'Bu dava böyle bitmez'

'Bu dava böyle bitmez'
'Bu dava böyle bitmez'
Hrant Dink cinayeti davası öncesi Dolmabahçe'de saat 09.30' da toplanan 'Hrant'ın Arkadaşları' isimli topluluk, sloganlar atarak yürüdü

Mahkeme Yasin Hayal'in akıl sağlığıyla ilgili Adli Tıp'tan rapor istenmesine karar verdi.

Hrant Dink Davası’nın 19’uncu duruşmasını izlemeye gelen Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, Rakel Dink ile bir araya geldi. Rakel Dink’in elini kısa bir süre Roth’un kalbinin üzerine koyması, duygulu anlar yaşanmasına yol açtı.
Beşiktaş ’taki İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma öncesi, ‘Hrant’ın Arkadaşları’ isimli topluluk, Dolmabahçe’de saat 09.30’ da toplandı. "Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz" diye pankart açan topluluk, ‘Türk, Kürt, Ermeni, yaşasın halkların kardeşliği’, ‘Faşizme inat, kardeşimsin Hrant’ sloganları ile Beşiktaş’a yürüdü.

Burada Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Ertuğrul Kürkçü’nün de aralarında bulunduğu topluluk ile buluştu. Topluluk, ‘Bu dava böyle bitmez’ diye slogan atarken, Hrant’ın arkadaşları adına açıklama yapan Metin Eray, "Hrant Dink’in katledilişinin üzerinden dört buçuk yıl geçti. 19’uncu duruşma öncesi tekrar bir araya geldik. Ogün Samast ceza alınca İşte adalet’ diyenler, bu işi tezgahlayan ağbilerinin peşini bırakacağımızı düşünmüş olmalılar. Yanılıyorlar. Hrant Dink’in katlediliş sürecini önceden bilen, duyan, buna rağmen hasıraltı eden, bu cinayeti teşvik eden, hazırlayan, şekillendiren, cinayet esnasında erketelik yapan, cinayetin işlendiğinden emin olmak için iki adım ötede duran ekipten kim, ya da kimler şu anda yargı önünde? Hiç kimse. Dedik ya! Bu dava böyle bitmez" dedi.

‘AİHM’İN TAVSİYELERİNİN YERİNE GETİRİLMESİNİ İSTİYORUZ’
Yaklaşık 150 kişiye ulaşan topluluk, adliye önüne yürüyüp, aralarında Rakel Dink, Orhan Dink, Paris Barosu Yönetim Kurulu üyesi Olivier Guilbaud, Mersin Barosu Başkanı Hulki Özel ile bir araya geldi. Adliye önünde tercümanı aracılığı ile açıklama yapan Olivier Guilbaud, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararında tüm sorumluların, azmettiricilerin, ihmal gösterenlerin belirlenmesi belirtiliyordu. Ogün Samast’ın ağır cezaya mahkum edilmesini not ediyoruz. Ama gerçek adalet, cinayetin arkasındaki tüm sorumluların ve azmettiricilerin yargı önüne çıkartılarak gerçek anlamda cezalandırılmasıyla yaşanacak. Geçen Ekim ayında olduğu gibi, bugün de bir kez daha yineliyoruz. 14 Eylül’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Hrant Dink dosyasıyla ilgili verdiği kararında olduğu gibi, ortaya çıkardığı tüm tavsiyelerin yerine getirilmesini bekliyoruz. Bunun altını bir kez daha çiziyoruz" diye konuştu.

CLAUDİA ROTH DAVAYI İZLEYEMEDİ
Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, duruşmanın geç başlaması üzerine davayı izlemeden öğle saatinde adliyeden ayrıldı. Türkiye 'den ayrılmak için uçağına yetişmeye çalışan Roth, çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Roth, "Bu dava Türkiye'deki demokrasi için en önemli davalardan bir tanesidir. Burada konu olan demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti adaletidir. Katil cezalandırıldı. Ama bu cinayetin arkadasında olanlar, bu katile silahı verenler, ona 'öldür' emrini verenler onlar nerdeler. Katil buzdağının sadece tepesidir. Biz buz dağının kendisini görmek istiyoruz. Bu davanın artık gerçekten başlamasını diliyoruz" dedi.

"SAVCILIK NE YAPIYOR MERAK EDİYORUM"
"Bu davada savcılık ne yapıyor onu merak ediyorum" diyen Roth, "Neden savcılık araştırmalarını derinleştirmiyor. Türkiye Avrupa Konseyi üyesidir. En yüksek mahkeme Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye'yi suçlu buldu. Bu davada sorumluların yargılanmasını talep etti. Niçin bu yapılmıyor? Bunu merak ediyorum. Türkiye hükümeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 'a ve Adalet Bakanı'na soruyorum handi adımlar atıldı. İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararından sonra, sorumluların yargı önüne çıkarılması için. Eğer Türkiye mahkemenin sonuçlarını gözardı ederse, kabul etmez ve yerine getirmezse bu Türkiye'nin de gözardı edilmesine yol açar. Tabi o zaman başka şeyler düşünmek gerekir Türkiye'ye nasıl davranılacağıyla ilgili" ifadelerini kullandı.

Hrant Dink'in arkadaşı olduğunu belirten Roth, "Ben burada bir Alman milletvekili olarak bulunuyorsam bu Türkiye'nin içişlerine karışmak değildir. Ben Hrant Dink'in arkadaşı olarak ve bir demokrat olarak buradayım. Dünyadaki en barışçıl insanın öldürülmesinin davasını takip ediyorum. Ben burada söz veriyorum ki Almanya'da, burada Hrant Dink'in arkadaşlarının yanında olacağız. Dava sonuçlanana kadar davanın takipçisi olacağız. Bunu da Türkiye'nin bir dostu olarak söylüyorum. Türkiye'de demokratların dostu olarak söylüyorum. Türkiye'de insan haklarını savunanların dostu olarak söylüyorum. Onlar diyorlar ki adil bir yargılama gerekiyor. Hrant Dink'in katilinin bulunması için" şeklinde konuştu.

"BU DAVANIN TAKİPÇİSİYİM"
Sorular üzerine Roth sözlerine şöyle devam etti: "İnsan hakları parçalanmaz bölünemez. İnsan hakları sorunumuzsa eğer dünyada sınırlar ortadan kalkar herkes müdahil olur. Hrant Dink çok iyi biriydi bir barış elçisiydi. Bütün dünyaya Türkiye hakkındaki görüşlerini sunuyordu. Tarihle barışmamız gerektiğini söylüyordu. Onun için ben bu davanın takipçisiyim. Şuanda sorumuz Avrupa Birliği değil insan haklarıdır, demokrasidir adalettir. Onun için burada İstanbul kriterleri, Ankara, Bodrum, Diyarbakır kritirleridir önde olan"

YASİN HAYAL'İN AKIL SAĞLIĞI İLE İLGİLİ RAPOR İSTENDİ
Öğleden sonra başlayan duruşmada Yasin Hayal'in adli tıp uzmanına muayene ettirilerek, gözlem altına alınmasını gerektirir akıl hastası olup olmadığı yönünde rapor aldırılmasına karar verildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Erhan Tuncel ve Yasin Hayal katıldı. Davanın tutuksuz sanıklarının gelmediği duruşmada, Hrant Dink'in eşi Rahil, kızı Delal ve kardeşi Hasrof Dink hazır bulundu.

Mahkeme heyeti, Yasin Hayal'ın avukatı Eda Salman'ın, müvekkilinin geçen celse duruşmada, kendisinin Pelitli halkı tarafından tehdit edildiği yönündeki iddiaları üzerine cezaevi müdürlüğüne yazılan yazılara verilen cevaplarda son 6 ayda kendisine avukat dahil hiç kimsenin ziyaret etmediğinin bildirildiğini kaydederek, müvekkilinin ruhsal durumunun hastaneye sevk edilerek tespitini istediğini hatırlattı.

Mahkeme heyeti, Hayal'in Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca adli tıp uzmanına muayene ettirilerek, gözlem altına alınmasını gerektirir akıl hastası olup olmadığı yönünde CMK'nın 74. maddesinin 1. fıkrası uyarınca rapor aldırılıp gönderilmesinin istenmesine karar verdi.

(dha)