Bu filmi korsandan alıp internetten indirmek serbest

Cihangir'deki evinin önünde bir sahnenin 14 saatte çekildiğini gören Ali Yorgancıoğlu, Uluç Ali Kılıç'la birlikte işe koyulmuş. Sadece bir günde çekilen ve !f İstanbul'da çok ilgi gören 'Moral Bozukluğu ve 31', bizzat yapımcıları tarafından korsanlara dağıtılmış vaziyette



ELİF EKİNCİ


İSTANBUL - Şimdiye kadar bir iddia üzerine yapılan en çılgın şeylerden biri bence İbrahim Tatlıses’in bıyıklarını kesmesiydi. Ta ki iddia üzerine bir günde film çeken Dirty Cheap Creative ekibini duyana kadar! Kafasındaki senaryoyu hayata geçirmek için teknolojinin gelişmesini bekleyenler bir yana, Dirty Cheap ekibinin ‘hadi çekelim’ deyip çektiği film Türk sinemasında bir ekol olabilir. Filmin hikâyesinin başlangıcı, yani ‘hadi çekelim’e kadarki kısım birçoğumuz için çok tanıdık aslında. Herkes zaman zaman, “Bunun filmi çekilse ne izlenir!” gibi ‘geniş zamanlı’ iddialarda bulunuyor ama hadi çekelim deyip çeken yok! İşte Dirty Cheap ekibi bunu yaparak, üstelik bir günde yaparak, kült olma yolunda hızla ilerleyen bir filme imza attı: Moral Bozukluğu ve 31

Festival sürpriz olmuş
‘Moral Bozukluğu ve 31’ ile festivale katılmak ekibin hiç aklında yokken, festival direktörü Serra Ciliv’in filmi görüp beğenmesiyle programa girerek !f İstanbul’da bu yıl hem adıyla hem hikâyesiyle en dikkat çeken filmlerden biri oldu. Bir hafta içinde bir kadınla sevişemezlerse aşk tanrısı Eros tarafından cezalandırılacak olan Ege ve Kerem’in o hafta süresince başlarından geçen olayların anlatıldığı filmin hikayesi aslında bir isyanla başlıyor. Cihangir’deki evinin önünde çekilen uzun metrajlı bir filmin tek bir plan çekiminin 14 saat sürmesi ve oyuncunun gün boyunca sadece ‘Taksi!’ ve ‘Çantam!’ deyişi filmin aynı zamanda yapımcısı olan Ali Yorgancıoğlu’nu isyan ettirmiş. O sahne için harcanan enerjiye ve emeğe acıyan Ali, ertesi sabah ofisine gittiğinde durumu arkadaşı ve aynı zamanda filmin yönetmenlerinden biri olan Uluç Ali Kılıç’a anlatmış. Uluç’un “Ulan biz o kadar saatte uzun metraj film çekerdik be!” yorumu da filmin bir anlamda çıkış noktası olmuş. Çekilir çekilmez tartışmaları sürerken bir taraftan da hazırlıklar başlamış. Ali Yorgancıoğlu ve filmde Ege rolündeki Ozan Özcan bir ay boyunca çalışmışlar film için. Senaryo yazılsa bile onun ezberlenmesi ve ezberlenmiş şekilde oynanması çok zaman alacağı için bir sinopsis yazılmış ve sadece sahnelerin mantıken birbirinden kopuk olmaması için her sahneye bir duygu ve bir aksiyon kodu verilmiş. Yani ‘umutlusunuz ve dans ediyorsunuz’ ya da ‘mutsuzsunuz ve oturuyorsunuz’ gibi... Ve gerisi oyuncular Ozan Özcan ile Deniz Alnıtemiz’in doğaçlama kabiliyetine bırakılmış. Bir sahnede de kod ‘moral bozukluğu ve 31’ olunca filmin ismi de bu oluvermiş. Ekip “Neyse buluruz bir ara bir isim dedik ama bulamadık, bunu da beğenmiştik, kaldı” diyor.
Zaman kısıtlı olunca, oyuncuların hata yapma lüksleri ellerinden alınıyor, yönetmenler de hatalar konusunda daha hoşgörülü olmak durumunda kalıyor. Nitekim, ‘Moral Bozukluğu ve 31’de, bir sahne için en fazla dört kez tekrar alınmış. Ama bu bile ekip için kabul edilemez bir rakam! Başka bir sahnede yönetmenlerden Gönenç Uyanık’ın bir tekrar almak istemesi üzerine Ali’nin Gönenç’e “Kubrick misin be, ne tekrarı?” demesiyle de tekrar konusu tamamen kapanmış zaten. Filmin yaklaşık 20 bin TL’ye mal olduğunu belirten Ali Yorgancıoğlu “Bir uzun metraj film için küçük ama bizim için büyük bir meblağ harcadık.” diyor ve ekliyor; “Evet eğlenceliydi ama bunu sürekli yapamayız!”. Röportaj esnasında bir an düşünüp, filmin aslında daha ucuza da çekilebileceğini söyleyen Ali, bütçeye en büyük darbe vuran şeyi de açıklıyor: Gece planlarının çekildiği barda ödenen içki faturaları...

‘Bunun korsanı yasal’
Son dönemin merak uyandıran ‘deneysel’ filmi ‘Moral Bozukluğu ve 31’, kendi adına açılan internet sitesi, www.moralbozukluguve31.com dan indirilerek izlenebiliyor. Filme ayrıca korsan film satan mekânlarda da ulaşılabilecek. “Film bir ürün olarak piyasaya çıkmadığı için filmi çoğaltıp dağıtmak da bir suç unsuru teşkil etmiyor. Yasadışı bir ağda yasal bir dağıtım yapıyor olacağız yani. İnternetten de ücretsiz indirilebiliyor zaten. Asıl amacımız ulaşabildiğimiz kadar çok kişiye ulaşmak ve filmi izletmek.” diyen ekip son olarak, şimdiden oluşmaya başlayan hayran kitlesine de ‘Küçük Hesaplar’ ismini verdikleri bir sit-com’un çekimleriyle meşgul olduklarının müjdesini veriyor...