Bu dersi kaçırmayın

'Yüreğinizi kapatmayın'
Bize öğretilmeyenleri öğrendim, onlara öğretilmeyenleri öğrettim. Hedefiniz 'Okya-nusa bir yıldız atmak'sa işinizi küçümsemezsiniz. Özgür olursanız, birlikte olduklarınızı da özgür bırakırsınız. Yüreğinizi kapatırsanız kimse göremez, iletişim kurulamaz.
'Birlikte sevinince...'
Niye hep yöneten ve yönetilen olmayı tercih ediyoruz da, birlikte yapmayı tercih etmiyoruz. Güneydoğu insanı bize yabancı değil, biz onlara ve birbirimize yabancıyız. Onlarla birlikte düşünüp sevinince işler o kadar kolaylaşıyor ki!
Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

ANKARA - 15 yıl öğretmenlik yapan İrfan Baran, şimdi hayatta değil. Öğretmenler Günü'nü kutlamaya bir ay kala kalbine yenik düştü. Ama Türkiye'nin onlarca öğretmenini terörde yitirdiği bir dönemde dokuz yıl Güneydoğu'da çalıştı, mirası orada eğitimi anlatan en anlamlı satırlar oldu.
Düzenli olarak tuttuğu günlüğünden öğrencilerine "Özgürlük için özgür olun" diye seslenen Baran öğretmen, şimdi 'dünyanın
bütün çiçeklerine sahip'.
Öğretmen-şair Ceyhun Atuf Kansu'nun öğretmenleri anlattığı ünlü 'Dünyanın Bütün Çiçekleri' adlı şiirindeki gibi bir köy öğretmeniydi İrfan Baran. 1986'da 'mecburi hizmet' için Mardin Midyat'a atanan Baran, dokuz yıl müzik öğretmenliği yaptı.
'Müziği gereksiz' bulanların içinde Midyat Lisesi Korosu'nu kurup, Midyat Lisesi Marşı'nı besteleyerek öğrencilerin gönlüne giren Baran öğretmen, Mardin'de yaşadıklarını
günlüğüyle paylaştı. Baran, Güneydoğu'da eğitimi 'Günler Geçerken' başlıklı yazısında işte şöyle anlatıyor:
"Vatanımın bir parçası olan Güneydoğu'da dokuz yıl boyunca birçok şeyi iliklerime kadar yaşadım. Bize öğretilmeyenleri öğrendim, onlara öğretilmeyenleri öğrettim. Kafamızdaki 'hoşgörü' düşüncesini öğrencilerimle birlikte geliştirdik.
Okyanusa bir yıldız
Hedefiniz 'Okyanusa bir yıldız atmak' olursa, yaptığınız işi küçümsemezsiniz. Herkesin attığı yıldız okyanusu doldurur ve okyanus kadar büyük işler yapmış olursunuz. Siz özgür olursanız, birlikte olduğunuz insanları özgür bırakırsanız, kuralları aşan, şaşkınlık yaratan sonuçlar alırsınız. Heyecan duymalı ve heyecan duyurmalısınız. Yüreğinizi kapatırsanız, kimse yüreğinizi göremez ve iletişim kuramazsınız.
Niye hep yöneten ve yönetilen olmayı tercih ediyoruz da, birlikte yapmayı tercih etmiyoruz? Güneydoğu insanı bize yabancı değildir, biz onlara ve birbirimize yabancıyız. Onlarla birlikte düşünüp, sevinince işler o kadar kolay ki!
Türkülerle ülkelerini tanıyan bu çocuklar, yarın ülkenin dört bir yanına gittiklerinde hiç yabancılık çekmeyecek. Yeter ki orada insanlar, dünyadan bihaber olmasın ve bunu hissedebilsinler. İşte o zaman yan yana gelip birlikte koşacaklar."
***
Müziğe tutkun
1955'te doğduğu Rize'de ilk ve orta öğrenimini de tamamlayan Baran'ın amatörce
uğraştığı müzik ve tiyatro nedeniyle kesintiye uğrayan okul hayatı, 1985'te Buca Eğitim Enstitüsü müzik diplomasıyla son buldu. 1986'da dokuz yıl görev yapacağı Midyat'a öğretmen olarak giden Baran, 1997'de de Bursa İnegöl Turgut Alp Anadolu Lisesi'ne tayin oldu. Görevi, 17 yıl önce 'Okulunuzda piyano çalışabilir miyim?' diye sorduğu öğretmeni müzik öğretmeni Hasan Yörenç'ten devraldı. Yörenç'in bestesini yaptığı Turgut Alp Anadolu Lisesi marşının sözlerini yazdı. Baran, yerel gazete ve dergilerinde köşe yazıları yazdığı İnegöl'de geçen ay kalp krizi sonucu yaşama veda etti.