniyet'ten emekli olmuş polisleri koruma olarak yanımızda çalıştırmaya başladık. Bu emekli polislerden Ramadan Dinarlı da ağabeyimle birlikte öldürüldü. Vicdanım elvermediği için bundan sonra koruma kullanmamaya karar verdim. Bunlarla devletin başetmesi gerekir. Biz mafya değiliz. Zaten öldüreceklerse öldürecekler. Ben sadece rahmetli ağabeylerimin katillerini istiyorum.
'Karakol yapıyor'
Yavuz Çamlıca'yı öldürenler ve azmettirmekle suçlanan Halit Esat Beşok'un yakalanması için polis Çamdibi, Foça ve Urla'da en az 20 yere baskın yaptı. Bu yerlerin hepsi doğru ihbardı. Fakat failler 5 ya da 10 dakikayla kıl payı yakalanmaktan kurtuldu. Bu kadarının da tesadüf olduğuna inanmakta zorlanmaktayız. Ve maalesef Emniyet'in içinde köstebek olduğuna inanmaya başladık. Bize Beşokların İzmir ve ilçelerinde bazı karakol binalarının yapımını ve tefrişini üstlendiklerine ilişkin haberler geldi. Eğer Emniyet örgütü çete vasfı herkes tarafından bilinen kişilerden destek ve yardım kabul eder duruma düşmüşse vay halimize."
Müdür Tataş yanıt vermedi
Tuncay Çamlıca'nın yaptığı basın açıklamasında polisi suçlayan sözleriyle hakkındaki görüşü sorulan İzmir Emniyet Müdürü Halil Tataş yorum yapmayacağını belirtti.
Önemli olanın failleri yakalamak olduğunu vurgulayan Halil Tataş,
"Yurtdışına kaçmamışlarsa biz bunları yakalarız. Ailenin yüreği yandığı için bu tür açıklamalar yapıyor. Ben dün söyleyeceğimi söyledim. Onların sözlerine cevap vermek istemiyorum" dedi. Tataş önceki gün yaptığı açıklamada, "Bu olayı gerçekleştirenlerin ilk olayın failleri olduğu görgü tanıklarının fotoğraf teşhisleriyle netlik kazandı. Ancak zanlılar manasız bir kararlılık ve ısrarla aynı tutumlarını sürdürüyor.
Bunlar son derece sorumsuz, hayatla bağlantıları kalmamış, uyuşturcu kullanan insanlar" demişti.



Pankarttaki 'emniyet' düzeltmesi
Tuncay Çamlıca iki ağabeyinin katillerinin yakalanamamasından dolayı Cinayet Büro Amirliği dışında Emniyet'in üst düzey yetkililerine tepki göstermek ve protesto etmek amacıyla 30 sinema salonu ile büfelerini iki gün süreyle kapattıklarını açıkladı.
Bu duyurunun yazılı olduğu pankartlar ailenin işlettiği sinema salonlarına ve dükkânlara asıldı. Asılan pankartta, "2 Şubat 2004 tarihinde şerefsizce ve haince pusuya düşürülerek katledilen Yavuz Çamlıca'nın, aradan 8 ay geçmesine rağmen katillerinin yakalanamamasından dolayı bugün de yine, pusuya düşürülerek katledilen Bülent Çamlıca'nın katillerinin bulunamamasına, emniyete tepki olarak 30 sinema salonunu ve fast food'larımızı 2 gün süre ile kapatmış bulunuyoruz" yazıldı.
Rica üzerine indirildi
Ancak bir süre asılı kalan pankartlar indirildi. Tuncay Çamlıca, İzmir Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin yazıda geçen 'emniyete' kelimesinin pankarttan çıkarılmasını istediğini, bu yüzden pankartları indirdiklerini söyledi. Pankartlar metindeki 'emniyete tepki olarak' ifadesinde yer alan 'emniyete' kelimesinin üzeri kapatıldıktan sonra yeniden asıldı.
Çamlıca ailesinin işlettiği sinemalar ve dükkânlarda çalışanlar da açıklama sonunda 'Devlet katilleri yakala', 'Devlet göreve, katilleri yakala' diye slogan attı. Açıklama sırasında sinemanın çevresinde güvenlik önlemi alan polis asılan pankartı kamerayla görüntüledi.